Zühal İrgaş

Zühal İrgaş

Mail: [email protected]

Şeker Pancarı: “Bir Bitkiden Fazlası, Bir Memleket Meselesi”

Şeker Pancarı: “Bir Bitkiden Fazlası, Bir Memleket Meselesi”

Tarım çalışmaları kapsamında önemli durak olan Konya Ilgın’da şeker pancarı alım noktasında pancarlara bakarken düşündüm: Biz bu bitkiyi gerçekten tanıyor muyuz? Çoğumuz için o sadece çayımıza kattığımız beyaz kristallerin ham maddesi. Oysa şeker pancarı Anadolu toprağı için bir üründen çok daha fazlası, o, tarımın "kara altını" kırsalın en güçlü can damarı.

Gelin bir ton pancarın fabrikaya girdiğinde nasıl devasa bir ekosisteme dönüştüğüne birlikte tanıklık edelim.

Bir ton şeker pancarı fabrikada sadece 160 kilogram kristal şeker demek değildir. O, aynı zamanda hayvancılığımızın sigortası olan 300 kilogramlık besleyici bir küspedir. O, maya ve alkol sanayisinin motoru olan 50 kilogramlık melastır (alkol, maya ve yem sanayinde temel hammaddesi). Ve en nihayetinde toprağa can veren onu organik olarak zenginleştiren şilempe (organik gübre üretiminde ana hammadde, endüstride kömür sanayinde, toz kömürün taş kömür elde edilmesinde bağlayıcı madde) demektir. Yani tek bir tohumla toprağa düşen bu bitki; sanayiyi, hayvancılığı ve tarımı aynı anda besleyen devasa bir ekosistemdir.

Türkiye’de yaklaşık 500 bin çiftçimiz geçimini bu kökten sağlıyor. Aileleriyle birlikte 3 milyon insan, pancarın yaprağından posasına kadar her zerresinden katma değer üretiyor. Şeker fabrikalarımızda alın teri döken 35 bin işçimizi ve ekonomiye sağlanan yıllık 1,2 milyar dolarlık katkıyı da eklediğimizde, tablonun büyüklüğü daha net anlaşılıyor.

Pancarı özel kılan sadece bu rakamlar da değil. O, toprak için en iyi "terbiye edicidir". Kendisinden sonra ekilen her ürünün verimini artırır, toprağın fiziki yapısını iyileştirir. Avrupa Birliği ülkelerinin şeker ihtiyacının %95’ini neden pancardan karşıladığını sanıyorsunuz? Çünkü bu bitki, bir ülkenin tarımsal bağımsızlığının bir göstergesidir.

Bu noktada kooperatifçiliğin gücünü de unutmamak gerek. Akşehir Ilgın Pancar Ekicileri Kooperatifi gibi yapılar, bu devasa çarkın en kritik dişlileri. Çiftçiyi sadece pancara mahkûm etmeyen, süt hayvancılığından alternatif ürünlere kadar üreticinin elinden tutan bu organizasyonlar, pancarın yarattığı bereketi sosyal bir kalkınmaya dönüştürüyor. Ülke tarımı için hayati bir değer taşıyan Akşehir-Ilgın Pancar Ekicileri Kooperatifi’ni, daha sonraki yazımda paylaşacağım.

Sözün özü dostlar, şeker pancarı tarlada biter, fabrikada kristalleşir ama sofrada sadece şeker olmaz; istihdam olur, et olur, süt olur, enerji olur. Eğer bugün kırsalda bir canlılık varsa bunda pancarın o mütevazı ama güçlü köklerinin payı büyüktür.

Tarımın bu sessiz devrimine sahip çıkmak sadece bir bitkiye değil Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmaktır.

Tam da bu noktada, bu sessiz devrimin tarladaki en büyük rehberlerini; toprağımızın hekimleri olan Ziraat Mühendislerini saygıyla selamlamak gerekir. Bugün 10 Ocak Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 180. yılı ve Ziraat Mühendisleri Günü. Bu anlamlı gün vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki; tarımın ve dolayısıyla gıdamızın sahadaki bilimsel yönlendiricileri olan, üretimde sürekliliği sağlayan bu uzman eller denen güzel şekilde istifade edilmelidir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar