TÜRKŞEKER, 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını %20 artışla, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıkladı. Geçen yıl açıklanan fiyat ton başına 3 bin 100 TL idi.
Sözleşmeli tarımın en stratejik halkası olan şeker pancarı, bugün görülmemiş bir maliyet kıskacının ortasında can çekişiyor. Rakamlar tablonun vahametini açıkça gözler önüne seriyor: Şeker pancarının yaklaşık yüzde 55-60'ını oluşturan yapısından hareketle, 7,4 kilo pancardan bir kilo şeker elde ediliyor. Açıklanan alım fiyatları baz alındığında, bu sezon şekerin fabrika maliyeti 49-50 TL bandında şekillenecek.
Çiftçi ve Fabrika Arasında Çift Taraflı Baskı
- Üretici Cephesi: Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri katlanırken açıklanan yüzde 20'lik zam üreticide haklı bir isyan yaratmış durumda.
- Fabrika Cephesi: Başta TÜRKŞEKER olmak üzere özel fabrikalar; enflasyonla mücadele politikaları, mevduattaki yüksek faizler, artan maliyetler ve özellikle nişasta bazlı şeker (NBŞ) baskısı nedeniyle piyasada satış yapmakta zorlanıyor.
Kısacası; ne çiftçi ürettiği fiyattan memnun ne fabrika maliyetini karşılayabiliyor ne de tüketici raflarda ürüne ulaşabiliyor.
Çözüm Nerede?
Tarımın bu en büyük çıkmazında denklem net: Ürüne yüksek fiyat versen enflasyonla bağdaşmıyor, düşük fiyat versen çiftçi tarladan kopuyor. Piyasada erişilebilir fiyatlı ürün istiyorsak, maliyetin altındaki satışlar karşısında çiftçi günün hayat şartlarına uygun şekilde mutlaka sübvanse edilmelidir. Yani açıklanan rakamın üstüne tonda 780 Lira daha verilmeli. Tüketiciye gelince; onlar artık Sayın Şimşek'in seçimlerden önceki tavrını bekleyecekler!
Şu noktayı da eleştirip durmayalım: Dünyada olduğu gibi bizde de çiftçi her ne olursa olsun desteklenmeli; hem de şu an verilen desteğin çok üstünde! Buna ister devlet zararı deyin, ister TÜRKŞEKER sübvansiyonu... Adı ne olursa olsun, gıda güvenliğimiz için üretici her ne şart altında olursa olsun üretimde kalmak zorunda! ABD bile bunun için araba üretimine değil tarımcıya, yani çiftçiye destek vermiyor mu?