ANKARA — CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere tarımsal ürünlerin alım fiyatlarına tepki gösterdi. Açıklanan fiyatların üretici beklentilerinin ve enflasyonun altında kaldığını savunan Gürer, fiyatların girdi maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Çiftçilerin toplam kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını belirten Gürer, üreticilerin daha iyi bir hasat döneminde elde edecekleri gelirle borçlarını ödemeyi beklediğini, ancak düşük alım fiyatları ve artan maliyetlerin bu beklentiyi zorlaştırdığını söyledi.
Çeltikte yüzde 12’lik artışa tepki
Çeltik alım fiyatlarına değinen Gürer, Baldo grubu için 45 lira, Osmancık grubu için 38 lira, diğer çeşitler için ise 32 lira fiyat açıklandığını belirtti. Mazotta yüzde 90’a, azotlu gübrede yüzde 45’e ve tarımsal elektrikte yüzde 27’ye ulaşan artışlar yaşandığını ifade eden Gürer, çeltik fiyatındaki yüzde 12’lik artışın üreticinin maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını savundu.
Türkiye’nin çeltik ve pirinç ithal ettiğini hatırlatan Gürer, dışa bağımlılığın azaltılması için yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Pancar fiyatı için 4.500 TL’nin üzeri talebi
Şeker pancarı alım fiyatının da yeniden değerlendirilmesini isteyen Gürer, 2024 yılında ton başına 2 bin 375 lira olan fiyatın 2025’te 3 bin 100 liraya yükseldiğini, 2026 yılı için ise 3 bin 750 lira olarak açıklandığını belirtti. Gürer, son fiyat artışının yüzde 20’de kaldığını, buna karşılık şeker fiyatında yüzde 24 artış yapıldığını ifade etti.
Pancar üreticilerinin ton başına 4 bin 500 lira ve üzerinde fiyat beklediğini kaydeden Gürer, açıklanan fiyatın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını söyledi. Pancar sökümünün sürdüğünü, kampanyanın ise 20 Eylül’de başladığını belirten Gürer, fiyatın gecikmeden revize edilmesini ve ton başına 4 bin 500 liranın üzerine çıkarılmasını talep etti.
Gürer, Türkiye’de yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini ve bu üretimden yaklaşık 2,8 milyon ton şeker elde edildiğini belirterek pancarın stratejik önemine dikkat çekti. Üreticinin gelir elde edememesi durumunda pancar ekiminden vazgeçebileceğini savunan Gürer, bunun nişasta bazlı şurup ve tatlandırıcıların kullanımına ilişkin tartışmaları da gündeme getirebileceğini söyledi.
Üzümden fındığa, limondan elmaya üretici fiyat sorunu yaşıyor
Gürer, fiyat sorununun çeltik ve şeker pancarıyla sınırlı olmadığını; fındık, üzüm, incir, narenciye, çay, zeytin, domates, buğday, karpuz ve elma üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Üzümde geçen yıl yaklaşık 120 lira olan fiyatın bu yıl 100 lira seviyesine gerilediğini söyleyen Gürer, fındık üreticisinin 370 lira civarındaki beklentisine karşılık alımların 200-250 lira aralığında gerçekleştiğini belirtti. Limonun üreticide 5 lira civarında olmasına karşın marketlerde yaklaşık 50 liradan satıldığını ifade eden Gürer, fiyat farkının üretici ile tüketici arasındaki sorunu ortaya koyduğunu savundu.
Elmada da fiyat sıkıntısı yaşandığını belirten Gürer, meyve suyu fabrikaları için elmanın bazı bölgelerde kilogram başına 3,5-4,5 liradan alındığını söyledi. Geçen yıl zirai nedenlerle ürün kaybı yaşayan üreticilerin bu yıl da düşük fiyatlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
“Üreten kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor”
Girdi maliyetleri yükselirken üreticinin ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kaldığını belirten Gürer, ürünün üreticiden çıktıktan sonra daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaştığını söyledi. Gürer, “Böyle olunca da üreten kazanamıyor. Tüketen pahalı ürün alıyor” diyerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.
Üreticinin borçlarını ödeyebilmek için ürününü hasat döneminde satmak zorunda kaldığını belirten Gürer, alım fiyatlarının düşük tutulmasının ürünün daha sonra tüccarın eline geçmesiyle fiyatların yükselmesine yol açabildiğini ifade etti. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için ürün fiyatlarının üretim maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Alım fiyatlarının üretimden önce açıklanması çağrısı
Gürer, hangi bölgede hangi ürünün yetiştirileceğinin, beklenen verimin ve rekoltenin önceden değerlendirilerek alım fiyatlarının üretim dönemi başlamadan açıklanması gerektiğini belirtti. Böylece üreticinin hangi ürünü yetiştireceğine daha sağlıklı karar verebileceğini ifade etti.
Fiyatların hasat dönemine yakın veya hasat başladıktan sonra açıklanmasının çiftçinin önünü görmesini zorlaştırdığını söyleyen Gürer, mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, elektrik, işçilik ve arazi kirası gibi giderlerin dikkate alınmasını istedi.
Gürer, çeltik ve şeker pancarı başta olmak üzere açıklanan alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesi, üreticiye maliyetlerini karşılayacak ve makul kâr bırakacak fiyat verilmesi gerektiğini belirtti. Üreticinin korunmaması hâlinde üretim deseninin değişebileceğini, ithalata bağımlılığın artabileceğini ve Türkiye’nin gıda güvenliği açısından daha fazla riskle karşılaşabileceğini savundu.