Ömer Fethi Gürer: Et ve Süt Kurumu kâr peşinde koşmamalı

CHP’li Ömer Fethi Gürer, Et ve Süt Kurumunun uygun fiyatlı ürün sağlaması gerektiğini savundu; süt maliyetleri, hayvan ithalatı ve kapanan ahırlar konusunda uyarılarda bulundu.

Ömer Fethi Gürer: Et ve Süt Kurumu kâr peşinde koşmamalı
Haberler'de Abone Ol

ANKARA — CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne ilişkin görüşmelerde, kurumun temel görevinin kâr etmek değil, piyasayı dengelemek ve dar gelirli vatandaşların et ve süt ürünlerine uygun fiyatlarla erişimini sağlamak olduğunu söyledi.

Et ve Süt Kurumunun kâra geçmesini değerlendiren Gürer, kurumun özellikle emekliler ve asgari ücretliler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gürer, “Et ve Süt Kurumu kâr etmesin, zarar etmesin, başabaş noktasında kalıp fakir fukaranın ete erişimini sağlasın.” dedi.

Gelir düzeyi düşük kesimlerin et, süt ve bu ürünlerden elde edilen gıdalara erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını savunan Gürer, “Yeni kuşak, gelir düzeyi düşük kesimlerin çocukları proteine muhtaç bir yaşam sürdürüyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Emekli Et ve Süt Kurumu kapısında sıra bekliyor”

Et ve Süt Kurumunun ithalat sürecindeki rolüne değinen Gürer, Türkiye’de 2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatı politikasının yıllardır sürdüğünü belirtti. Gürer, kendi verdiği bilgilere göre bu süreçte 11 milyonun üzerinde hayvan ithal edildiğini, her yeni bakanın ithalatı birkaç yıl içinde bitirerek yerli üretime dönüleceğini söylediğini ancak bu hedefin gerçekleşmediğini ifade etti.

Geçen yıl 739 bin baş hayvan ithal edildiğini söyleyen Gürer, 2026 yılı için başlangıçta 500 bin baş olarak dile getirilen ithalat miktarının aşıldığını ve son rakamın yaklaşık 579 bin başa ulaştığını ileri sürdü. Gürer, gelecek yıl için de 480 bin baş hayvan ithalatının öngörüldüğünü belirtti.

Et ve Süt Kurumunun son iki yıldır hayvan ithalatında devreye alınmasını olumlu bulduğunu ifade eden Gürer, buna karşın kurumun fiyat politikası ve kârlılığı konusunda eleştiriler yöneltti.

Kurumun satış mağazalarını ziyaret ettiğini belirten Gürer, emeklilerin uygun fiyatlı et alabilmek için sabah saatlerinde sıraya girdiğini anlattı. Kurumun piyasa dengeleme görevini öne çıkarması gerektiğini savunan Gürer, şöyle konuştu:

“Et ve Süt Kurumunun kâr etmesi, bu anlamda düşündürücü; karşı değiliz ama Türkiye'nin içinde bulunduğu enflasyonist baskıyla, gelir düzeyi düşen insanların da ete ve süte erişiminde Et ve Süt Kurumunun işlevsel olarak daha kâr etme yerine, onlara bu kârdan elde edilecek olguyu ürün olarak vermesini sağlamalı.”

“Su fiyatına süt satılıyor”

Gürer, çiğ süt üreticilerinin maliyet baskısı altında olduğunu ve açıklanan fiyatın üreticinin giderlerini karşılamadığını savundu. Türkiye’de süt üretiminin gerilediğini belirten Gürer, 2020 yılında 23,5 milyon ton olan süt üretiminin 2025’te 21 milyon 379 bin tona düştüğünü ifade etti.

Ulusal Süt Konseyinin çiğ süt fiyatını belirlerken üreticinin beklentilerini yeterince dikkate almadığını ileri süren Gürer, litre başına 24,30 TL fiyatla süt veren üreticilerin zarar ettiğini söyledi. Gürer, çiğ süt üretim maliyetinin litre başına 30 TL’ye ulaştığını belirterek Ulusal Süt Konseyine toplantı çağrısı yaptı.

Küçük aile işletmelerinin sütü soğutma tanklarında muhafaza etme ve pazarlık yapma imkânlarının sınırlı olduğunu anlatan Gürer, bu işletmelerin sütlerini aracılara vermek zorunda kaldıklarını ifade etti. Büyük işletmelerin ise sanayiciyle doğrudan anlaşarak satış yapabildiğini söyledi.

Akaryakıt ve diğer girdi maliyetlerindeki artışların enflasyon üzerindeki etkisine de değinen Gürer, süt fiyatlarının baskılanmasını eleştirerek üreticinin makul bir kâr elde edebileceği fiyat politikasına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

“112 bin ahırın kapısına kilit vurulmuş”

Hayvancılık işletmelerinin kapanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gürer, Türkiye’deki ahır sayısına yönelik farklı kurumların açıkladığı rakamlar arasında uyuşmazlık bulunduğunu söyledi.

