Şekerbank
Harun Göksel

Harun Göksel

Mail: [email protected]

Fındığın “Aganigi naganigi” hikayesi

Fındığın “Aganigi naganigi” hikayesi

Fındık Tanıtım Grubu, üretim fazlalığı nedeniyle fındık satışını artırmak için yeni bir reklam kampanyasında rahmetli sanatçı Özkan Uğur’a fındık için ‘‘aganigi-naganigi’’ reklam yaptırmıştı.

Bu konu da sektör içinde yıllardır tarımda birlik ve kooperatiflerin önemini anlatmaya çalışmış bir insanım. Ancak fındık alımının yıllardır sorun haline gelmesinden beri, üretici arasında da “İşe Yaramıyor Zaten” olarak konuşulan “Fiskobirlik” kötü bir örnek olarak önümüzde duruyor.

Neden mi? FİSKOBİRLİK’e rağmen fındık alımını aslında vazifesi olmayan TMO yapıyor…

Peki, FİSKOBİRLİK varken neden TMO? Bu soruyu sormak lazım değil mi? Fındık üreticilerinin kurduğu birlik, üreticinin hakkını yeterince savunma kabiliyetimi yok mu? O zaman varlığı sorgulanmaz mı? Üreticisine geçmiş yıllarda parasını ödeyemez hale gelmesi ve bugünkü hali ayrı bir yazı konusu!

Dünyada üretiminde söz sahibi iken, bugün geldiğimiz nokta, zaten pazarlaması elimizden gitmiş durumdaki fındığın şimdi üreticisini de sözleşmeli üretim diyerek, kendi ülkemizde dış uzantılı tekellere kaptırma noktasındayız. Ayrıca Avustralya da Ferrero firmasının yıllık 5 bin ton üretim yapacak bahçeler oluşturduğu yazılıyor. Avustralya ve diğer ülkelerin toplam fındık üretimi bizim yıllık üretimimizin yüzde 10 civarındadır. Fındık fiyatını kırmak için algı oluşturuyorlar. Bu sene için açıklanan kilogram fiyat 84 Lira. Ancak özel sektör 87 lira bandını gördü. Zaten maliyeti bile karşılamayan bu fiyatların hasat sonrası çok daha yükseleceğini göstermiyor mu? Geçen sene 54 Lira açıklandı ancak tüccara 40 Lira bandında gitmişti.

Bu seneki rekolte geçen seneye göre daha düşük. Başta açıklanan 700 bin ton bugün sektöre göre 550 bin ton civarına düşmüş.

Ancak fındığı fiyatı üzerinden tartışmak da bence çok eksik, hatta yanlış! Fındığın işlenmesi, ürün haline getirilmesi, yani sanayisinin mutlaka kurulması gerekmektedir. Yoksa biz hala 3 TL aşağı 5 TL yukarı tartışması yapar dururuz bunu. Siyasette kendine çok rahat malzeme çıkarır bundan.

Dünyada üretiminde tekel durumunda olduğumuz bu ürün için fiyat ve sanayisinin birlikte tartışılması ve içerde bir yol bulunması şarttır. Başka türlü yapılan düzenlemelerin tamamı eksik kalacaktır.

Geçen sene paylaştığım yazımdaki örneği tekrar vereyim, TOGG marka araba markasını yapan bir ülkeyiz. Hatta şu anda aya yumuşak iniş yapacak adımlardan bahsediyoruz. Peki, biz hala fındığı işleyecek, ona katma değer kazandıracak bir teknolojiyi bir markayı niye devreye koymuyoruz? Koyamıyoruz?

TOBB’un koordinasyonunda TOGG oluyor da fındıkta neden olmasın?

Sanayi ve markalaşma derken çok dikkat edilmesi gereken bir nokta da “Kümesi Tilkiye Teslim Etmeden” yapmak gerekiyor bu çalışmaları. Bazı yazarların çözüm olarak sunduğu isimler, sorunun merkez noktasını oluşturuyorlar. O yüzden fındık ile ilgili akıl üretirken, bu borsa dünyada kimlerin elinde, Türkiye’de kimler bu yurtdışındaki firmalara destek oluyor iyi görmek lazım.

Örneğin 3 harfli marketler marka değil, kendi ürettiklerinin satış noktalarıdır. Konu devletin tam kontrolünde olması gereken bir konu.

Bu konuda bizde bir şey diyelim yazısı da değil bu. Yıllık 2 milyar dolarlık bir gelir getiren ve 500 bin aşkın aileyi ilgilendiren bir konu. Eğer TOGG gibi fındıkta da son ürün olarak marka noktasında bir adım atılırsa bu rakamları onla, yüzle çarpmak işten değil.

Bu arada sormadan da geçemeyeceğim. Yıllık fındık üretimimiz 700 ile 750 bin ton civarı iken neden 2.200 bin tonluk kırma ünitesi var? Bu kırma ünitelerine ne kadar destek verildi?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar