KARADENİZ — Karadeniz bölgesinden buğday ihracatında yaşanan aksamaların, küresel piyasada yalnızca arz miktarını değil, buğdayın kalite bileşimini de etkileyebileceği belirtiliyor. Analistlere göre özellikle yüksek proteinli unluk buğday arzında oluşabilecek açık, alternatif kaynaklarla tamamen kapatılamayabilir.
Yüzde 12,5 proteinli Rus buğdayının yerini doldurmak zor
Temel sorunlardan biri, protein oranı yaklaşık yüzde 12,5 olan Rus buğdayına erişimin azalması.
Avustralya, Arjantin ve diğer ihracatçı ülkelerin yeterli miktarda buğday sağlayabilmesi durumunda dahi alternatif arzın daha büyük bölümünün yaklaşık yüzde 11,5 protein oranına sahip olması bekleniyor. Bu durum, özellikle un üretiminde kullanılabilecek uygun kaliteye sahip buğdayda potansiyel arz açığı oluşturabilir.
AB’nin de ikame kapasitesi sınırlı
Karadeniz bölgesinden gelen buğday arzının tamamen alternatif kaynaklarla karşılanması konusunda Avrupa Birliği’nin kapasitesinin de sınırlı olduğu belirtiliyor.
AB’nin 2026/27 pazarlama yılında buğday üretiminin 133,2 milyon ton olması bekleniyor. Bu rakam, bir önceki yılın 143,4 milyon tonluk üretiminin altında bulunuyor.
Fransa’nın buğdayında kalite profilinin nispeten iyi olduğu, ancak üretiminin daha düşük olması beklendiği ifade ediliyor. Romanya ve Bulgaristan’da ise normalden daha yüksek oranda düşük kaliteli buğday bulunması bekleniyor.
Ukrayna’da buğdayın yüzde 60’ı unluk kalite olabilir
Ukrayna’da ise buğday üretiminin yaklaşık yüzde 60’ının unluk kaliteye sahip olması bekleniyor. Ancak bu buğdayın protein oranının genellikle yüzde 11,5 civarında olduğu belirtiliyor.
Ukrayna’da lojistik kısıtlamaların da devam ettiği ifade ediliyor. Bunun yanında bazı taşıma kapasitesinin, birim taşıma kapasitesi başına daha yüksek gelir sağlayan yağlı tohumların taşınmasına yönlendirildiği kaydediliyor.
Yüksek gübre fiyatları gelecek sezonları da etkileyebilir
Buğday piyasasındaki bir diğer risk ise yüksek gübre fiyatları.
Daha yüksek protein oranına sahip buğday üretimi genel olarak daha fazla azot kullanımını gerektiriyor. Bu nedenle unluk buğday için oluşan primlerin zayıf kalması ve gübre fiyatlarının yüksek seyretmesi, çiftçilerin girdi kullanımını azaltmasına yol açabilir.
Bu durumun önümüzdeki yıllarda yalnızca üretim maliyetleri üzerinde değil, buğdayın kalite düzeyi üzerinde de baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Böylece Karadeniz bölgesindeki ihracat aksaklıklarının etkisi yalnızca piyasaya sunulan buğday miktarıyla sınırlı kalmayıp, yüksek proteinli ve un üretimine uygun buğdayın bulunabilirliği açısından da yeni bir risk alanı oluşturabilir.