ANKARA — TÜRKŞEKER Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, 2026-2027 kampanya döneminde yaklaşık 30 bin çiftçiyle 1 milyon 39 bin dekar alanda 6,9 milyon ton pancar hasat edileceğini ve 910 bin ton kristal şeker üretileceğini açıkladı.
Şahin, TRT Radyo 1’de Zafer Elgin’in sunduğu “Ekonomi Günlüğü” programında Anadolu Ajansı Tarım ve Çevre Haberleri Müdür Yardımcısı Mustafa Çalkaya’nın da katıldığı programda TÜRKŞEKER’in üretim yapısı, pancar üretimi, kampanya dönemi, sözleşmeli üretim ve şeker sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
30 BİN ÇİFTÇİYLE 910 BİN TON ŞEKER
Şahin’in verdiği bilgilere göre 2026-2027 kampanya döneminde 1 milyon 39 bin dekar alanda yaklaşık 6,9 milyon ton pancar hasat edilecek.
Bu pancardan 910 bin ton kristal şeker üretilmesi öngörülüyor. Şahin, söz konusu miktarın Türkiye’nin yıllık şeker ihtiyacının yaklaşık üçte birine karşılık geldiğini belirtti.
Fabrikalarda günlük 63 bin ton pancar işlendiğini aktaran Şahin, bunun yaklaşık 10 bin ton günlük şeker üretimine denk geldiğini söyledi.
Kampanya sonunda ayrıca 317 bin ton melas ve 2 milyon 80 bin ton yaş pancar posası elde edilmesi bekleniyor.
“YÜZDE 100 HAZİNEYE AİT”
TÜRKŞEKER’in yapısına ilişkin kamuoyundaki bazı algılara da değinen Şahin, kurumun 14 şeker fabrikası ile makine fabrikalarının yüzde 100 Hazine’ye ait olduğunu söyledi.
Şahin, Türkiye’de faaliyet gösteren 32 şeker fabrikasının 14’ünün devlete, 6’sının kooperatiflere ve 12’sinin özel sektöre ait olduğunu belirterek, şeker üretiminin yüzde 72’sinin kamu veya yarı kamusal kuruluşlar tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti. TÜRKŞEKER’in sektördeki pazar payının ise yüzde 36 düzeyinde olduğunu ifade etti.
PANCARDA YERLİ ÜRETİM VE MÜNAVEbe VURGUSU
Şahin, şeker sanayisinin tarıma dayalı sanayinin en büyük alanlarından biri olduğunu belirterek üretim zincirinin tohumdan fabrikaya kadar devam ettiğini anlattı.
TÜRKŞEKER’in kendi tohumunu ürettiğini ve sözleşmeli olarak çiftçiye ektirdiğini belirten Şahin, ürünün lojistik firmalarıyla fabrikaya taşındığını ve pancarın 36 saat içinde şekere dönüştürülerek paketlendiğini söyledi.
Şeker Enstitüsü’nde yürütülen ıslah çalışmaları sonucunda tescil edilen “Türkşeker 2023” ve “Türkşeker 2053” adlı yerli pancar çeşitlerinin de üreticilerle buluşturulduğunu aktardı.
Pancarın münavebe bitkisi olduğuna dikkat çeken Şahin, aynı tarlaya üst üste pancar ekilemediğini belirtti. Bir yıl pancar ekilen tarlada sonraki yıllarda tahıl ve başka ürünlerin yetiştirildiğini anlatan Şahin, pancarın sistemden çıkarılmasının diğer ürünlerin arz güvenliğini de etkileyebileceğini söyledi.
Şahin, “Pancarı sistemden çektiğiniz zaman aslında diğer ürünlerdeki arz güvenliğine büyük bir sekte vurmuş olursunuz” dedi.
PANCAR ALIM FİYATINDA RAKAM AÇIKLAMADI
Programda pancar alım fiyatı da gündeme geldi. Şahin, fiyat konusunda herhangi bir rakam açıklamadı ancak üreticiyi tatmin edecek bir fiyat oluşacağını söyledi.
Şahin, pancarın sürdürülebilir ve talep gören bir ürün olduğunu belirterek, “O anlamda tatmin edici bir fiyat olur” ifadesini kullandı.
Alım fiyatının belirlenmesinde farklı bölgelerdeki üretim maliyetlerinin dikkate alındığını belirten Şahin; arazi kirası, verim, münavebe bitkileri olan tahıl ve mısıra verilen fiyatlar, gıda fiyatları ve enflasyonun hesaplamada gözetildiğini söyledi.
Kararın üretici birlikleriyle birlikte alındığını da ifade etti.
Şahin ayrıca şeker fiyatlarının mevcut durumda maliyetin altında seyrettiğini belirterek, “Maalesef şeker fiyatları bu aralar biraz düşük, o da bizi üzüyor” dedi.
ÜRETİCİYE FAİZSİZ AYNİ VE NAKDİ AVANS
Sözleşmeli üretim modelinin üreticiye doğrudan finansman da sağladığını anlatan Şahin, ekim döneminde tohum ve gübrenin faizsiz ayni avans olarak verildiğini belirtti.
Çapa, bakım, sulama, mazot ve hasat dönemlerinde de beş ayrı nakdi avans ödendiğini ifade eden Şahin, böylece üreticinin pancarını fabrikaya teslim etmeden önce pancar bedelinin yaklaşık yüzde 35’ini faizsiz olarak peşinen alabildiğini söyledi.
Baz fiyatın yanında kota tamamlama ve pancar üretimini teşvik primleri de bulunduğunu belirten Şahin, Ağrı, Erciş, Kars ve Kastamonu’daki üreticilere yönelik teşviklerden söz etti. Bu desteklerle Doğu Anadolu’da pancar üretiminin yüzde 276 artırıldığını ifade etti.
PANCAR ÜRETİMİ 350 BİN ÇİFTÇİYİ İLGİLENDİRİYOR
Şahin, Türkiye’de 60 şehirde pancar üretimi yapıldığını, yaklaşık 100 bin çiftçinin doğrudan, münavebeyle birlikte ise 350 bin çiftçinin bu üretimin içinde bulunduğunu söyledi.
Aileleriyle birlikte 1 milyondan fazla kişinin bu üretim zincirinden geçimini sağladığını belirten Şahin, Pankobirlik’in de 850-900 bine yakın üyesi bulunduğunu aktardı.
Kota sistemine ilişkin de bilgi veren Şahin, 90 milyon nüfus ve kişi başına yaklaşık 31-32 kilogram tüketim hesabıyla ülke şeker ihtiyacının belirlendiğini söyledi. Bu hesaplamanın yaklaşık 2,8 milyon ton şeker ihtiyacına karşılık geldiğini ve miktarın fabrikaların kapasitelerine göre paylaştırıldığını ifade etti.
ŞEKER SEKTÖRÜNDE 1 TRİLYON LİRALIK EKOSİSTEM
Şahin, şeker sektörünün Türkiye ekonomisinde yaklaşık 1 trilyon liralık bir ekosistem oluşturduğunu söyledi.
TÜRKŞEKER verilerine göre 2025 fiyatlarıyla bu ekosistemin ülke ekonomisine yıllık katkısının 275 milyar lirası doğrudan, 750 milyar lirası dolaylı olmak üzere yaklaşık 1 trilyon lira olduğunu belirtti.
Şahin, çiftçiye ödenen pancar bedelinin 66 milyar lira, üretilen şekerin değerinin 105 milyar lira, yan ürünlerin değerinin ise 15 milyar lira düzeyinde bulunduğunu aktardı. Şekerin beslediği gıda, içecek ve unlu mamuller sanayisinin üretim değerinin de 575 milyar liraya ulaştığını söyledi.
“ŞEKER FABRİKASI NEREDE VARSA HAYVANCILIK GELİŞMİŞTİR”
Şahin, şeker fabrikalarının bulunduğu bölgelerde hayvancılığın da geliştiğini belirterek bunun temel nedenlerinden birinin pancarın yan ürünleri olan posa ve melas olduğunu söyledi.
“Şeker fabrikası nerede varsa orada hayvancılık gelişmiştir. Hayvancılık nerede gelişiyorsa yanında bir şeker fabrikası vardır” diyen Şahin, posanın hayvan beslemede temel yem kaynaklarından biri olduğunu, melasın ise gıda sanayisinde ve hayvan beslemesinde kullanıldığını ifade etti.
ENERJİ VE SIFIR ATIK YATIRIMLARI
Şahin, TÜRKŞEKER tesislerinde sıfır atık prensibiyle çalıştıklarını belirterek pancarın çevresindeki toprağın dahi değerlendirildiğini söyledi.
Enerji alanında da yatırımlar yaptıklarını belirten Şahin, Ankara kampüsünde 4 megavatlık çatı güneş enerjisi santralinin devreye alındığını, Erciş Şeker Fabrikası sahasında ise 20 megavatlık arazi GES projesinin yürütüldüğünü aktardı.
Toplam 24 megavatlık yatırımların tamamlanmasıyla fabrikaların şebekeden satın aldığı elektrikten daha fazla üretim yapmasının ve yılda 23 bin ton karbon salımının önlenmesinin hedeflendiğini söyledi.
Ankara’daki fabrikanın yanında kurulan 20 bin metrekarelik serada ise topraksız tarımla domates üretildiğini belirten Şahin, seranın üretim sürecinde ortaya çıkan atık ısıyla ısıtıldığını söyledi.
ŞAHİN’DEN GIDA OKURYAZARLIĞI ÇAĞRISI
Programın son bölümünde şeker tüketimi ve tatlandırıcılar da gündeme geldi.
Şahin, tüketicilerin ürünlerin arkasındaki etiketleri okuması gerektiğini belirterek “Lütfen ürünlerin arkasını okuyun” çağrısında bulundu.
“Şekersiz” veya “sıfır şeker” ifadelerinin ürünün içeriğinde tatlandırıcı bulunabileceği anlamına gelebileceğini söyleyen Şahin, gıda okuryazarlığının önemine dikkat çekti.
Şahin ayrıca pancar şekeri ile nişasta bazlı şeker arasındaki farklara ilişkin görüşlerini de programda paylaştı ve tüketicilerin gıda etiketlerini daha fazla okuması gerektiğini yineledi.