İZMİR — Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (EİB) davetiyle Türkiye’ye gelen Avrupa kuru meyve sektörünün üç kuruluşunun yöneticileri, 29 Ağustos–3 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir, Aydın ve Manisa’da üreticiler, araştırma kurumları ve ihracatçılarla bir araya geldi.
Brüksel merkezli Avrupa Kuru Meyve, Kuruyemiş, Konserve ve Benzeri Ürünler Ticaret Federasyonu FRUCOM, Almanya merkezli Waren-Verein der Hamburger Börse e.V. ve Hollanda merkezli Nederlandse Zuidvruchten Vereniging (NZV) yöneticileri, program kapsamında Türk kuru meyve sektörünün üretimden ihracata uzanan değer zincirini yerinde inceledi.
Heyette FRUCOM Genel Sekreteri Anna Boulova, FRUCOM Gıda Politikaları Danışmanı João Pereira, Waren-Verein Genel Müdürü Jeanette Gonnermann, Gıda Politikaları Danışmanı Ute Thote ile NZV Sekreteri Barbara Niemans ve Mevzuat İşleri Danışmanı Danielle Vreedzaam yer aldı.
Program kapsamında Avrupalı paydaşlar; üretim, hasat, kurutma, laboratuvar analizleri, ürün kabulü, işleme, kalite kontrol, ihracat ve uluslararası pazarlama süreçleri hakkında sahada bilgi aldı.
Kuru incirin üretim ve ihracat zinciri Aydın’da incelendi
Programın Aydın ayağında kuru incir üretici bahçeleri ile işleme ve ihracat tesisleri ziyaret edildi. Heyete Sarılop kuru incirinin yetiştiği ekolojik koşullar, üretim uygulamaları, hasat ve kurutma süreçleri ile ürün kabulü, sınıflandırma, kalite kontrol ve ihracata hazırlık aşamaları aktarıldı.
İncir Araştırma Enstitüsü ziyaretinde ise kuru incirde verim ve kalitenin geliştirilmesi, üretim sorunlarının çözümü ve gıda güvenliğine yönelik araştırma ve teknik çalışmalar ele alındı.
Avrupa kuru meyve pazarının gündemi ihracatçılarla görüşüldü
Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirilen toplantıda FRUCOM, Waren-Verein ve NZV yöneticileri kuruluşlarının faaliyetleri, Avrupa kuru meyve pazarındaki gelişmeler, ithalatçı ve perakende sektörünün beklentileri, sürdürülebilirlik talepleri ve Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel gelişmeler hakkında bilgi verdi.
Toplantıda Türk kuru kayısısı, kuru inciri ve çekirdeksiz kuru üzümünün Avrupa pazarındaki konumunun yanı sıra gıda güvenliği, kalite, mikotoksinler, pestisit düzenlemeleri, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve tedarik zincirindeki yeni beklentiler değerlendirildi.
Gabay: “Sahadaki çalışmalarımızı Avrupa’daki aktif temsilimizle tamamlıyoruz”
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Avrupa’nın Türk kuru meyve sektörü açısından stratejik önem taşıdığını belirterek üretimden uluslararası mevzuata kadar bütüncül bir çalışma yürüttüklerini söyledi.
Gabay, “Üreticimizle sahada kalite ve gıda güvenliğini geliştirmek için çalışıyor, araştırma kurumlarımızla bilimsel ve teknik altyapımızı güçlendiriyor, işletmelerimiz ve ihracatçılarımızla uluslararası pazarların beklentilerine hazırlanıyoruz.” dedi.
Avrupalı paydaşlara Türkiye’deki üretimden ihracata kadar uzanan yapıyı gösterdiklerini ifade eden Gabay, araştırma kurumları, laboratuvarlar, üreticiler, işletmeler ve ihracatçıların sektörün teknik altyapısında önemli rol oynadığını belirtti.
Gıda güvenliği ve sürdürülebilir ticaret gündemde
Gabay, Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gündemde bulunan yeni düzenlemelerin sektör üzerindeki etkilerinin de ele alındığını belirtti.
Tüketici sağlığının korunmasının temel öncelik olduğunu vurgulayan Gabay, düzenlemelerin bilimsel veriler ve kapsamlı etki analizleri temelinde hazırlanması gerektiğini söyledi.
Gabay, “Gıda güvenliğinden taviz verilmesi söz konusu olamaz. Bununla birlikte üretici, ihracatçı ve ithalatçı açısından uygulanabilir, bilimsel temelli düzenlemelere ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.
Manisa’da kuru üzüm zinciri sahada ele alındı
Programın Manisa etabında Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ziyaret edilerek bağcılık alanındaki Ar-Ge çalışmaları, laboratuvar altyapısı ve gıda teknolojileri hakkında bilgi alındı. Ziyaret kapsamında ürün tadımı ve hasat demonstrasyonu gerçekleştirildi.
Manisa’nın farklı bölgelerindeki bağ, sergi alanı ve kuru üzüm işleme tesisi ziyaretlerinde ise erken uyarı sistemleri, bağ yönetimi, hasat, kurutma, ürün kabulü ve mal alımı, işleme, kalite kontrol ve pazarlama süreçleri incelendi.
Programın sonunda Avrupalı paydaşların Türkiye’de edindikleri bilgi ve değerlendirmeleri kendi ülkelerindeki ilgili sektör kuruluşları ve kurumlarla paylaşmaları, teknik diyaloğun sürdürülmesi ve sektörün öncelikli konularında ortak girişimler geliştirilmesi konusunda mutabık kalındı. Önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iş birliği programları ve karşılıklı ziyaretlerin gerçekleştirilmesi de planlandı.