GAZİANTEP — Güneydoğu Anadolu bölgesinin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,6 artarak 2,5 milyar dolara yükseldi.
Ağustos ayında sektör ihracatı 274,3 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Güneydoğu Anadolu Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatındaki yüzde 31’lik payıyla liderliğini korudu.
Sekiz aylık dönemde bölgeden yaklaşık 3 milyon ton hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı gerçekleştirildi.
Ayçiçek yağı ve makarna öne çıktı
Bölgenin sekiz aylık ihracatında ürün bazında ayçiçek yağı ve makarna öne çıktı.
Bu dönemde yaklaşık 832 bin ton makarna ve 513 bin ton buğday unu ihraç edildi. Ayçiçek yağı ihracatı ise yaklaşık 314 bin ton oldu.
En fazla ihracat geliri elde edilen ürün ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağı ihracatı yüzde 30 artışla 520,5 milyon dolara ulaştı.
İkinci sırada yer alan makarna ihracatı ise yüzde 13,2 artışla 447,7 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Orta Doğu 1 milyar doları aştı
Güneydoğu Anadolu’nun sektör ihracatında en büyük pazar Orta Doğu oldu. Bölgenin Orta Doğu’ya gerçekleştirdiği ihracat 1 milyar doların üzerine çıktı.
Afrika ülkelerine yapılan toplam ihracat ise 885 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kadooğlu: İki uluslararası kriz ticareti baskılıyor
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, küresel gıda ticaretinde hammadde ve navlun sorunlarının baskı oluşturduğunu belirterek Güneydoğu Anadolu’nun pazar çeşitliliği sayesinde direncini koruduğunu ifade etti.
Kadooğlu, yılın son çeyreğinde küresel gıda piyasalarını etkileyen iki önemli risk alanına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Yılın son çeyreğini küresel gıda piyasalarını iki ayrı koldan baskılayan, oldukça zorlu ve stratejik bir denklemle karşılıyoruz.”
Karadeniz havzasındaki gerilimler ve limanlardaki tıkanıklıkların ürün akışını etkilediğini belirten Kadooğlu, Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin de deniz taşımacılığındaki navlun maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Kadooğlu, iki krizin aynı anda yaşanmasının hem uygun maliyetle hammaddeye erişim hem de üretilen ürünlerin rekabetçi fiyatlarla hedef pazarlara ulaştırılması açısından ihracatçılar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
TMO’nun stok satışına dikkat çekti
Kadooğlu, bu ortamda Toprak Mahsulleri Ofisinin arpa, mısır ve buğday stoklarını piyasaya sunmasını da değerlendirdi.
“TMO’nun, ELÜS üzerinden ve kendi depolarındaki arpa, mısır ve buğday stoklarını hızla piyasaya sunması; Karadeniz’deki aksamaların iç piyasamızda yaratabileceği ham madde tedarik endişesini biraz da olsa çözdü.”
Kadooğlu, TMO’nun satış sezonunu öne çekmesini de “çok hayati ve kıymetli bir müdahale” olarak nitelendirdi.
ABD ihracatı yüzde 25,3 arttı
Güneydoğu Anadolu’nun ABD pazarındaki ihracatı da yükseldi. Kadooğlu’nun verdiği bilgiye göre bölgenin ABD’ye ihracatı bu yıl yüzde 25,3 artarak 243,9 milyon dolara ulaştı.
Kadooğlu, lojistik sorunların yarattığı maliyetlere ve okyanus ötesi nakliye zorluklarına rağmen ABD pazarındaki artışın Türk gıda ürünlerine yönelik talebi gösterdiğini belirtti.
Afrika pazarında da artış yaşandığını kaydeden Kadooğlu, Güneydoğu Anadolu’dan kıtaya gerçekleştirilen sektörel ihracatın yüzde 25,4 arttığını bildirdi.
Özellikle Cibuti, Somali, Sudan, Umman ve Nijer gibi ülkelerde dikkat çekici artışlar sağlandığını belirten Kadooğlu, un, makarna ve bitkisel yağ gibi temel gıda ürünlerine yönelik talebin devam ettiğini ifade etti.
Hedefte ABD, komşu ülkeler ve Afrika var
Kadooğlu, yılın son çeyreğinde ABD gibi katma değerli ürün talebinin yüksek olduğu uzak pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı, komşu coğrafyalardaki karayolu lojistik avantajından yararlanmayı ve Afrika’daki pazar derinliğini kullanmayı hedeflediklerini belirtti.
Kadooğlu, bölgenin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti.