ADANA — Adana’nın Yüreğir Ovası’ndaki Şahinağa Köyü’nde limon üreticileri, ürünlerini satamadıkları için yıllardır emek vererek yetiştirdikleri ağaçları kesmeye başladı. Bir limon bahçesinde çiftçilerle birlikte açıklama yapan YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, yaşananların milli servet kaybı olduğunu söyledi. Limon üreticisi Prof. Dr. Bülent Özekici ise 18 yıllık emeğin bir testereyle yok olabildiğine dikkat çekti.
Barut, bahçedeki limonların alıcı bulamadığını ve üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, “Bu bir milli servettir. Şu anda milli servet yok oluyor. Şu manzaraya yürek dayanmaz” dedi.
“Limonun maliyeti yaklaşık 10 lira”
Bölgedeki üretim maliyetine dikkat çeken Barut, “Bölgemizde 1 kilogram limonun maliyeti yaklaşık 10 lira. Ama gelin görün ki çiftçi masrafını çıkaracak parayı bulamıyor” ifadelerini kullandı.
Üreticilerin ürünlerini satamadıkları için bahçelerini boşaltmakta zorlandığını anlatan Barut, bazı çiftçilerin meyveleri toplatmak için işçi aradığını, bazılarının ise ağaçları makineyle kestirdiğini söyledi.
Barut, üreticinin para kazanamadığı bir üründen nakliye, işçilik, ambalaj ve paketleme gibi aşamalarda farklı kesimlerin gelir elde ettiğini belirterek, “Ama bu ürünün sahibi olan tek para kazanamayan kesim çiftçi kesimi” diye konuştu.
“18 yıllık emeğiniz bir anda yok oluyor”
Limon üreticisi Prof. Dr. Bülent Özekici de kesilen ağaçların arkasında uzun yıllara yayılan bir emek bulunduğunu vurguladı.
Özekici, “Bu kaç yılın emeği biliyor musunuz? 18 yılın emeği. 18 yıllık emek gidiyor” dedi. Ağaçların yıllarca gelir umuduyla yetiştirildiğini anlatan Özekici, “Para etmeyince işte böyle sizin 15 yıllık, 18 yıllık, kimilerinde de 30-35 yıllık emeğiniz bir anda yok oluyor. Bir testerenin ucunda” ifadelerini kullandı.
“Ağacın odunu meyvesinden daha fazla para ediyor”
Bahçesindeki ağaçları kestiren limon üreticisi Efe, kararının nedenini ürünün satılamamasıyla açıkladı.
Efe, “Şu an görmüş olduğunuz, kesilmekte olan ağaçlarımızın odunu meyvesinden daha fazla para ediyor” dedi. Üretim yaparak katma değer oluşturmak istediklerini belirten Efe, “Ben para kazanacağım ki bu gördüğünüz ürünleri yetiştirmeye, üretmeye devam edeceğim. Ama maalesef ürettiğimiz ürünler elimizde kalıyor” diye konuştu.
Ziraat mühendisi olduğunu ve toprak bilimi ve bitki besleme eğitimi aldığını söyleyen Efe, Çukurova’nın tarımsal potansiyeline rağmen üreticilerin yaşadığı tabloya tepki gösterdi. Girdi maliyetlerine de değinen Efe, mazot ve zirai ilaç gibi girdilerin ithalata bağlı olduğunu, gübre üretiminde kullanılan ham maddelerin de dışarıdan geldiğini ifade etti.
Efe, limonun maliyetinin yaklaşık 10 lira olduğunu belirtirken, ürün için alıcı bulamadıklarını söyledi. Komşusunun 300 ton mandalinayı kilogramı 66 kuruştan sattığını da aktaran Efe, “Bu girdi maliyetleriyle çok zor” dedi.
Üretici, bahçesini boşaltmak için ürününü ücretsiz verdi
Bahçedeki diğer üreticiler de ağaç kesiminin arkasındaki ekonomik sıkıntıyı anlattı. Bir üretici, mandalinalarını bahçeden çıkartabilmek için ürününü ücretsiz verdiğini, gelecek sezon yeniden verim alabilme umuduyla hareket ettiğini söyledi.
Üretici, gelecek yıl ürünün para edip etmeyeceği sorusuna ise “Etmeyeceğinden eminim” yanıtını verdi.
Bir başka üretici de bahçeden ücretsiz verilebilecek limonun markette 50 liraya satıldığını belirterek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.
Barut’tan üreticiye destek çağrısı
Ayhan Barut, üreticilerin yaşadığı sorunun yalnızca limonla sınırlı olmadığını; zeytin, üzüm, incir, pamuk ve ceviz üreticilerinin de sıkıntı yaşadığını söyledi. Tarım ve Orman Bakanı’na seslenen Barut, rekor üretim açıklamalarının çiftçinin gelir elde edemediği koşullarda yeterli olmadığını savundu.
“Bu rekorun kime ne faydası var?” diye soran Barut, ürünlerin dalında veya toprakta çürümeye terk edildiğini söyledi. Üreticilerin desteklenmesini isteyen Barut, “Çiftçiyi desteklemek demek aynı zamanda tüketiciyi desteklemek demek” dedi.
Barut, limon, portakal ve mandalina ağaçlarını kestirmek isteyen üreticilerin arttığını belirterek, gerekli destek sağlanmadığı takdirde narenciye üretiminin yapıldığı bölgelerde ağaç kesimlerinin devam edebileceği uyarısında bulundu.