Tohumculukta Kritik Eşik: Nicelikten Nitelik ve Markalaşmaya Geçiş

Tohumculukta Kritik Eşik: Nicelikten Nitelik ve Markalaşmaya Geçiş

Türkiye tohumculukta üretim başarısını markalaşmaya dönüştürmek zorunda. Finansman, Ar-Ge ve tanıtım sorunları sektörün geleceğini belirleyecek.

Türkiye son 20 yılda tohumculukta önemli mesafeler katetti. Ancak bu stratejik sektörün bugünü ve yarını, katıldığımız Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Mali Genel Kurulu’nda bir kez daha masaya yatırıldı. Toplantıda öne çıkan başlıklar, sektörün acil çözüm bekleyen yapısal sorunlarını ve geleceğe yönelik önemli hamleleri gözler önüne serdi. 

Sizlerle bazı noktaları paylaşmak istedim. 

Kredi Vadesi Darbesi ve Yabancı Sermaye Riski

TYAB Yönetim Kurulu Başkanı Miktat Olgun, Bakanlıkla yürütülen ortak çalışmaların değerine dikkat çekerken, hayati bir tehlikenin altını çizdi: Tohum kullanım kredilerinin vadesinin Ziraat Bankası tarafından 12 aydan 6 aya indirilmesi sektöre büyük bir darbe vuracaktır. Bunun acilen düzeltilmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Benim yorumum; aslında TÜRKTOB yönetimi de verdikleri karar ile kendi ayağına sıkmış olsa da 120 km ile giden bir aracın hızını aniden 60 kilometreye düşürmek gibidir bu. Ayrıca finansmana erişimdeki bu daralma çözülmediği takdirde, yerli üretim yapan firmaların alanı daralacak ve sektörde yabancı sermaye sahibi firmaların önü ardına kadar açılacaktır. Kendi toprağımızı, suyumuzu, havamızı ve insan gücümüzü yabancı menşeli tohumların üretimi için tahsis eden küresel firmalar, sahada çok daha baskın bir güç haline gelecektir.

 Nicelikten Niteliksel Dönüşüme

Önceki dönem TÜRKTOB Başkanı ve TYAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hacı Ömer Güler, çarpıcı bir tespitle sektörün geldiği noktayı özetledi: 1 milyon 360 bin ton üretim ve 7 bin üretici ile son 4-5 yıldır stabil hale gelen tohumculukta, artık nicelikten ziyade nitelik ön plana çıkmalıdır.

Sayısal büyümenin nitelikli AR-GE, yüksek katma değer ve tescilli güçlü çeşitlerle taçlandırılması, sektörün sürdürülebilirliği için vazgeçilmezdir dedi.

Küresel Markalaşma

TSÜAB ve ECOSA Başkanı Yıldıray Gençer, uluslararası alanda yürütülen çalışmaların dünyada markalaşma yolunda atılan değerli adımlar olduğunu vurguladı.

Tarım Bakanlığı’nın yeni bütçe hazırlıklarını yaptığı bu dönemde, bu sorunların ve taleplerin eksiksiz ele alınması en büyük temennimiz.

Toplantıda dikkat çeken bir diğer kritik vurgu ise gazeteci arkadaşımız Mehmet Öztürk’ün ortaya koyduğu, divan başkanı Dr. Nevzat Birişik’in de desteklediği AR-GE, üretim ve tanıtımı için medyanın entegrasyonu* oldu. Bu halkaların güçlü bir sinerjiyle çalışması hem Anadolu’da hem de küresel pazarda söz sahibi olabilecek milli markaların doğmasını sağlayacaktır.

Dünya Marketlerinin Raflarında Varız, Masada Yokuz!

Toplantıdaki tüm çiftçilerimiz bütün gücüyle, amasız, fakatsız üretim yapan insanlar. Türk tarımının ve üretim zincirinin asıl kör düğümü bundan sonra kendini gösteriyor: Dünya marketlerine baktığınızda raflardaki pek çok ürünün hammaddesi bu topraklardan çıkarken, nihai satış markasında neden adımız yok?

Üretmek yetmiyor; ürettiğimizi markalaştıramadığımız, katma değere dönüştüremediğimiz sürece alın terimizin karşılığını tam anlamıyla almamız mümkün değil. Tohumdan rafa uzanan bu zincirde artık strateji değiştirmek zorundayız.

Etiketler: tohumculuk sektörü yerli tohum tarımsal Ar-Ge tohumda markalaşma

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları