Gürer, TİGEM’in yurt dışı projelerinin akıbetini sordu

CHP’li Ömer Fethi Gürer, TİGEM’in Sudan, Nijer ve Venezuela’daki projelerini, kiraya verilen çiftlikleri, tohum fiyatlarını ve taşeron işçileri TBMM KİT Komisyonunda gündeme taşıdı.

Gürer, TİGEM’in yurt dışı projelerinin akıbetini sordu
Haberler'de Abone Ol

ANKARA — CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM KİT Komisyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) faaliyetlerine ilişkin görüşmelerde, kurumun yurt dışındaki tarım projelerinin son durumunu, kiraya verilen çiftlikleri, tohum fiyatlarını ve taşeron işçi uygulamasını gündeme getirdi. Gürer, TİGEM’in Türkiye’de tarımsal üretimi, yerli tohumları ve hayvan ırklarını geliştirmeye daha fazla odaklanması gerektiğini savundu.

Gürer, Sudan’da 2014 yılında başlatılan tarım girişiminin ve Nijer’de planlanan yatırımın hangi aşamada olduğunu sordu. Venezuela’da buğday üretiminin geliştirilmesine yönelik çalışmaların da sonucunun açıklanmasını isteyen Gürer, yurt dışı projelerinin yanı sıra Türkiye’deki üretim kapasitesinin güçlendirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.

Sudan, Nijer ve Venezuela projelerinin akıbetini sordu

TİGEM’in yurt dışındaki tarımsal faaliyetlerine ilişkin sorular yönelten Gürer, Sudan’da 2014 yılında başlatılan çalışmayı hatırlattı. TİGEM’in söz konusu girişimde yüzde 80 hisseyle şirket ortağı olduğunu belirten Gürer, anlaşmanın iptal edilmesinin ardından yaşanan gelişmelerin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Nijer’deki tarım iş birliği projesine ilişkin daha önce kendisine verilen yazılı yanıtı da hatırlatan Gürer, bu yanıtın Nijer tarafından pilot proje için tahsis edilen 2 bin 500 hektarlık arazinin Irhazer bölgesindeki 1.000 hektarlık kısmında TİGEM tarafından yatırım projesi hazırlanmasını öngördüğünü aktardı.

Gürer, projenin Türkiye’ye makul fiyatlarla tarım ürünleri ithal edilmesi, Batı Afrika’daki görünürlüğün artırılması ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedefleriyle planlandığını belirterek çalışmaların hangi aşamada olduğunu sordu.

Venezuela’da buğday üretiminin geliştirilmesi amacıyla TİGEM’in çalışma başlattığı yönündeki açıklamaları da gündeme getiren Gürer, bu projelerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Yurt dışında tarımsal projeler yürütülmesine bütünüyle karşı çıkmadığını belirten Gürer, bu girişimlerin sonuçlarının ve Türkiye’ye katkısının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, TİGEM’in yurt içindeki üretim ve geliştirme çalışmalarına daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini savundu.

Tohum fiyatlarındaki artışın gerekçesini sordu

Gürer, TİGEM’in buğday tohumu satış fiyatları ile hayvan satış fiyatlarındaki değişimleri de gündeme taşıdı.

Verdiği bilgilere göre TİGEM’de geçen yıl makarnalık buğday tohumu 19,50 TL, ekmeklik buğday tohumu ise 18,50 TL’den satılırken bu yıl fiyatlar sırasıyla 22 TL ve 21,25 TL’ye yükseldi.

Toprak Mahsulleri Ofisinin ekmeklik ve makarnalık buğday için açıkladığı alım fiyatlarına da değinen Gürer, tohum fiyatlarının belirlenmesinde hangi kriterlerin esas alındığının açıklanmasını istedi.

Gürer, TİGEM’in esmer ırk hayvan satış fiyatının da 2025’te 33 bin TL iken 2026’da 58 bin TL olarak belirlendiğini ifade ederek fiyat artışlarında hangi enflasyon ve maliyet göstergelerinin dikkate alındığını sordu.

Buzağı ölümleri ve destek projeleri gündemde

TİGEM’in örnek bir kamu kuruluşu olması gerektiğini belirten Gürer, Sayıştay raporlarında bazı işletmelerde buzağı ölümlerinin dünya ortalamasının üzerinde olduğuna ilişkin tespitler bulunduğunu söyledi.

Gürer, işletmelerdeki hayvan hastalıklarının ve buzağı ölümlerinin nedenlerinin araştırılması gerektiğini savundu.

Genç çiftçilere ve hayvancılığa yönelik projelerin sonuçlarının da değerlendirilmesini isteyen Gürer, Genç Projesi ve Köye Koyun Projesi gibi girişimlerin uygulama kapsamını ve ulaştığı üretici sayısını sorguladı. Gürer, bu projelerin neden daha geniş bir alana yayılamadığının açıklanmasını istedi.

Kiraya verilen 18 çiftlik için açıklama istedi

TİGEM’e ait çiftliklerin durumunu da gündeme getiren Gürer, farklı bölgelerdeki işletmeleri ziyaret ettiğini ve geçmişle karşılaştırdığında bazı alanlarda hizmet ve üretim sorunları gözlemlediğini söyledi.

Gürer, kurumun yaklaşık 18 çiftliğini kiraya verdiğini belirterek bu işletmelerde neden üretim yapılamadığını sordu. Kiralama uygulamasının gerekçesinin, sözleşme sürelerinin ve kira artışlarının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Bazı sözleşmelerin uzatıldığını bildiğini ifade eden Gürer, kiralama süresi sona eren işletmelerin aynı kişilere mi verildiğini, yoksa yeni kiracılarla mı devam edildiğini de sordu.

Kamu işletmelerinin tarımsal üretimdeki rolüne dikkat çeken Gürer, TİGEM, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Et ve Süt Kurumunun kamucu bir yaklaşımla desteklenmesi gerektiğini savundu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu belirten Gürer, yerli üretimin, yerli tohumların ve yerli hayvan ırklarının geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Yerli tohum ve hayvan ırkları için AR-GE çağrısı

Gürer, TİGEM’in yalnızca üretim yapan bir kuruluş olarak değil, tarımsal araştırma ve geliştirme çalışmalarında da öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Niğde’deki Patates Araştırma Enstitüsünü örnek gösteren Gürer, TİGEM’in üniversiteler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliğini artırmasını istedi. Tohumdan hayvancılığa, yerli hayvan ırklarının korunmasından farklı tarımsal üretim alanlarına kadar kurumun çalışmalarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Gürer, AR-GE bütçesinin yeterliliğinin de açıklanmasını talep etti.

Gürer, Türkiye’nin kendi tarımsal genetik kaynaklarını geliştirmesi gerektiğini savunarak yerli buğday çeşitlerinin, tohumların ve hayvan ırklarının korunmasının stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Ceylanpınar Tarım İşletmesiyle ilgili konuların uzun süredir KİT Komisyonu toplantılarında gündeme geldiğini belirten Gürer, yıllardır konuşulan sorunların çözüm beklediğini söyledi. İşletmenin kullanımına ilişkin sorunların ve sulamayla ilgili sıkıntıların çözüme kavuşturulmasını istedi.

“TİGEM önemli bir kuruluş, desteklemesi gerekli”

Gürer, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek kamu kuruluşlarının üretim kapasitesinin korunmasını istedi. Tarımsal girdilerde dışa bağımlılığın azaltılması, yerli üretimin geliştirilmesi ve kamu işletmelerinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

TİGEM’in yurt dışında tarımsal üretim konusunda bilgi ve deneyim paylaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Gürer, kurumun bu birikimini Türkiye’deki üretime de yansıtması gerektiğini söyledi.

Gürer, TİGEM’in faaliyetleri, projeleri ve kaynak kullanımı konusunda daha fazla şeffaflık sağlanmasını istedi.

Taşeron çalışanlar ve çalışma koşullarını gündeme getirdi

Gürer, TİGEM’de kaç taşeron işçinin çalıştığını ve kurumun çiftliklerinde uygulanan personel politikasını da sordu. Kiraya verilen işletmelerin sayısı, kira artışları ve sözleşme yenileme süreçleri hakkında bilgi talep etti.

TİGEM Genel Müdürünün tarım sektöründe çalışma süresinin uzatılması için yeni bir iş kanunu çıkarılması yönündeki değerlendirmesine karşı çıkan Gürer, mevcut mevzuat çerçevesinde vardiyalı çalışma düzeninin uygulanabileceğini savundu.

Gürer, tarımsal işletmelerde ihtiyaç duyulması durumunda gece çalışmalarının vardiya sistemiyle yürütülebileceğini belirterek çalışma sürelerine uygun ücretlerin ödenmesi ve çalışanların haklarının korunması gerektiğini ifade etti.

Gürer, tarım işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yeni bir kanundan önce mevcut mevzuatın uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları