
Konya’da sadece bir kongre izlemedik; aslında Türkiye’nin önümüzdeki yüzyıldaki "varlık stratejisinin" yol haritasına tanıklık ettik.
İnsanlık tarihinin sıfır noktası sayılan Çatalhöyük’ün gölgesinde, Ulusal Hububat Konseyi’nin, Konya Ticaret Borsası ile birlikte düzenlediği 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi gerçekleşti. Salondaki atmosfer, sadece bir sektörel buluşmanın ötesinde, adeta bir "milli güvenlik" zirvesi ciddiyetindeydi. Tarım- Orman ve Ticaret Bakanlıklarının Genel Müdürlüklerinin yanı sıra, Üniversitelerden, konuyla ilgili paydaşlar salondaki yerlerini almışlardı.
Peki, bu zirveden bize ne kaldı? Satır aralarında hangi çarpıcı sözler yatıyor? Gelin, bir gazeteci gözüyle bu büyük resmi parçalarına ayıralım.
Maliyetleri Biliyoruz, Üreticiyi Koruyacağız
Konuşmanın en çok beklenen ve salonda yankı bulan kısmı şüphesiz alım fiyatları ve maliyet artışlarıydı. Ortadoğu’daki (İran-İsrail/ABD) gerilimin enerji ve gübre fiyatlarını tetiklediği bir dönemdeyiz. Ancak burada devletin tavrı oldukça net: "Maliyet artışlarını göz önüne alacağız." Bu cümle, çiftçi için bir can suyu, sanayici için ise bir güven limanı olarak düşünülebilir. Üreticinin enflasyon ile ezilmeyeceğinin sinyali ilk kez bu kadar yüksek perdeden verildi. Ancak salonda konuştuğumuz üreticiler umutlarını, önümüzdeki sezon ki alım fiyatlarından ziyade, artan yağışlarla beklenilen rekolte artışına bağlamış durumdalar. TMO son satış fiyatını 15 bin 100 lira açıkladı. Genelde bu son satış, hasat sezonunun fiyatlarını belirleyen bir rakam. Malkara Ticaret Borsa Başkanı Atilla ayaz ise en az 2 lira müstahsile ekstra destek beklendiğini söyledi.
Gıda Milliyetçiliği ve Proaktif Hamleler
Türkiye, küresel krizlerin ortasında üretimde pozisyon almış durumda. Gübrede gümrük vergilerinin sıfırlanması, ihracatın durdurulup iç piyasanın öncelenmesi ve amonyum nitrat kararları aslında tek bir şeyi söylüyor: Önce kendi soframız. "Türkiye’nin gıda arz güvenliği sıkıntısı yoktur" beyanı, spekülatörlerin elindeki en büyük kozu almış oldu. Ancak buradaki en önemli sıkıntı piyasadaki gıda fiyatlarında önlenemeyen yükseliş.
İklim Krizi: Her 1 Derece, %8 Kayıp Demek
Küresel ısınmanın her 1 derecelik artışı, tabaktaki yemeğin %8 eksilmesi anlamına geliyor. Bu gerçekle yüzleşen bir yönetim anlayışı önemli. Konya gibi bir tahıl ambarında "Su Verimliliği Seferberliği"nden bahsedilmesi tesadüf değil; bir zorunluluktur. Bu süreçte, Tarsimin çok daha yaygın, güçlü bir şekilde sahada olmasının önemi altı çizilen noktalardan biriydi.

Planlı Üretimde Yeni Faz: "Uyduyla Takip, Tavizsiz Denetim
Eskiden "ne ekersem o olur" devri vardı, artık "neye ihtiyaç varsa, su varlığı neye müsaade ediyorsa o ekilecek" devri başlıyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’nin (ÇKS) uydu görüntüleriyle entegre edilmesi, artık devletin hangi parselde hangi buğdayın boy verdiğini dijital olarak izlemesi demek. Bu, sadece bir bürokratik işlem değil; tarımda dijital devrimin güzelliği. Aslında yıllardır eksik bırakılan, yeni başlanan üretim planlamasındaki zorlukların ivedilikle çözülmesi önemli bir nokta.
İşlenmeyen Toprağa "Dokunuş
Atıl arazilerin kiralanması gündeme geldiğinde birileri endişelenmişti. Ancak sonuç şaşırtıcı: "Bakanlık bu uygulamayı duyurduktan sonra, tespit edilen arazilerin %65’i sahipleri tarafından ekilmeye başlandı." Demek ki bazen sadece "niyet beyanı" bile toprağı üretimsizlikten kurtarmaya yetiyor.
Sonuç Olarak;
Tarım, artık sadece çiftçinin çizmeleriyle sınırlı bir alan değil; siber güvenlik kadar stratejik, enerji kadar hayati bir konudur. 2026 hasadı öncesi verilen mesaj net: Yağışlar arttı, altyapı sağlam, rekor yolda.
Ancak unutulmamalıdır ki; asıl başarı sadece "çok üretmek" değil, metinde de vurgulandığı gibi “üreticiye destek, adil paylaşım, tüketiciye uygun fiyatta ürünün ulaştırılması" olarak geçiyor. Üretimin başkenti Konya’daki irade, Türkiye’nin bölgesel bir gıda gücü olma yolunda emin adımlarla ilerlemesinin gerekliliğinin kanıtıdır.
Şimdi gözler, tarladaki bereketin sofraya nasıl bir adaletle yansıyacağında...
Programın, başarılı organizasyonun öncüsü Ulusal Hububat Konseyine ve Konya Ticaret Borsasına ve diğer kıymetli bileşenlerine teşekkür ediyorum.



























Yorum Yazın