“Bütün çiftçiler zarar ediyorsa problem çiftçiler değildir”

Sencer Solakoğlu, Sakarya’da pancar tarlasında yaptığı açıklamada üretim planlamasını eleştirdi; çiftçinin ekim yapmadan önce alıcısını ve satış fiyatını bilmesi gerektiğini söyledi.

Haberler'de Abone Ol

SAKARYA — YENİ Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Gölge Bakanı, Feyz Çiftliği sahibi ve çiftçi Sencer Solakoğlu, Sakarya’da şeker pancarı üreticilerini ziyaret ettikten sonra hasat edilmiş bir pancar tarlasında yaptığı açıklamada, tarımsal üretimde yaşanan sorunların temelinde plansızlık olduğunu savundu. Üreticinin ekim yapmadan önce ürününü kime, hangi fiyattan ve hangi kalite standartlarında satacağını bilmesi gerektiğini belirten Solakoğlu, “Bir ülkede eğer bütün çiftçiler zarar ediyorsa o zaman problem çiftçilerin değildir” dedi.

Solakoğlu, bu yıl elma, ceviz, fındık, şeker pancarı, et ve süt dâhil farklı ürün gruplarında üreticilerin zarar ettiğini öne sürerek, sorunun yalnızca girdi fiyatları veya ürün miktarıyla açıklanamayacağını söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığının üretim ve pazarlama süreçlerini önceden planlamadığını savunan Solakoğlu, sorunlar ortaya çıktıktan sonra geçici müdahaleler yapıldığını, ancak kalıcı çözüm geliştirilmediğini ifade etti.

Sakarya’dan Niğde’ye taşınan pancar örneği

Sakarya’da tarlada bekleyen şeker pancarını örnek gösteren Solakoğlu, üreticilerin yaşanan sorun üzerine yetkililere ulaştığını ve pancarın fabrikaya alınması için girişimde bulunulduğunu anlattı.

Solakoğlu, olayın gelişimini şu sözlerle aktardı:

“Tarım Bakanlığı uyuyor, bekliyor. Son güne kadar mesela burada bu pancar yatıyor. Köylüler ayaklanıyorlar. Ta Tarım Bakanı’nı arıyorlar. Tarım Bakanı, ‘Vay, öyle mi?’ diyor. İşte fabrikayı arıyor. Aynen bu oldu bu arada. Fabrikaya, ‘Ya alırsın bu ürünü ya şöyle yaparım’ diye tehdit ediyor. Ondan sonra bir anda tırlar geliyor, çürümeye yüz tutmuş pancarları alıyorlar, ta Sakarya’dan Niğde’ye naklediyorlar. 600 kilometre ve ne oldu? Çözüldü iş.”

Ancak Solakoğlu, pancarın başka bir bölgeye taşınmasıyla sorunun ortadan kalkmadığını savunarak, benzer durumların gelecek üretim döneminde de yaşanabileceğini söyledi. Ona göre üretim, hasat ve alım süreçlerinin önceden planlanması gerekiyor.

“Çiftçi ürününü kime satacağını bilmeli”

Tarımda üretim fazlasının tek başına zarar nedeni olarak gösterilmesine karşı çıkan Solakoğlu, ürün miktarının artmasının çiftçinin toplam gelirini mutlaka düşürmeyeceğini savundu. Asıl sorunun, üretim kararları alınırken pazarın ve satış koşullarının öngörülememesi olduğunu belirtti.

Solakoğlu, “Çiftçi ürün fazlalaştığı zaman fiyatı düşer ama ürün daha bol olduğu için hasılatı düşmez. Türkiye’de çiftçinin hasılatı düştü” ifadelerini kullandı.

Üreticinin elde ettiği gelirle bir sonraki sezonun girdilerini karşılayamadığını dile getiren Solakoğlu, “Bugün sattığı pancarla önümüzdeki senenin gübresini alamıyor adam” dedi.

Üretim planlamasının ürün ekilmeden başlaması gerektiğini vurgulayan Solakoğlu, çiftçinin tohumu toprağa koyduğu gün ürününü kime satacağını, hangi fiyat üzerinden satış yapacağını ve hangi kalite standartlarının aranacağını bilmesi gerektiğini söyledi.

Pancar fiyatı tartışması: “Cumhurbaşkanı şeker pancarı fiyatıyla mı uğraşacak?”

Solakoğlu, şeker pancarı için açıklanan 3.720 TL’lik fiyatın yükseltilmesi yönündeki beklentilere de değindi. Cumhurbaşkanından fiyatın 4.200 veya 4.500 liraya çıkarılmasını isteyen üreticilerin taleplerini aktaran Solakoğlu, fiyatların belirlenmesinde kişisel müdahaleler yerine şeffaf piyasa mekanizmalarının ve borsaların rol alması gerektiğini savundu.

Solakoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanının işi gücü yok. Şeker pancarı fiyatıyla mı uğraşacak?” diye sorarak, tarımsal ürünlerin fiyatlandırılmasında daha düzenli ve öngörülebilir bir sistem kurulması gerektiğini ifade etti.

Fire kesintileri ve ürün kalitesi eleştirisi

Solakoğlu, pancar alımında yapılan fire kesintilerinin de üretici açısından sorun oluşturduğunu ileri sürdü. Tarladan gelen pancarın toprağının ayrılması ve tartım sonrasında ayrıca fire kesintisi yapılmasıyla ilgili örnek veren Solakoğlu, bu uygulamaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini savundu.

“Bunu yıkıyorlar, toprağını atıyorlar. Ne kadar fire çıkmış? Yüzde 15 çıkmış mesela. Toprağını atıp kantara koyuyorlar. Ondan sonra bir de yüzde 15 fire kesiyorlar bunda” diyen Solakoğlu, ürün kalitesinin belirlenmesinde nesnel ölçütlerin uygulanmasını istedi.

Solakoğlu, kendi önerilerinin hayata geçirilmesi durumunda ürün kalitesinin devletin görevlendireceği komiserler tarafından yapılan anlaşmalar çerçevesinde ve gerçek kalite ölçütlerine göre belirlenmesini sağlayacaklarını söyledi. Ürün bol olduğunda yüksek fire kesintileri yapılırken ürün az olduğunda aynı yaklaşımın uygulanmadığını öne süren Solakoğlu, bu durumun piyasanın sağlıklı işlemesini engellediğini savundu.

“Girdi fiyatları” açıklamasına karşı çıktı

Solakoğlu, tarımsal üretimdeki zararların yalnızca mazot ve gübre fiyatlarındaki artışla ya da ürün fazlalığıyla açıklanmasını eleştirdi. Hürmüz Boğazı krizini örnek göstererek İsviçre ve Hollanda’da da girdi maliyetleri bulunduğunu, ancak bunun tek başına tarımsal sorunları açıklamaya yetmeyeceğini savundu.

Hollanda’da bir litre mazotun 2,5 avro, Türkiye’de ise 96 lira olduğunu belirten Solakoğlu, bu karşılaştırmanın ardından, girdi maliyetlerinin gıda enflasyonuna etkisinin tek başına açıklayıcı olmadığını ileri sürdü.

Tarım ve Orman Bakanlığının üretim miktarları, verim ve illere göre ürün dağılımı konusunda yeterli planlama yapmadığını iddia eden Solakoğlu, tarımsal üretim verilerinin önceden izlenmesi ve olası sorunlara hasattan önce müdahale edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Türk çiftçisi zararını finanse etmek için bankaya gidecek”

Solakoğlu, üreticilerin zararlarını karşılamak için bankalardan kredi almak zorunda kalmasının çiftçileri daha ağır bir ekonomik çıkmaza sürükleyebileceğini söyledi.

Anadolu’nun farklı bölgelerini gezdiğini belirten Solakoğlu, çiftçilerin yaşadığı sorunların münferit örnekler olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. “Türk çiftçisi perişan oldu bu sene. Türk çiftçisi zararını finanse etmek için bankaya gidecek. Bu batmanın en hızlı yoludur” ifadelerini kullandı.

Tarım politikalarında değişim gerektiğini savunan Solakoğlu, çiftçinin ürününü pazarlayabileceği koşulların ekimden önce belirlenmesi ve üretimle satış arasında planlı bir bağ kurulması çağrısı yaptı.

Solakoğlu, açıklamasının sonunda Tarım ve Orman Bakanına istifa çağrısında bulunarak, tarımsal üretimde yaşanan sorunların sorumluluğunun üstlenilmesi gerektiğini savundu.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları