ENBİR
Harun Göksel

Harun Göksel

Mail: [email protected]

Tezgahtaki Yangının Asıl Faili Kim? Soğan, Piyasa ve Tekeller…

Tezgahtaki Yangının Asıl Faili Kim? Soğan, Piyasa ve Tekeller…

Piyasada bir soğan fiyatı tartışmasıdır gidiyor. Herkes bir şey söylüyor ama sahanın, tarlanın, deponun gerçek sesini duyan pek yok. Gelin, meseleyi ajitasyondan uzak, kısa notlarla ve çıplak gerçeklerle masaya yatıralım.

Geçen yılın soğanını hatırlayalım. Ürün son dönemde 1 ₺’den bile alıcı bulamadı. Sonuç? Ortada ciddi bir ihtiyaç varken, enerji vb. maliyetlerden dolayı depolanamayan o canım soğanlar depolarda çürüdü, bozuldu, çöpe gitti.

Yeni sezona geldik. Adana’da geçen sene para kazanamayan soğan üreticisi ekim alanını 36 bin dönümden 31 bin dönüme düşürdü. Yağışlarla birlikte rekoltelerde de ciddi düşüş yaşandı. Yeni ürün soğan, tarladan ortalama 20 ₺ gibi bir maliyet rakamıyla çıktı. Peki, tezgaha kaçtan düştü? Tam 70 ₺ civarı! Bu fiyatı görünce, tarımdaki üretim planlaması eksikliğinden tutun da ülkenin yapısal ekonomik sıkıntılarına kadar her tartışmaya soğan meze oldu. Öyle bir algı yönetildi ki 23.500 ₺ alan emeklinin, 28 bin lira alan asgari ücretlinin bu maaşlarla zaten hiçbir şey alamadığı gerçeği konuşulmaz oldu!

Soruyorum şimdi: Bu Tezgahı Kim Kurdu?

Şimdi asıl büyük resmi görme ve doğru soruları sorma zamanı. Buradaki asıl sorun neydi? Çözümün muhatapları kimlerdi?

Soru 1: Yeni ürün soğanın tarladan 13-20 ₺’ye çıkıp tezgahta 70 ₺’ye satılmasının sebebi, koca pazarda bir avuç soğan olması yani tarımcının her şeye rağmen soğanı yeterince üretememesi miydi?

Soru 2: Yoksa tezgahlar yerli üretim soğanla dolu olmasına rağmen, pazarın %60’ından fazlasına hükmeden, adeta tekelleşmiş zincir marketlerin insafsız fiyat politikalarına dur den(e)memesi mi?

Eğer bir ülkede suçlu aranıyorsa doğru adresleri tartışmak gerekmez mi?

İthalat Reçetesi Kime Şifa?

Çözüm olarak hemen bilindik formül uygulandı; sıfır gümrükle ithalat kapıları açıldı!

Peki ne oldu biliyor musunuz? Kararın ertesi günü, bize en yakın üretici olan Mısır’da, İran’da kalitesiz soğan fiyatları fırladı! O soğanın navlunu, laboratuvar analizleri, gümrüğü derken Türkiye’ye maliyeti ne oldu dersiniz? Tam 23 ₺’yi buldu!

Soru 3: Kendi çiftçisinin 20 ₺’lik maliyetini çok görüp Mısırlının, İranlının soğanını 23 ₺’ye ithal etmek mi market tezgahlarındaki fiyatı düşürecek?

Soru 4: Yoksa tarladan, örneğin Adana’dan 15 ₺’ye çıkan malı rafa 70 ₺’ye koyanlara ve bu fahiş fiyata, serbest piyasa kurnazlığına artık dur demesi gereken Bakanlık mı görevini yeterince yapmalı?

Ekonomik Güvenlik Tehdidi: Tekelleşme

İktisat literatüründe bir kural vardır; bir ülkenin borcu, Gayri Safi Yurt İçi Hasılatsının (GSYİH) %35-40 oranını geçtiği zaman o ülke ekonomik olarak alarm veriyor demektir.

Peki, aynı mantıkla soralım: Siz perakende piyasasının %60’ından fazlasını sadece birkaç isimle tekelleştirdiğinizde, o piyasayı ve dolayısıyla ülke ekonomisini kendi ellerinizle batırmış olmuyor musunuz?

Üreticinin 6 aylık emeğini hiçe sayıp mağazalarda 3 günlük raf ömrüne harcayan ve aynı zamanda da tüketicinin cebini boşaltan bu yapısal tekelleşme, en az makroekonomik dengesizlikler kadar büyük bir tehdit değil midir?

Şimdi tekrar düşünelim: Suçlu sadece iklim mi, üretim azlığı mı, yoksa fahiş fiyatta denetlen(e)meyen, tekelleşen marketler mi? Üretimin pazarlanması, ticareti kimin elinde?

Sözü de kararı da bu milletin vicdanına bırakıyorum. Ancak sorumluluğu doğru bakanlık adreslerinde arayalım lütfen!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar