Sarıbal: Zeytin ve narenciyede üretici zarar ediyor

Orhan Sarıbal, zeytin ve narenciyede düşük fiyat ve yüksek maliyetleri eleştirerek kamu alımı, ihracat desteği ve kadın çiftçilere sosyal güvence istedi.

Sarıbal: Zeytin ve narenciyede üretici zarar ediyor
Haberler'de Abone Ol

ANKARA — CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, zeytin ve narenciyede hasat döneminin düşük fiyatlar, yüksek üretim maliyetleri ve pazarlama sorunlarıyla geçtiğini belirterek üreticiyi koruyacak politikalar uygulanmasını istedi. Üretimin artmasının çiftçinin gelirini artırmadığını savunan Sarıbal; kamu alımlarının güçlendirilmesi, ihracat olanaklarının geliştirilmesi, tarımsal girdi desteklerinin artırılması ve kadın çiftçilerin sosyal güvenceye kavuşturulması çağrısında bulundu.

Düzenlediği basın toplantısında ekonomi ve tarım politikalarını eleştiren Sarıbal, üreticilerin artan maliyetler karşısında emeğinin karşılığını alamadığını söyledi. Üretim artışının çiftçi gelirlerine yansımadığına dikkat çeken Sarıbal, mevcut durumu “Ne kadar çok üretirseniz o kadar çok zarar edersiniz” sözleriyle değerlendirdi.

Sarıbal’dan basın özgürlüğü vurgusu

Konuşmasına basın emekçilerini selamlayarak başlayan Sarıbal, yurttaşların doğru haber alma hakkının özgür ve bağımsız basınla korunabileceğini ifade etti. Basının siyasi ve ekonomik baskılardan uzak çalışması gerektiğini belirten Sarıbal, basın kuruluşlarının susturulmasına ve kapatılmasına karşı çıkarak, “Basın özgür olmalıdır. Basın susturulmamalıdır. Basın yayın kuruluşları asla kapatılmamalıdır” dedi.

Afetlere karşı güvenli kentleşme çağrısı

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde yoğun yağışların ardından yaşanan olaylara da değinen Sarıbal, can kayıplarına yol açan afetlerde yanlış kentleşmenin, dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının ve toprağın betonla kaplanmasının etkili olduğunu savundu.

Maltepe’de çöken binayı da hatırlatan Sarıbal, güvenli yapılaşma, bilimsel planlama ve denetimin önemine işaret etti. Merkezi yönetim, AFAD, ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Sarıbal, “Önce insanınızın yaşam hakkını sağlamak zorundasınız” ifadelerini kullandı.

Kırsalda yaşamın ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini söyleyen Sarıbal, insanların büyük kentlerde yoğunlaşmasına yol açan ekonomik düzenin de sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

Kadın çiftçilere sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi önerisi

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla tarımda çalışan kadınların sorunlarını gündeme getiren Sarıbal, kadınların ekimden hasada, ürünün hazırlanmasından pazarlanmasına kadar üretimin her aşamasında emek verdiğini belirtti.

Kadın çiftçilerin bu emeğe rağmen mülkiyet, temsil, gelir ve sosyal güvenlik alanlarında eşitsizliklerle karşılaştığını ifade eden Sarıbal, CHP’nin tarımda çalışan kadınların sigortalı olması ve sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi yönündeki taahhüdünü yineledi.

Sarıbal, “Tarımda çalışan, tarımda üretim yapan kadınlarımızın sigortalı olacağını, sigorta primlerinin devlet tarafından ödeneceğini defalarca söyledik. Bir kez daha söylüyoruz” dedi.

Amasya Şeker Fabrikası için uzun vadeli ve düşük faizli kredi talebi

Amasya Şeker Fabrikası’nın ekonomik sorunlarına ve üretimin devamlılığına ilişkin kaygılarını dile getiren Sarıbal, fabrikanın bölge çiftçileri, işçiler ve pancara dayalı üretim zinciri açısından önem taşıdığını söyledi.

Şeker fabrikalarının üreticiye pazar sağladığını, istihdam oluşturduğunu ve bölgesel ekonomiyi desteklediğini belirten Sarıbal, Amasya’daki kooperatif yapısının uzun vadeli ve düşük faizli krediyle desteklenmesini istedi.