Damızlık Birliğinin ülkede 1 milyon 37 bin ahır bulunduğunu açıkladığını, Bakanlığın ise yazılı soru önergesine verdiği yanıtta 1 milyon 400 bin rakamını bildirdiğini aktaran Gürer, bu farkın açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti. Gürer, 112 bin 161 ahırın kapandığını ileri sürdü.

İç Anadolu’da küçük ölçekli hayvancılık yapan işletmelerin önemli bölümünün hayvanlarını sattığını ve ahırlarını kapattığını savunan Gürer, yem fiyatlarındaki artışların üreticiyi zorladığını söyledi. Bazı üreticilerin hayvanlarını satıp elde ettikleri parayı faizde değerlendirmeyi daha kazançlı bulduğunu belirten Gürer, bu durumun süt sığırcılığı açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.

Fransa örneği üzerinden süt verimliliğini sorguladı

Gürer, Türkiye’deki süt sığırı varlığı ile süt üretimi arasındaki ilişkiyi de gündeme taşıdı. Fransa’da 3,5 milyon süt ineği, Türkiye’de ise 6,5 milyon süt ineği bulunduğunu belirten Gürer, Fransa’nın daha az sayıda hayvanla daha fazla süt elde etmesinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Hayvan refahı, verimlilik ve üretim koşullarının geliştirilmesi gerektiğini savunan Gürer, Türkiye’nin süt ve süt ürünlerinde uluslararası ölçekte bilinen markalar oluşturamamasını da eleştirdi. Gürer, Et ve Süt Kurumunun piyasa dengeleme görevinin yanında sektörde verimlilik ve markalaşmaya katkı sağlayacak çalışmalar yürütmesi gerektiğini dile getirdi.

Mera hayvancılığı ve yem desteği çağrısı

Hayvancılıkta yem giderlerinin üretim maliyetleri içindeki ağırlığına dikkat çeken Gürer, kapalı alanlarda yıl boyunca yemle beslenen hayvanların maliyetlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Yem giderlerinin toplam maliyetin yüzde 69’unu oluşturduğunu ileri süren Gürer, yem maliyetinin yarısının sübvanse edilmesini önerdi.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da mera hayvancılığının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, mera alanlarının ıslah edilmesi ve üreticilerin yem ile mazot giderlerinin azaltılmasının et ve süt sektöründeki sorunların çözümüne katkı sağlayacağını savundu.

Gürer, küçükbaş hayvancılığın da desteklenmesi gerektiğini ifade ederek koyun etinin daha uygun fiyatlı bir alternatif olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin sahadaki fiyatlarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Yerli hayvan ırklarının geliştirilmesini istedi

Türkiye’deki büyükbaş hayvan varlığına ilişkin farklı kurumların farklı rakamlar açıkladığını belirten Gürer, ülkedeki gerçek hayvan varlığının net biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu. Gürer, hayvan varlığına ilişkin açıklamalarda Cumhurbaşkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Damızlık Birliğinin farklı rakamlar kullandığını söyledi.

Yerli hayvan ırklarının geliştirilmesi konusuna da değinen Gürer, Türkiye’de Holstein, Simental, Jersey, Montofon ve Angus gibi ırkların öne çıktığını, yerli ırkların ise gerilediğini ileri sürdü.

Anadolu’nun iklimine, meralarına ve üretim koşullarına uygun hayvan ırklarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Gürer, hayvan refahı ve verimlilik çalışmalarının artırılmasını istedi. Yerli ırkların geliştirilmemesi ve mera alanlarının iyileştirilmemesi durumunda et ve süt üretimindeki sorunların devam edeceğini savundu.

“Et ve Süt Kurumunun tüccar mantığıyla yönetilmesini kabul etmiyorum”

Gürer, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile Et ve Süt Kurumunun tarımsal üretim açısından önemli kamu kuruluşları olduğunu belirtti. Üretimde kullanılan yem ve gübre gibi girdilerde dışa bağımlılığın sorunları artırdığını savunan Gürer, kamu kurumlarının üreticiyi ve tüketiciyi destekleyecek biçimde çalışması gerektiğini söyledi.

Et ve Süt Kurumunun yeniden faaliyete geçirilmesini olumlu bulduğunu belirten Gürer, kurumun temel görevinin ticari kârlılıktan önce piyasayı dengelemek ve vatandaşların uygun fiyatlı ürünlere erişimini sağlamak olduğunu ifade etti.

Gürer, “Et ve Süt Kurumunu önemsiyorum, özelleştirmeden tekrar dönmesini değerli buluyorum ama tüccar mantığıyla yönetilmesini, kâr anlayışıyla buranın işlem görmesini kabul etmiyorum.” dedi.

Kurumun zarar etmeden çalışması gerektiğini belirten Gürer, özellikle az miktarda et, kıyma, süt ve süt ürünü almak isteyen dar gelirli vatandaşlara daha uygun fiyatlarla ürün sunulması çağrısında bulundu.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları