Gürer: “Sanayiciye destek, çiftçiye köstek”

CHP’li Ömer Fethi Gürer, 4,5 milyon tonu aşan buğday ithalatını, üretim tahminlerindeki farkı ve çiftçinin artan borç yükünü eleştirdi.

Gürer: “Sanayiciye destek, çiftçiye köstek”
Haberler'de Abone Ol

ANKARA — CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM KİT Komisyonunda Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) faaliyetlerini değerlendirirken buğday üretim tahminleri arasındaki farkı, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında 4,5 milyon tonu aşan buğday ithalatını ve üreticinin maliyetlerini karşılamadığını belirttiği alım fiyatlarını gündeme taşıdı. Tarım politikalarında planlama ve öngörü eksikliği bulunduğunu savunan Gürer, “Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek” dedi.

Gürer, Türkiye’de üretim yapılmasına rağmen buğday ithalatının sürmesini eleştirerek, alım politikalarının çiftçinin gelirini ve yerli üretimin geleceğini gözetmesi gerektiğini söyledi. TMO’nun tahıl ve bakliyat alımları, lisanslı depolar, üretim maliyetleri ve çiftçinin borçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gürer, mevcut uygulamaların üreticiyi zor durumda bıraktığını savundu.

Buğday üretim tahminlerinde 3 milyon tonu aşan fark

Gürer, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) mayıs ayında açıkladığı bitkisel üretim tahmininde buğday üretiminin 22,7 milyon ton olarak öngörüldüğünü, TMO Genel Müdürünün ise komisyonda bu yıl 25 milyon ton ürün elde edileceğini ifade ettiğini belirtti.

İki tahmin arasında 3 milyon tonu aşan fark bulunduğuna dikkat çeken Gürer, Cumhurbaşkanlığı yıllık programında TMO’nun 2026 yılında 3,5 milyon ton buğday almasının öngörüldüğünü hatırlattı. Gürer, üretim tahminlerindeki farklılığın tarımsal planlama ve öngörü sorunlarını ortaya koyduğunu savundu.

“İthalat 4,5 milyon tonu geçmiş”

Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından getirilen buğdayın Türkiye’de işlenerek un ve makarna gibi ürünlere dönüştürüldüğünü, ardından yeniden ihraç edildiğini belirten Gürer, bu uygulamanın yerli üretici açısından sonuçlarını eleştirdi.

Gürer, rejim kapsamında buğday ithalatının 4,5 milyon tonu geçtiğini belirterek şöyle konuştu:

“Şu anda Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalat 4,5 milyon tonu geçmiş. Bu dönemde ürün varken niye yurt dışından getiriyoruz? Yurt dışından getirmek sanayiciye destek, çiftçiye köstek olmak demek.”

Türkiye’nin un ve makarna ihracatında öne çıkmasının tek başına yeterli olmadığını savunan Gürer, ürünlerin düşük fiyatlarla satıldığını ve bu durumun ihracat gelirlerini etkilediğini ifade etti.

Üreticinin maliyeti ve alım fiyatları gündemde

Gürer, ziraat odalarıyla yaptıkları çalışmalarda buğday fiyatlarının bölgeye ve verime göre 19-23 lira arasında değiştiğini belirtti. Mazot, gübre, sulama ve elektrik maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Gürer, üretim maliyetlerinin hesaplanmasında çiftçinin güncel giderlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Mazotun geçen yıl 55 lira seviyesinde olduğunu, bazı fiyatların 90 lirayı aştığını belirten Gürer, DAP gübresi ve sulama giderlerindeki artışların da üreticinin maliyetini yükselttiğini ifade etti.

Alım fiyatı açıklandığında piyasa fiyatlarının bu seviyenin altına düşmemesi gerektiğini savunan Gürer, mevcut uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını söyledi.

Yeşil mercimek ve lisanslı depo uygulamasına eleştiri

Gürer, bakliyat alımlarında da üreticinin yeterince desteklenmediğini savundu. Yeşil mercimeğin serbest piyasada 22 liraya kadar gerilediğini, TMO’nun ise tüccardan 32 liraya ürün aldığını belirterek alımların üreticiyi destekleyecek şekilde yapılması gerektiğini ifade etti.

TMO’nun geçmişte sattığı depoların bir bölümünde daha sonra kiracı olarak faaliyet göstermesini de eleştiren Gürer, kurumların faiz ve kira giderleri yerine üreticiye ve depolama altyapısına yönelik politikaları güçlendirmesi gerektiğini savundu.

Gürer, kendi ilçesi Bor’da TMO binasının yıkıldığını ve kurumun artık ilçede alım yapmadığını belirterek, üreticilerin daha uzaktaki alım merkezlerine gitmek zorunda kalmasının özellikle artan mazot fiyatları karşısında maliyet oluşturduğunu söyledi.

Mercimek ithalatı ve çiftçinin borç yükü

Türkiye’nin mercimek üretimi ve ekim alanlarına da değinen Gürer, bu yıl mercimek ithalatının üretimi aştığını öne sürdü. Ekim alanlarının daralması ve verimliliğin gerilemesinin üretimin geleceği açısından risk oluşturduğunu belirten Gürer, çiftçilerin tohum, gübre, ilaç, sulama, mazot ve elektrik giderlerini azaltacak desteklere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Gürer, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısının 2,3 milyon olduğunu, çiftçilerin bankalara kredi borcunun ise 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını söyledi. Düşük alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve borç yükünün tarımsal üretimi zorladığını savunan Gürer, TMO’nun üreticiyi ve ülkenin tarımsal geleceğini gözeten politikalar izlemesi gerektiğini belirtti.

Gürer’den TMO’ya patates çağrısı

Niğde’nin patates üretimindeki önemine dikkat çeken Gürer, bölgede yaklaşık 1 milyon ton patates üretildiğini söyledi. TMO’nun geçmişte patates alımı yaptığını hatırlatan Gürer, kurumun üreticilerin sorunlarına çözüm üretebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirterek patates alımının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Gürer, TMO’nun yalnızca piyasa koşullarına göre hareket etmek yerine üreticiyi, çiftçiyi ve Türkiye’nin tarımsal geleceğini gözeten daha öngörülü politikalar geliştirmesi çağrısında bulundu.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları