HİNDİSTAN — Hindistan, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) üretiminde mısır, soya ve palm yağı gibi gıda amaçlı tarımsal ürünlerin kullanımını yasaklamayı değerlendiriyor. S&P Global Energy’nin incelediği yeni devlet politikası taslağı, gıda üretimi ile havacılık yakıtı sektörü arasındaki hammadde rekabetini önlemeyi hedefliyor.
Taslakta, gıda ürünleri yerine kullanılmış yemeklik yağlar, hayvansal yağlar ve tarımsal artıkların SAF üretiminde değerlendirilmesi öneriliyor. Böylece gıda amaçlı tarımsal hammaddelere yönelik talebin artırılmasının ve bunun gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Mısır, soya ve palm yağı kapsam dışında bırakılabilir
Hindistan’ın mevcut biyoetanol programı büyük ölçüde mısır ve pirinç fazlasına dayanıyor. Ancak yeni SAF politikası, bu yaklaşımın aksine alternatif hammaddeleri öne çıkarıyor.
Kullanılmış yemeklik yağlar, hayvansal yağlar ve tarımsal artıkların yanı sıra alkolün havacılık yakıtına dönüştürüldüğü teknolojide şeker kamışı melası, şurup ve şeker fazlasının kullanılması planlanıyor.
Taslak ayrıca ormansızlaşmaya, biyolojik çeşitlilik kaybına veya izin verilmeyen genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımına bağlı hammaddelerin de SAF üretiminde kullanılmasını engellemeyi öngörüyor. Hammadde kaynaklarının coğrafi konum verileri ve uydu takibiyle denetlenmesi de planlanan uygulamalar arasında yer alıyor.
Üreticiye sabit alım fiyatı ve yatırım desteği önerisi
SAF üretimine özel sektör yatırımlarını çekmek isteyen Hindistan hükümeti, sabit alım fiyatı sistemi oluşturmayı öneriyor. Buna göre Petrol ve Doğal Gaz Bakanlığı, üretim maliyetlerini ve garanti edilmiş kâr oranını dikkate alarak alım fiyatlarını yıllık veya altı aylık dönemlerde belirleyecek.
Farklı üretim teknolojileri için ayrı fiyat tarifeleri uygulanması, petrol şirketlerine ise alım fiyatı ile piyasa fiyatı arasındaki farkı karşılamaya yönelik devlet desteği sağlanması gündemde. Ancak taslakta henüz kesin fiyatlar ve kârlılık oranları açıklanmadı.
Yeni üretim tesisleri için sermaye harcamalarının yüzde 30’una kadar devlet desteği verilmesi de öneriliyor. Mevcut biyoyakıt tesislerinin modernizasyonu ve petrol rafinerilerinin yenilenebilir hammaddelerden havacılık yakıtı üretiminde kullanılması da planın parçaları arasında bulunuyor.
2040 için 8-10 milyon tonluk üretim potansiyeli
Taslakta yer alan tahminlere göre Hindistan, yılda 750 milyon tondan fazla biyokütleye sahip. Bunun yaklaşık 230 milyon tonunu SAF üretiminde değerlendirilebilecek tarımsal artık fazlası oluşturuyor.
Ülkenin sürdürülebilir havacılık yakıtı üretim potansiyelinin 2040 yılına kadar yıllık 8-10 milyon tona ulaşabileceği öngörülüyor. Bu kapasitenin oluşturulması için 70-85 milyar dolarlık yatırım gerektiği tahmin ediliyor.
Uluslararası uçuşlarda SAF kullanımına ilişkin hedefler de taslakta yer alıyor. Buna göre kullanım oranının 2027’de yüzde 1, 2028’de yüzde 2 ve 2030’da yüzde 5 olması; 2035’te ise yüzde 7,5’e yükselmesi öngörülüyor.
Hindistan’ın yeni politikası, havacılık yakıtı üretiminde gıda amaçlı tarımsal ürünler yerine tarımsal artıkların ve atık yağların kullanımını artırmayı hedefliyor. Ancak düzenleme henüz taslak aşamasında olduğu için hammadde kullanımına, devlet desteklerine ve zorunlu yakıt harmanlama oranlarına ilişkin nihai kararlar verilmiş değil.