CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvan ithalatının başladığı 2010 yılından bu yana et fiyatlarının düşmediğini savundu. Gürer, ithalatın yerli besiciyi zorladığını, üretim maliyetlerinin arttığını ve kalıcı çözümün üreticiyi destekleyen politikalar olduğunu ifade etti.
ANKARA — CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvan ithalatının başladığı 2010 yılından bu yana uygulanan politikaların kırmızı et fiyatlarını düşürmediğini savunarak, ithalatın yerli besicilik üzerindeki etkileri ve hayvancılık sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, "Ülkemizde 2010 yılından sonra hayvancılıktaki sorunlar dikkate alınarak et ve hayvan ithalatı başladı. Her gelen bakan 3 yılda bunu durduracağını söylese de aralıksız hayvan ithalatı devam ediyor." dedi.
Gemilerle binlerce kilometre uzaklıktaki ülkelerden canlı hayvan ithal edildiğini belirten Gürer, buna rağmen kırmızı etin tüketiciler için hâlâ pahalı olduğunu ifade etti. Gürer, "Gemilerle binlerce kilometre öteden hayvan ithalatı yapılıyor ama vatandaşın sofrasında et yine lüks. İthal hayvan yerli besiciliği de zora sokuyor." ifadelerini kullandı.
Açıklamasında ithalat rakamlarına da yer veren Gürer, 2026 yılının ilk altı ayında 412 bin baş hayvan ithal edildiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı öngördüğünü hatırlatan Gürer, yılın ilk yarısında bu hedefe büyük ölçüde ulaşıldığını söyledi. Son 1,5 yılda ise toplam 1 milyon 151 bin baş büyükbaş hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini dile getiren Gürer, "2026 yılı için Bakanlığın öngördüğü 500 bin hayvan ithalatıydı. Yılın ilk 6 ayında bu rakama neredeyse erişildi. 1,5 yılda 1 milyon 151 bin büyükbaş hayvan ithalatı gerçekleşti." dedi.
Canlı hayvan ithalatının Brezilya, Uruguay, Avustralya ve Azerbaycan başta olmak üzere farklı ülkelerden sürdüğünü belirten Gürer, ithalata rağmen kırmızı et fiyatlarında beklenen gerilemenin yaşanmadığını savundu. "Brezilya'dan, Uruguay'dan, Avustralya'dan, Azerbaycan'dan hayvan ithalatı devam ediyor. Et fiyatları ise düşmüyor." diyen Gürer, artan üretim maliyetlerinin yerli besicileri daha da zor durumda bıraktığını ifade etti.
Hayvancılık işletmelerinin en önemli sorunlarından birinin girdi maliyetleri olduğunu söyleyen Gürer, yem fiyatları ile ahır giderlerindeki artışın üretim maliyetlerini yükselttiğini belirterek, "Ahır giderleri artıyor. Yem fiyatları artıyor ve bunun yansıması da maliyetlere önemli ölçüde olumsuz oluyor. Bu durumda hayvancılık yapanlar da para kazanamadığını söylüyor." ifadelerini kullandı.
Üreticilerin elektrik, mazot, su, işçilik ve veterinerlik hizmetleri gibi temel giderlerde yaşanan artış nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığını dile getiren Gürer, "Yem fiyatının, ahır giderinin artması hayvancılık yapanları zora sokuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Hayvancılık sektöründe yaşanan maliyet artışlarının yalnızca üreticileri değil, kırmızı etin tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan tüm zinciri etkilediğini belirten Gürer, besicilerin ekonomik olarak üretimi sürdürmekte zorlandığını söyledi. Artan maliyetler nedeniyle bazı yetiştiricilerin hayvanlarını kesime göndermek zorunda kaldığını ifade eden Gürer, "Elektrik, mazot, su, işçilik, veteriner giderleri derken hayvancılıkla uğraşanlar 'Bu işten para kazanamıyoruz' diye hayvanlarını kesime gönderiyorlar." dedi.
Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların perakende satış yapan kasap esnafına da yansıdığını belirterek, yılbaşından bu yana kırmızı et fiyatlarında artışın sürdüğünü söyledi. Kasapların da artan işletme giderleri nedeniyle zorlandığını dile getiren Gürer, "Yılbaşından bu yana et fiyatlarına yine artış var. Bunu da kasaplar açıklarken kendi giderlerinde meydana gelen artışı ifade ediyorlar. Kirasını, elektriğini, nakliyesini, işçiliğini katarak onlar da bu işten para kazanmakta zorlandığını söylüyorlar." ifadelerini kullandı.
"Üretici de kazanamıyor, tüketici de ete ulaşmakta zorlanıyor"
Hayvancılık sektöründe yaşanan sorunların üreticiden tüketiciye kadar geniş bir kesimi etkilediğini savunan Gürer, besicilerin, kasapların ve tüketicilerin ortak sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Gürer, "Hayvancılık yapan zordayım diyor. Kasaplık yapan kazanamıyorum diyor. Vatandaş yüksek fiyatla ete mecbur bırakıldığı için almakta zorlanıyor. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli artık sofrasında eti göremiyor ama sürekli de ithal hayvan getiriliyor." sözleriyle sektörün farklı kesimlerinin yaşadığı sorunları değerlendirdi.
"İthalat yerli besiciliğin sorunlarını çözmüyor"
Canlı hayvan ithalatının devam ettiğini ancak bunun yerli üreticilerin sorunlarını ortadan kaldırmadığını savunan Gürer, ithalatın daha çok yurt dışındaki üreticilere katkı sağladığını ileri sürdü.
Bu kapsamda Gürer, "İthal hayvan yurt dışındaki besicilerin faydasını sağlarken ülkemizdeki hayvancılığın sorunu çözmüyor." dedi.
Son yıllarda canlı hayvan ithalatının önemli bölümünün Et ve Süt Kurumu tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Gürer, kurumun uygulamalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Gürer, "İthal hayvanı son yıllarda Et ve Süt Kurumu getiriyor. Et ve Süt Kurumunun kâr ettiği de görülüyor. Öyle olunca yurt dışından et ve hayvan ithalatıyla yurdumuza gelen hayvanların fiyatlarının da ülkemizdeki satış fiyatlarını endekslendiği anlaşılıyor." ifadelerini kullandı.
İthalat yerine üretim odaklı politika çağrısı
Hayvancılıkta kalıcı çözümün ithalatı artırmak değil, üreticiyi destekleyen politikaları güçlendirmek olduğunu savunan Gürer, ithalatın ancak piyasa dengesini sağlamaya yönelik sınırlı bir araç olması gerektiğini ifade etti.
Gürer, "Oysa yurt dışından ithalat ülkemizdeki fiyatları dengelemek için yapılmalı ya da besiciye verilerek onun önü açılıp ona katkı sağlamalı." dedi.
Hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği için mera hayvancılığının geliştirilmesi, yem maliyetlerinin düşürülmesi, ahır giderlerinin azaltılması ve üreticilere daha güçlü destekler verilmesi gerektiğini belirten Gürer, "Bu bağlamda mera hayvancılığının geliştirilmesi, yem fiyatlarının düşürülmesi, ahır giderlerinin dengelenmesi ve hayvancılık yapanlara gerekli destek ve teşvik sağlanması ihtiyaç." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda mevcut politikalarla hayvancılık sektöründeki temel sorunların çözülemeyeceğini savunan Gürer, "Aksi halde Türkiye'de et sorunu da hayvan sorunu da bitmeyecek görülüyor." değerlendirmesinde bulundu.
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
Kaynak:Tarım Pusulası
























































Yorum Yazın