
Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur ile Özel Söyleşi – 1
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Toprağın Hekimleri iş birliğinde düzenlediğimiz "Tarımda Geleceği Savunmak" programının konuklarından biri de Aydın Ticaret Borsası Başkanı ve aynı zamanda Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Fevzi Çondur oldu.
Programın ardından gerçekleştirdiğimiz samimi sohbetten öne çıkan değerlendirmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Lisanslı depoculuk üreticinin elini güçlendiriyor"
Harun Göksel:
Hasat döneminde üreticinin en büyük sorunlarından biri, ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalması ya da nakit ihtiyacı nedeniyle acele karar vermesi oluyor. Bu noktada lisanslı depoculuk sistemi ve TÜRİB üzerinden işlem gören Elektronik Ürün Senedi (ELÜS), üreticiye önemli avantajlar sağlıyor.
Peki, Aydın Ticaret Borsası olarak bu alanda nasıl bir yol haritası izliyorsunuz? Bölgedeki depolama kapasitesini artırmaya yönelik yeni yatırımlar gündemde mi?
Fevzi Çondur:
"Aslında tam da ifade ettiğiniz gibi... Lisanslı depoculuk, Türk tarımının geleceği açısından stratejik öneme sahip bir altyapıdır.
Üretici ürününü güvenli depolarda muhafaza ediyor, karşılığında aldığı ELÜS sayesinde istediği zamanda satış yapabiliyor. Böylece hasat döneminde oluşan fiyat baskısından etkilenmiyor.
Bunun yanında ELÜS'ü teminat göstererek finansmana kolayca ulaşabiliyor. Bu da özellikle nakit sıkışıklığı yaşayan üreticiler için önemli bir avantaj sağlıyor.
Son dönemde ELÜS Market'in halka arz edilmesi, sistemi sermaye piyasalarıyla daha güçlü şekilde buluşturdu. Ayrıca TMO ve TOBB öncülüğünde kurulan lisanslı depoculuk yapısı da sektöre güven kazandırdı.
Biz de Aydın'da bu altyapının daha da güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bölgenin ürün desenini ve üretim potansiyelini dikkate alarak depolama kapasitesini artıracak her yatırım fırsatını yakından takip ediyoruz.
Hedefimiz çok açık; üreticimizin ürününü gerçek değerinde satabilmesi, finansmana kolay ulaşabilmesi ve uluslararası pazarlarda daha güçlü rekabet edebilmesidir."
"Coğrafi işaret duvara asılacak bir belge değildir"
Harun Göksel:
Aydın denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de coğrafi işaretli ürünler oluyor. Aydın İnciri, Aydın Kestanesi ve Memecik Zeytinyağı gibi ürünlerin Avrupa Birliği tescillerini art arda aldınız.
Ancak tescil almak tek başına yeterli değil. Bu başarıyı üreticinin gelirine, ihracata ve ticaret hacmine dönüştürmek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Fevzi Çondur:
"Çok önemli bir konuya değindiniz.
Coğrafi işaret bizim için hiçbir zaman duvara asılacak bir belge olmadı. Biz onu üreticinin emeğini koruyan ve ürünün uluslararası pazarda değerini artıran güçlü bir araç olarak görüyoruz.
Asıl hedefimiz bu değeri ekonomik kazanca dönüştürmek.
Bu kapsamda üyelerimizi yalnız bırakmıyoruz. WorldFood İstanbul gibi uluslararası fuarlara katılımlarını sağlıyor, doğrudan alıcılarla buluşmalarına destek oluyoruz.
Bunun yanında Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) iş birliğiyle markalaşma, uluslararası pazarlarda tescilli ürünlerin değerlendirilmesi ve katma değer oluşturulması konusunda eğitimler düzenliyoruz.
Tadım etkinlikleri gerçekleştiriyoruz, dijital tanıtım kampanyaları yürütüyoruz ve yabancı alım heyetlerini Aydın'da ağırlıyoruz.
Tek hedefimiz; Aydın adını kalite ve güven denildiğinde dünyanın aklına gelen güçlü tarımsal markalardan biri haline getirmektir."
Devamı Gelecek
Söyleşimizde Sayın Fevzi Çondur'a pamuk üretiminin geleceği, üreticilerin beklentileri ve Ulusal Pamuk Konseyinin yürüttüğü çalışmalar hakkında da önemli sorular yönelttik.
Bu değerlendirmeleri söyleşimizin ikinci bölümünde sizlerle paylaşacağız.




























Yorum Yazın