
Kazakistan Tahıl Birliği Analisti Yevgeniy Karabanov, Özbekistan'ın un ihracatındaki artışın Kazakistan un sanayisinin gerilediği anlamına gelmediğini belirtti. Karabanov, son üç yılda Kazakistan'ın un ihracatının büyük ölçüde istikrarlı seyrettiğini, ihracat pazarlarındaki değişimin ise yapısal ve ekonomik nedenlerden kaynaklandığını ifade etti.
ASTANA — Kazakistan'ın "ham madde tedarikçisi" mi yoksa işlenmiş tarım ürünlerinde lider bir ülke mi olduğu sorusuna Kazakistan Tahıl Birliği Analisti Yevgeniy Karabanov yanıt verdi. Karabanov ayrıca, Özbekistan'ın un ihracatındaki büyümenin Kazakistan un sanayisinin yenilgisi anlamına gelmediğini belirtti.
Son günlerde Kazakistan'ın küresel un ihracatçıları sıralamasındaki yerine ilişkin çok sayıda değerlendirme yapıldı. Bazı yorumlarda, Kazakistan'ın Orta Asya'nın lider un ihracatçısı olma konumunu Özbekistan'a kaptırdığı ileri sürüldü. Ayrıca tarım ürünleri ihracatı bağlamında ülke için sık sık "ham madde tedarikçisi" ifadesi kullanılıyor.
Karabanov, gerçekte Kazakistan buğday ununun başlıca alıcılarının Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Afganistan olduğunu belirtti. Bu ülkelerin Kazakistan'ın toplam buğday unu ihracatındaki payı yaklaşık %98 seviyesinde bulunuyor.
Karabanov'un paylaştığı verilere göre, Kazakistan'ın buğday unu ihracatı son üç yılda (2023-2025) önemli bir değişim göstermedi. En yüksek ihracat 2023 yılında 1 milyon 958 bin 700 ton, en düşük ihracat ise 2024 yılında 1 milyon 876 bin 200 ton olarak gerçekleşti. 2025 yılında ihracat 1 milyon 928 bin ton oldu. Bu rakam, 2023 yılındaki en yüksek seviyenin yalnızca %1,6 altında kaldı.
Aynı dönemde Afganistan'ın Kazakistan'ın toplam un ihracatındaki payı 2024 yılında %65,6 ile en yüksek seviyeye ulaştı, ancak 2025 yılında %54,3'e geriledi.
Buna bağlı olarak Afganistan'a yapılan un ihracatının fiziksel miktarı da azaldı. 2023 yılında 1 milyon 271 bin 200 ton olan ihracat, 2025 yılında 1 milyon 47 bin 600 tona düştü. Böylece Afganistan'a yapılan un ihracatında %17,5 oranında gerileme kaydedildi.
Ayrıca Kazakistan'ın un ihracatı Özbekistan'a %26, Tacikistan'a ise %2,9 oranında azaldı.
Buna karşılık diğer pazarlarda önemli artışlar yaşandı. Kırgızistan'a yapılan un ihracatı 9,7 kat, Türkmenistan'a yapılan ihracat 3 kat, Çin'e yapılan ihracat ise 4,8 kat arttı.
Karabanov, "2024 ve 2025 yıllarında Kazakistan'ın un ihracatında ciddi bir düşüş yaşandığı yönündeki bilgiler rakamlarla doğrulanmıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Özbekistan'ın buğday unu ihracatı ise 2023 yılında 1 milyon 310 bin 700 tondan, 2025 yılında 1 milyon 591 bin 300 tona yükselerek %21 artış gösterdi.
Bununla birlikte Özbekistan ununun neredeyse tek alıcısı Afganistan oldu. Afganistan'ın Özbekistan'ın toplam un ihracatındaki payı %98,9 ile %99,9 arasında gerçekleşti.
Özbekistan aynı zamanda Kazakistan buğdayının en büyük alıcılarından biri olmayı sürdürüyor. Ülkede üretilen ve bir bölümü Afganistan'a ihraç edilen unun hammaddesi büyük ölçüde Kazakistan'dan ithal edilen buğdaydan karşılanıyor.
Bu kapsamda Kazakistan'dan Özbekistan'a yapılan buğday ihracatı 2023 yılında 3 milyon 543 bin 400 tondan, 2025 yılında 4 milyon 186 bin tona yükselerek %18 arttı.
Karabanov'a göre Özbekistan un sanayisinin gelişmesi ve ihracat kapasitesinin artmasının arkasında birkaç temel neden bulunuyor:
- Afganistan ile doğrudan kara sınırına sahip olması,
- Teslimat süresinin kısa olması ve karayolu taşımacılığının avantaj sağlaması,
- Un taşımacılığında transit demiryolu ücretlerinin bulunmaması nedeniyle Özbekistan'dan Afganistan'a demiryolu taşımacılık maliyetlerinin Kazakistanlı ihracatçılara göre ton başına 28-37 ABD doları daha düşük olması,
- Afgan yatırımcıların Özbekistan un sanayisine yatırım yapması,
- Elektrik, işçilik ve vergi gibi üretim maliyetlerinin daha düşük olması,
- Rekabetçi fiyatlarla Kazakistan buğdayına kolay erişim sağlanması,
- Özellikle ithal buğdayda KDV uygulamaları açısından avantaj sağlayan vergi politikaları.
Karabanov, son yıllarda Özbekistan'ın Afganistan'a yaptığı un ihracatındaki büyümenin temel nedeninin, Kazakistan ve Rusya gibi diğer tedarikçilere kıyasla daha rekabetçi fiyat sunabilmesi olduğunu ifade etti.
Karabanov, Afganistan'da da yerel un sanayisinin gelişmeye başladığını belirtti. Ülkede eski değirmenlerin yeniden faaliyete geçirildiğini, yeni un fabrikalarının kurulduğunu ifade eden analist, bunun Kazakistan'ın Afganistan'a yaptığı buğday ihracatındaki artıştan da görülebildiğini söyledi.
Verilere göre Kazakistan'ın Afganistan'a buğday ihracatı 2023 yılında 448 bin ton iken, 2025 yılında 496 bin 700 tona yükseldi.
Karabanov, Afganistan'da siyasi ve sosyoekonomik istikrarın güçlenmesiyle birlikte un sanayisinin de gelişeceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Afganistan'da siyasi ve sosyoekonomik istikrar sağlandıkça un sanayisi, ülkenin gıda güvenliğinin önemli unsurlarından biri olarak gelişecektir. Bunun doğal sonucu olarak bu ülkenin un ithalatı azalırken, buğday ithalatı artacaktır."
Analiste göre aynı süreç daha önce Tacikistan ve Özbekistan'da da yaşandı. Son örnek ise Irak oldu.
2010'lu yıllarda iç savaş döneminde Irak, ağırlıklı olarak Türkiye'den olmak üzere dünyanın en büyük un ithalatçılarından biri konumundaydı. Ancak ülkedeki siyasi istikrarın artmasıyla birlikte Irak'ın un ithalatı yaklaşık iki kat azaldı.
Bunun sonucunda Türkiye'nin toplam un ihracatı da 2023 yılında 3 milyon 675 bin 100 tondan, 2025 yılında 2 milyon 352 bin 400 tona geriledi.
Karabanov, bu örneklerin yalnızca un ihracatına dayalı bir büyüme modelinin uzun vadede işleme sanayisinin gelişimini tek başına destekleyemeyeceğini gösterdiğini ifade etti.
Kazakistan'ın küresel un ticaretindeki konumu
Karabanov'un değerlendirmesine göre Kazakistan uzun yıllardır Türkiye'nin ardından dünyanın en büyük ikinci un ihracatçısı olmayı sürdürüyor.
Analist, Kazakistan'ın un ihracatının Türkiye'ye kıyasla çok daha istikrarlı olduğunu belirtti.
Son dört yılda Kazakistan'ın en yüksek ihracatı 2023 yılında 1 milyon 958 bin 700 ton, en düşük ihracatı ise 2024 yılında 1 milyon 876 bin 200 ton oldu. Böylece en yüksek ve en düşük ihracat arasındaki fark yalnızca %4,2 olarak gerçekleşti.
Buna karşılık Türkiye'nin un ihracatı aynı dönemde 2023 yılında 3 milyon 675 bin 100 ton ile zirve yaparken, 2025 yılında 2 milyon 352 bin 400 tona geriledi. Bu da yaklaşık %36'lık bir değişime işaret ediyor.
2025 yılı itibarıyla küresel un ihracatında;
- Türkiye ilk sırada,
- Kazakistan ikinci sırada,
- Avrupa Birliği yaklaşık 1,7 milyon ton ile üçüncü sırada,
- Özbekistan ise 1 milyon 590 bin 200 ton ile dördüncü sırada yer aldı.
Bu ülkeleri Mısır, Arjantin, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve ABD izledi.
Karabanov ayrıca dikkat çekici bir veriye de işaret etti.
Dünyanın en büyük altı buğday ihracatçısından yalnızca dördü; Avrupa Birliği, Arjantin, Rusya ve ABD aynı zamanda dünyanın ilk 10 un ihracatçısı arasında yer alıyor. Ancak bu ülkeler un ihracatında ilk sıralarda bulunmuyor.
Kazakistan'da işleme sanayisi büyüyor
Karabanov, Kazakistan'da yalnızca un ihracatının değil, işleme sanayisinin de istikrarlı biçimde büyüdüğünü belirtti.
Ülkede un üretimi;
- 2023 yılında 3 milyon 378 bin 900 ton,
- 2024 yılında 3 milyon 348 bin 700 ton,
- 2025 yılında ise 3 milyon 623 bin 600 ton olarak gerçekleşti.
Böylece son iki yılda üretim %7,2 arttı.
Daha dikkat çekici gelişme ise yemlik un üretiminde yaşandı.
İhracatının %99'dan fazlası Çin'e yapılan yemlik un ihracatı son iki yılda 13,6 kat artarak 2023 yılındaki 212 bin 900 tondan, 2025 yılında 2 milyon 900 bin 500 tona yükseldi.
Karabanov, bu büyümenin hem yeni tesis yatırımlarından hem de daha önce düşük kapasiteyle çalışan veya atıl durumdaki değirmenlerin yeniden üretime başlamasından kaynaklandığını belirtti.
Analiste göre ülkedeki değirmenlerin büyük bölümü bugün %80'in üzerinde kapasiteyle faaliyet gösteriyor.
İşlenmiş ürün ihracatının payı artıyor
Karabanov, buğdayın işlenmesiyle elde edilen ürünlerin ihracatının da hızla büyüdüğünü söyledi.
Buna göre buğday ve yemlik undan oluşan işlenmiş ürünlerin toplam buğday ihracatındaki payı, buğday eşdeğeri bazında;
- 2023 yılında %27,9
- 2025 yılında %37,3
seviyesine yükseldi.
Bu oran iki yılda 9,4 puan arttı.
Karabanov, dünyada önde gelen hiçbir buğday ihracatçısının işlenmiş ürün ihracatında bu kadar yüksek bir paya sahip olmadığını ifade etti.
Aynı dönemde buğday ununun toplam payı %26,2'den %19,6'ya gerilerken, yemlik unun payı %1,7'den %17,7'ye yükseldi.
Analiste göre yemlik un üretimi ve ihracatındaki artışın 2026 yılında da sürmesi ve 3 milyon tonu aşması bekleniyor.
Karabanov, yemlik un üretiminin hem değirmencilik sektörü hem de Kazakistanlı üreticiler açısından önemli bir çıkış yolu haline geldiğini belirtti.
Özellikle kalite bakımından düşük sınıfta bulunan 4. sınıf, 5. sınıf ve standart dışı buğdayların artık işlenerek ekonomiye kazandırıldığını ifade eden Karabanov, buğday unu üretimindeki olumlu görünümün de devam ettiğini söyledi.
Analistin tahminlerine göre 2026 yılında buğday unu üretimi 3,8 milyon tona, ihracatı ise 2 milyon tona ulaşabilir.
Bu üretim seviyesine ulaşılabilmesi için 2026 yılında yaklaşık 7,5 milyon ton buğdayın işlenmesi gerekecek. Bu miktar, Kazakistan'ın uzun yıllar ortalamasındaki buğday hasadının yaklaşık yarısına karşılık geliyor.
Karabanov değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Un ihracatındaki değişim, Kazakistan'ın rekabet gücünü kaybetmesinden değil; jeopolitik gelişmeler, makroekonomik koşullar ve piyasanın yapısal dönüşümünden kaynaklanıyor."
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
Kaynak:Tarım Pusulası





















































Yorum Yazın