ADANA — YENİ Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Adana’da arazi toplulaştırması sonrasında ruhsatlı yeraltı su kuyularında yaşandığını belirttiği bürokratik sorunu TBMM gündemine taşıdı.
Barut, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sundu. Barut’un açıklamasına göre, kamu eliyle gerçekleştirilen arazi toplulaştırmaları sonucunda bazı arazilerin ada, parsel ve pafta bilgileri değişirken, bu değişiklikler daha önce ruhsatlandırılmış yeraltı su kuyularının ruhsat işlemlerinde sorunlara yol açıyor.
Barut: Çiftçiye yeniden muvafakat yükü getiriliyor
Barut, çiftçinin kendi iradesi dışında gerçekleştirilen arazi toplulaştırması nedeniyle arazisinin kadastral bilgilerinin değiştiğini, buna bağlı olarak ruhsatlı su kuyularının pafta ve parsel bilgilerinin de değiştiğini belirtti.
Ruhsatın yeni kadastral bilgilere göre güncellenmesi veya devralınması aşamasında yeni bir engelle karşılaşıldığını savunan Barut, DSİ’nin yeni paftada yer alan malik veya mirasçıların yarısından bir fazlasının muvafakatini istediğini öne sürdü.
Barut, “Çiftçinin hiçbir dahli ve kusuru olmadığı halde, devletin gerçekleştirdiği arazi toplulaştırmasının sonucunda neden çiftçiye yeniden muvafakat toplama yükü getiriliyor? Böyle bir durumda üretici ne yapacak?” ifadelerini kullandı.
“Çözümün yükü çiftçinin sırtına bırakılamaz”
Barut, daha önce DSİ tarafından verilmiş yasal kuyu ruhsatlarının çiftçinin kendi isteğiyle değiştirilmediğini vurgulayarak, arazi toplulaştırmasını ve ada, parsel ve pafta değişikliklerini de çiftçinin gerçekleştirmediğini belirtti.
Bu nedenle toplulaştırma sonucunda ortaya çıkan kadastral değişikliklerin çözümünün çiftçiye bırakılmaması gerektiğini savunan Barut, “Devlet kendi yaptığı işlemin sonucunda ortaya çıkan sistemsel sorunu çözmek yerine çözümün yükünü çiftçinin sırtına yükleyemez” dedi.
Barut ayrıca, Bakanlık ve DSİ’ye başvuran çiftçilere sorunun sistemsel olduğu ve çözüm için çalışmaların sürdüğünün ifade edildiğini aktardı. Ancak sistemsel bir sorunun çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti ortadan kaldırmadığını belirtti.
“Çiftçi tarlasını mı sulayacak, bürokrasiyle mi uğraşacak?”
Ruhsat işlemlerindeki bürokratik sorunların üretim döneminde çiftçiler açısından zaman kaybına yol açabileceğini savunan Barut, sulama zamanının, üretim sezonunun ve hava şartlarının beklemediğini söyledi.
Mazot, gübre, tohum ve ilaç maliyetlerinin üreticiler üzerindeki yüküne de dikkat çeken Barut, ruhsat işlemleri nedeniyle üretimin önüne yeni bürokratik engeller çıkarılmasını eleştirdi.
Barut, Bakanlık ve DSİ’ye çağrıda bulunarak, “Çiftçinin önüne bürokratik duvar örmeyin!” dedi.
Çözüm için kurumlar arası sistem eşleştirmesi çağrısı
Barut, daha önce DSİ tarafından ruhsatlandırılmış kuyuların, arazi toplulaştırması nedeniyle değişen ada, parsel ve pafta bilgileriyle eşleştirilmesinin ilgili kurumların görevi olduğunu ifade etti.
Kurumlar arasındaki sistem sorununun çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini savunan Barut, “Devletin bir kurumu araziyi toplulaştırırken diğer kurumu bu değişikliği kendi sistemine işleyemiyorsa, bunun çözümünü vatandaşın üzerine bırakmak doğru değildir” dedi.
Barut, açıklamasının sonunda “Kurumlar arasındaki sistem sorununu çiftçi çözmek zorunda değildir” ifadelerini kullandı.