Reklamı Geç
Tarfin
Şekerbank
Harun Göksel

Harun Göksel

Mail: [email protected]

Stratejik ürünümüz fındık ve pamukta taban fiyat tavan oldu

Stratejik ürünümüz fındık ve pamukta taban fiyat tavan oldu

Bugünkü konumuz fındık ve pamuk…

Türkiye için gerçekten stratejik öneme sahip fındıkta dünyada bir numarayız. Ancak yıllardır ülkemizde bitmeyen sorununu yaşıyoruz. 500 bin aşkın aileyi ilgilendiren bu konuda  önemli açıklama Cumhurbaşkanının TABAN fiyat açıklaması. Kiloda 54 TL ortalama bir fiyat verilmişti. Ancak sahada üreticiden, ziraat odalarından aldığımız bilgi ise o rakama ulaşılamadığı! Sahada fiyatların çok daha düşük gittiği yönünde hatta yer yer 39 TL’ye kadar düşmüş durumda. Yani TABAN fiyat, uygulamada TAVAN fiyata dönüşmüş.

Peki, Cumhurbaşkanının açıkladığı rakama rağmen bunu organize  eden/etmesi gereken Fiskobirlik’i biliyoruz biz.  Üstelik bu sene fındık da rekolte 700 bin tonu aşmış durumda iken.

Bu noktayı açalım biraz.

Önemli sorun pazarlamadaki yabancı hegemonya sorunu. Fındık yüzde 20-25 civarı iç piyasada tüketilirken kalan büyük kısmı yurtdışına ihraç edilen bir ürün. Dedik ya dünyada bir numarayız. Kakao ile uyumu, damakta bıraktığı lezzeti başka hiçbir ürünle bulma şansı yok. Fındığın yerine çikolataya bademi ya da benzeri ürünleri koymaya  çalışsalar da asla o uyumu, o tadı sağlayamadılar.

Peki, bunlara rağmen bahsettiğimiz  sorun nedir? Fındığın %50 civarını İtalyan bir firma alıyor, kalanını iç piyasadaki tüccarlara satıyor üretici. Bu tüccarların da zaten büyük bir kısmı, yine aynı  yabancı firmaya verdiği biliniyor. Burada bu işin  önüne düşmesi gereken Fiskobirlik istenilen verim de çalışabiliyor mu? Aldığı  bir miktar fındığı işliyor, mamul haline getiriyor ve satışını yapıyor. Aslında Fiskobirlik üreticilerin tamamını kapsayan bir birlik. 2004’ten itibaren kendi namına da çalışan bir birlik.

Peki,  54 TL taban fiyat açıklanırken üreticinin satış fiyatı bunun çok çok altına düşüyor? Üstüne çıkamıyor?

Burada düşük fiyata alım yapan ve mamul haline getiren yabancı firmaya çok kızıyoruz (ben de dahil). Ancak onun alternatifini oluşturma yönünde bir çalışma var mı? Yok!

Peki, bunu yapması, organize etmesi, öncülük yapması gereken kim? Tabii ki üreticinin birliği olan Fiskobirlik.  Ancak Fiskobirlik’in Anadolu ajansına yaptığı bir açıklamada üreticilerin kendilerine destek vermesini ürünleri birliğe getirmesini istiyor. Buradaki soru da şu; Fiskobirlik mi üreticiye destek olacak üretici mi Fiskobirlik’e destek olacak? Aslında her ikisi de birlikte çalışarak ülke ekonomisine kazandırması gerekiyor. 

Ortahisar Ziraat Odası başkanı Mustafa Bekar beyden aldığım açıklama da şu; Fiskobirlik tüccarın verdiğinin üzerine 0,50 TL ya da 1 TL fazla verip fındığı almak isteyeceğine, rakamı Cumhurbaşkanının açıkladığı rakama uygun bir şekilde getirmesi ile bu iş çözülür. Üretici fındığını gönül rahatlığıyla birliğe getirir. 

Fiskobirlik bu konuda yetersiz kalınca devreye, asıl  görevi fındık alımı olmayan TMO girmek zorunda kalıyor. Zaten kendine ait çok ciddi bir yükü var ve Türk tarımının önemli bir ayağını da oluşturuyor. 2019’da 10 bin ton fındığı Fiskobirlik’e vererek destek olmaya çalışmış. Sektörü destekleme noktasında da sorun var aslında. Ortalama 700 bin ton rekolte konuşulurken sektöre verilen destekle kırma üniteleri 2.5 milyon ton işleme kapasitesine ulaşmış. Yani gereksiz bir destek haline gelmiş. Desteklerin ne şekilde olması da masaya yatırılması gereken bir sorun olarak görülüyor. Fındığı ileri mamul haline getirecek şekilde sektöre destek verilmesi lazım.       

Fiskobirlik tüm varlığını da ortaya koyarak, çeşitli ortaklıklarla modern tesisler oluşturabilir. İşte o zaman o hepimizin kızdığı yabancı firmanın alternatifini oluşturmuş ve fındığımızı daha değerli bir ürün haline getirmiş oluruz. Bu yerli hamlenin, Türkiye ekonomisi açısından önemli bir katkı olacağını düşünüyorum. TOGG’u yapan bunu da yapar diye düşünüyorum…

Çukobirlik’te de aslında durum Fiskobirlik’ten çok farklı değil. Çukurova’dan Urfa’ya  pamuğun alıcısı tek kurumsal firma. Mersin Milletvekili Baki Şimşeğin mecliste yaptığı konuşmada altını çizdiği önemli nokta, devletin 21₺ açıklanan taban fiyatı ne yazık ki bu üründe de karşılık bulmuyor. Çukobirlik’in almadığı pamuğu üretici tüccara verdiği zaman  fiyat 13/14 ₺ ye kadar düşüyor. Çünkü Çukobirlik sadece kendi üyesinden alıyor pamuğu kalanı tüccarla baş başa! 

Baki Şimşeğin de önerisi, devletin Çukobirlik’i desteklemesi ve dolayısıyla  alım konusunda birliğin elini rahatlatması lazım…

Pamuk stratejik ve üretim devamlılığı şart bir ürün. Bu mantıkla davranıp Çukobirlik üzerinden üreticinin desteklenmesi lazım. Pamukta gücü olan üretici Ocak-Şubat aylarını bekliyor ki daha iyi bir fiyata satabilmek için. Âmâ gücü olmayan tüccara mecbur kalıyor bunu unutmayalım.

Pamuk bir dönem ekilip bir dönem ara verilecek bir ürün de değildir.

İçerde üretimi yapılabilen stratejik bir ürünün dışarıdan ithal edilmesi bir tarım ülkesine uyuyor mu sizce?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Tarfin