CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda tarımda çalışan sayısının 2002’deki 7,4 milyondan 2025’te 4,56 milyona gerilediğini belirterek, yüksek girdi maliyetleri, pazarlama sorunları ve yetersiz desteklerin üreticiyi tarımdan uzaklaştırdığını söyledi.
ANKARA — CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, tarımda çalışan ve üretim yapan nüfustaki gerilemeye dikkat çekti. Gürer, tarımda çalışan sayısının 2002 yılında 7 milyon 400 bin iken 2025 yılında 4 milyon 560 bine gerilediğini belirterek, üreticinin yüksek girdi maliyetleri, pazarlama sorunları ve yetersiz destekler nedeniyle tarımdan uzaklaştığını söyledi.
Gürer, tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak konuşmasına tarımda çalışanların sayısındaki değişimi anlatarak başladı. 2002 yılında nüfusun 69 milyon olduğunu ve tarımda 7 milyon 400 bin kişinin çalıştığını belirten Gürer, 2025 yılında nüfusun 86 milyona çıktığını, buna karşılık tarımda çalışan sayısının 4 milyon 560 bine gerilediğini ifade etti.
Gürer'in verdiği rakamlara göre tarımda çalışanların toplam nüfusa oranı 2002'de yaklaşık yüzde 10,7 seviyesindeyken, 2025'te 4 milyon 560 bin kişinin 86 milyonluk nüfusa oranı yaklaşık yüzde 5,3 seviyesine geliyor. Konuşma dökümünde bu oran yüzde 5,23 olarak ifade ediliyor.
Gürer, tarımda çalışan sayısındaki gerilemenin yanı sıra çiftçi ve sigortalı çiftçi sayılarına da dikkat çekti. Ziraat odalarına kayıtlı üye sayısının yaklaşık 5 milyon, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne dahil çiftçi sayısının ise yaklaşık 2 milyon 300 bin civarında olduğunu söyledi.
Sigortalı çiftçi sayısındaki değişime de değinen Gürer, 2009 yılında 1 milyon 140 bin seviyesinde olan sayının bugün 562 bin 120'ye düştüğünü ifade etti.
“Veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanı, üretende bir gerileme var.”
“Üretici kazanmazsa büyük kentlere gidiyor”
Tarımda çalışan ve üretici sayısındaki gerilemenin nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürer, çiftçiliğin kişi başına yapılan bir iş olduğunu ve üreticinin kazandığı sürece üretime devam ettiğini söyledi.
Gürer, üreticinin kazanamadığında büyük kentlere yöneldiğini belirterek, yüksek girdi maliyetleri ve pazarlama sorunlarının çiftçinin karşılaştığı temel sorunlar arasında bulunduğunu dile getirdi.
Gürer, üreticinin kendi ürününden yeterli gelir elde edemediği düşüncesinin de tarımdan uzaklaşmayı etkilediğini belirterek şöyle konuştu:
“Girdi maliyetleri yüksek. Ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var. Kendisine sağlanan destekler yetersiz.”
Gürer, üreticinin yaşadığı durumu, “Ben bir yılda ürünü üretiyorum. Benden alıp giden para kazanıyor. Ben kazanamıyorum.” sözleriyle anlattı.
Fındık, çay ve buğday fiyatlarını örnek gösterdi
Gürer, düşük alım fiyatlarının üreticinin belirli ürünlerden uzaklaşmasına neden olduğunu savundu. Konuşmasında fındık, çay ve buğdayı örnek gösteren Gürer, düşük alım fiyatlarının üretim kararlarını etkilediğini ifade etti.
“Buğdayda fiyat düşük. Ya düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuçta o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor.”
Gürer ayrıca tarım politikalarında ithalata başvurulmasını eleştirerek, üreticinin, çiftçinin ve besicinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
“Rafta ürün var ama vatandaş alamıyor”
Tarımda yaşanan sorunların yalnızca üretici açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gürer, tüketicilerin de düşük alım gücü nedeniyle gıdaya erişimde sorun yaşadığını söyledi.
Gürer, et, süt, meyve ve sebzede vatandaşın satın alma gücünün önemine dikkat çekerek, rafta ürün bulunmasına rağmen tüketicinin bu ürünleri satın alamamasını “dolaylı bir kıtlık” olarak nitelendirdi.
Üreticinin ürününün tarlada kalmasının da bir sonraki yıl üretim tercihlerinin değişmesine yol açtığını belirten Gürer, ürün desenindeki değişimin ilerleyen dönemlerde arzı ve fiyatları etkileyebileceğini savundu.
Gürer’den üretim planlaması ve destek çağrısı
Gürer, tarım politikalarının temelinde üretim planlamasının bulunması gerektiğini söyledi. Üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, desteklerin artırılması ve üretim sürecinin bütün aşamalarının planlanması gerektiğini ifade etti.
Gürer'in önerileri arasında mazotta ÖTV ve KDV'nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi ve üretim öncesinden üretim sonrasına kadar sürecin planlanması da yer aldı.
“Hem üretenin zarar etmeyeceği hem tüketenin uygun fiyatta ürün alabileceği bir sistemin oluşturulması gerekiyor.”
Gürer, son yıllarda üretim planlamasının daha fazla gündeme geldiğini ancak mevcut tarım politikalarının sorunları çözmekte yetersiz kaldığını savundu. Konuşmasında patates ve soğan üretimini de örnek gösteren Gürer, tarım politikalarının üretim planlaması konusunda daha etkin olması gerektiğini söyledi.
“Çiftçilerin yaş ortalaması 58”
Tarımda çalışan nüfusun yaşlanmasına da dikkat çeken Gürer, çiftçilerin yaş ortalamasının 58 olduğunu ifade etti. Çiftçilerin tarımdan çekilmesi halinde gelecekte gıda alanında yaşanabilecek sorunların daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu.
Gürer, çözüm için kamucu bir anlayışla üretim planlamasının öne çıkarılması ve sorunların tarım sektörünün tüm kesimlerini kapsayan bir çalışmayla ele alınması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
Kaynak:Tarım Pusulası






















































Yorum Yazın