Pancar alımının ve fabrika üretiminin kesintisiz sürdürülmesi için Türkşeker ile ilgili bakanlıklara sorumluluk alma çağrısı yapan Sarıbal, “Şeker fabrikaları halkındır” dedi. Fabrikaların kapatılmasına ve üretimin durdurulmasına karşı çıkan Sarıbal, “Kapatılamaz. Üretimi durdurulamaz” ifadelerini kullandı.

Sarıbal, CHP milletvekillerinin Amasya’ya giderek Pankobirlik, fabrika yönetimi ve ziraat odalarıyla görüşeceğini, yapılacak çalışmaların sonuçlarının bir raporla kamuoyuna açıklanacağını da bildirdi.

Zeytinyağı ihracatında miktar ve gelir geriledi

Türkiye’nin zeytin ağacı varlığının yaklaşık 211 milyona ulaştığını ve 2026 yılında 3,5 milyon tonun üzerinde zeytin üretimi beklendiğini belirten Sarıbal, üretimdeki artışın çiftçinin gelirini koruyan politikalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Hasat döneminde düşük alım fiyatlarının üreticiyi zorladığını kaydeden Sarıbal; mazot, gübre, ilaç, bakım ve işçilik giderlerinin çiftçinin maliyet yükünü artırdığını, buna karşılık üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti.

Zeytinyağı ihracatındaki gerilemeye de dikkat çeken Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 1 Kasım 2025-30 Eylül 2026 döneminde zeytinyağı ihracatı, önceki sezonun aynı dönemindeki 49 bin 159 tondan 19 bin 707 tona düştü. İhracat geliri ise 243 milyon 870 bin dolardan 105 milyon 685 bin dolara geriledi.

Bu verilere göre ihracat miktarında yaklaşık yüzde 60, ihracat gelirinde ise yüzde 57 düşüş yaşandı.

İhracat politikalarındaki değişiklikleri ve kısıtlamaları eleştiren Sarıbal, üreticinin uluslararası rekabet karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Rekabeti ekonomi politikaları yapar” dedi.

Marmarabirlik, TARİŞ ve Tarım Kredi’nin alım kapasitesinin finansman desteğiyle güçlendirilmesini isteyen Sarıbal, üreticinin ürününü değerinde satabilmesi için tutarlı bir üretim, iç tüketim ve ihracat politikası uygulanması gerektiğini vurguladı.

Narenciyede kamu alımı ve ihracat desteği istendi

Narenciyede 2026 yılı üretiminin yaklaşık 7,3 milyon ton olmasının beklendiğini belirten Sarıbal, hasat döneminde üreticilerin düşük fiyatlar ve pazarlama sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Özellikle limonda dalındaki ürün fiyatının üretim ve hasat giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını ifade etti.

Savaşların, dış pazarlardaki sorunların, akaryakıt ve nakliye maliyetlerinin yükünün üreticinin üzerine bırakılmaması gerektiğini kaydeden Sarıbal, ihracat olanaklarının geliştirilmesini ve taşıma giderlerine destek verilmesini istedi.

İç tüketimin artırılması için kamu kurumlarının devreye girmesi gerektiğini belirten Sarıbal; okullar, kamu yemekhaneleri, belediyeler ve kooperatifler aracılığıyla narenciye alımı yapılmasını önerdi. Öğrencilere meyve dağıtılması çağrısında bulunan Sarıbal, narenciyenin gıda sanayisinde değerlendirilmesi ve tüketimini teşvik edecek çalışmalar yürütülmesi gerektiğini de söyledi.

Üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirinin denetlenmesini isteyen Sarıbal, çiftçinin ürününü değerinde satabilmesi ve tüketicinin uygun fiyatla gıdaya ulaşabilmesi için politikaların birlikte uygulanması gerektiğini ifade etti.

Mazot, gübre ve diğer tarımsal girdilerde desteklerin artırılmasını talep eden Sarıbal, üreticinin “Üretiyoruz, zarar etmemeliyiz” çağrısına karşılık verilmesi için ilgili bakanlıkları göreve çağırdı.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları