
Yine mayıs ayındayız… Süper Lig’de şampiyonun belli olduğu bu dönemde, Doğu Karadeniz’de ise 200 binden fazla çay üreticisi yaş çay alım fiyatının açıklanmasını bekliyor. Futbolda şampiyon Galatasaray oldu. Peki çay fiyatı ne olacak?
Son 23 yıla bakıldığında yaş çay alım fiyatlarının iki kez nisan ayının son haftasında, bir kez ise haziran ayında açıklandığı görülüyor. Genel eğilim ise fiyatların mayıs ayının ortasında duyurulması yönünde. Bu nedenle üretici, gözünü önümüzdeki bir haftaya çevirmiş durumda.
İlk dikkat çeken açıklama 28 Nisan’da geldi. Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, borsanın internet sitesinde yayımlanan değerlendirmesinde “Kaliteden taviz verilmeden yaş çay taban fiyatı 34-35 TL olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Erdoğan açıklamasında üç önemli noktaya dikkat çekti. İlk olarak, prim sisteminin yeniden devreye alınması gerektiğini belirterek, geç ödense bile prim desteğinin üretici için ciddi bir can suyu olduğunu ifade etti. İkinci olarak yaş ve kuru çay fiyatlarının eş zamanlı açıklanmasının önemine vurgu yaptı. Üçüncü olarak ise geçen yıl yüksek faiz ortamı ve fiyat dengesizlikleri nedeniyle sektördeki fabrikaların yaklaşık yüzde 30’unun faaliyet gösteremediğini hatırlattı. Özel sektörde yaşanan daralmanın üreticiyi ÇAYKUR’a yönlendireceğini, bunun da kapasite üstü alımlara ve dolayısıyla kalite sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Bu nedenle sanayiciye faiz destekli kredi verilmesi gerektiğini savundu ve özel sektörün sektörde belirleyici rolünü sürdürmesinin önemine işaret etti.
Bu açıklamadan yaklaşık 10 gün sonra, 8 Mayıs’ta CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Rize’de yaptığı mitingde yaş çay alım fiyatının 40 lira olması gerektiğini söyledi. Ayrıca çay üreticisinin ödeme alacağı bankayı seçebilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin banka promosyonlarından yararlanmasının önünün açılacağını ifade etti.
Peki bu yıl ÇAYKUR’un açıklayacağı yaş çay alım fiyatı ne olabilir?
Bu soruya geçmeden önce çay üretimi ve dış ticaretine ilişkin birkaç önemli veriyi hatırlatmak gerekiyor. Türkiye’de çayın hikâyesi yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe sahip olsa da asıl üretim hamlesi 1940’lı yıllardan sonra başladı. Günümüzde çay üretiminin yüzde 67’si Rize’de, yüzde 20’si Trabzon’da, yüzde 11’i Artvin’de, yüzde 2’si ise Giresun’da gerçekleştiriliyor. Ordu’da ise daha sınırlı miktarda üretim yapılıyor.
2025 yılında yaş çay üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 6,9 azalarak 1 milyon 450 bin tondan 1 milyon 350 bin tona geriledi. Üretimde yaşanan bu düşüş nedeniyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek üçüncü çay ithalatı gerçekleştirildi. Toplam ithalat 20 bin 439 tona ulaştı.
Daha dikkat çekici olan ise bu yılın ilk çeyreğindeki tablo oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre çay ithalatı yüzde 21 artarak 5,6 bin ton seviyesine çıktı. İthalatın büyük bölümü yine Sri Lanka, Kenya ve Hindistan’dan yapıldı. Ancak bu yılın önceki yıllardan önemli bir farkı bulunuyor. Geçmişte önemli miktarda çay alınan İran’dan yapılan ithalatın, savaş nedeniyle ciddi ölçüde azalması dikkat çekiyor.
Şimdi yeniden fiyat konusuna dönelim…
Geçen yıl yaş çay alım fiyatı, prim uygulaması kaldırılarak 13 Mayıs’ta 25 lira 44 kuruş olarak açıklanmıştı. Bu artış Türk lirası bazında yüzde 34, dolar bazında ise yaklaşık yüzde 11’e karşılık geliyordu.
Son açıklanan Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’ne (Tarım-ÜFE) göre yıllık artış yüzde 36,09, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 39,25 seviyesinde gerçekleşti. Buna göre hesaplama yapıldığında yeni yaş çay fiyatının yıllık artış bazında 34 lira 62 kuruş, on iki aylık ortalamaya göre ise yaklaşık 35 lira 43 kuruş seviyesinde olması gerekiyor.
Öte yandan geçen yılki artış oranı da dikkat çekici. 2024 yılında Tarım- ÜFE'de yaş çay alım fiyatı 17 liraydı. Bunun 25 lira 44 kuruşa çıkarılması yüzde 49,6’lık bir artış anlamına geliyordu. Aynı oranda bir zam yapılması halinde bu yıl fiyatın 38 lira 7 kuruşa ulaşması gerekiyor.
Eğer geçen yıl uygulanan yüzde 34’lük artış oranı esas alınırsa ortaya çıkan rakam ise yaklaşık 34 lira 9 kuruş oluyor.
Görüldüğü üzere mevcut ekonomik verilerin hiçbiri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talep ettiği 40 liralık seviyeye doğrudan işaret etmiyor. Ancak burada önemli bir not düşmek gerekiyor. Çünkü Özgür Özel geçen yıl da yaş çay fiyatının 35 lira olması gerektiğini savunmuştu. Bu açıdan bakıldığında, hükümetin bu yıl açıklayacağı olası fiyatın geçen yıl muhalefetin dile getirdiği seviyelere yaklaşması dikkat çekebilir. Dolayısıyla bugün dile getirilen 40 liralık talep, ilk bakışta yüksek görünse de gerçekçi bir fiyat olduğunu söyleyebilirim.
Benim kanaatim ise yaş çay alım fiyatının 35 liranın üzerine çıkmayacağı yönünde. Beklentim 32 ila 35 lira arasında bir fiyat açıklanmasıdır.
Elbette bunun üzerindeki bir rakam üreticinin gelirini artıracaktır. Ancak aynı zamanda tüketici tarafında da yeni zamları beraberinde getirecektir. Asıl olması gereken ise üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin de çayını keyifle içebildiği dengeli bir fiyat politikasının oluşturulmasıdır.
Ne çay üreticisi ezdirilmeli ne de bir bardak çay içmek lüks hâline gelmelidir.



























Yorum Yazın