Türkcan: Yağ seçiminde kaynağın ötesine bakılmalı
SağlıkDoç. Dr. Ceren Türkcan, yağ seçiminde bitkisel veya hayvansal kaynağın tek başına yeterli olmadığını, bileşim ve miktarın da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İSTANBUL — Yağ seçiminde yalnızca ürünün bitkisel veya hayvansal kaynaklı olmasına bakmanın yeterli olmadığı belirtildi. İstanbul Arel Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceren Türkcan, yağların değerlendirilmesinde yağ asidi bileşimi, tüketim miktarı ve günlük beslenmedeki diğer yağ kaynaklarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Türkcan, tek bir yağın bütün beslenme ihtiyaçları açısından en iyi seçenek olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, farklı yağların içerdiği doymuş ve doymamış yağ oranlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü'nün önerilerine de dikkat çekilen değerlendirmede, tüketilen yağların ağırlıklı olarak doymamış yağlardan gelmesi; doymuş yağlardan sağlanan enerjinin toplam günlük enerjinin yüzde 10'unu, trans yağlardan sağlanan enerjinin ise yüzde 1'ini aşmaması gerektiği aktarıldı.
Ayçiçek, mısır ve soya yağlarında doymamış yağlar öne çıkıyor
Ayçiçek, mısır ve soya yağlarının yağ asidi bileşimlerinin birbirinden farklı olduğu belirtildi.
Bu yağlarda özellikle omega-6 yağ asitlerinin önemli yer tuttuğu, soya yağının ise belirli miktarda omega-3 yağ asidi içermesiyle ayçiçek ve mısır yağından ayrıldığı kaydedildi.
Türkcan, farklı yağların dengeli biçimde kullanılmasının beslenmede çeşitlilik sağlayabileceğini belirtti.
Zeytinyağı ve kanola yağı farklı bileşenleriyle öne çıkıyor
Zeytinyağı ve kanola yağının oleik asit bakımından zengin yağlar arasında bulunduğu ifade edildi.
Zeytinyağının doğal antioksidan bileşenleriyle Akdeniz tipi beslenmenin temel yağ kaynaklarından biri olduğu, kanola yağının ise omega-3 ve omega-6 yağ asitlerini bir arada içerdiği belirtildi.
Zeytinyağında yağ asidi bileşiminin yanı sıra ürünün güvenilirliği ve izlenebilirliğinin de önem taşıdığına dikkat çekildi. Taklit ve tağşiş riskine karşı ambalajlı, güvenilir ve kaynağı takip edilebilen ürünlerin tercih edilmesi gerektiği ifade edildi.
Palm yağı yalnızca doymuş yağ oranıyla değerlendirilmemeli
Palm yağının doymuş ve doymamış yağları birlikte içeren bitkisel yağlardan biri olduğu belirtildi.
Oda sıcaklığında doğal olarak yarı katı halde bulunmasının palm yağını ayçiçek, mısır ve soya yağı gibi sıvı yağlardan ayırdığı kaydedildi.
Bu özelliğin gıda üretiminde kıvam, yapı, pürüzsüzlük ve raf ömrü açısından kullanılabildiği belirtildi. Palm yağının bazı ürünlerde kısmi hidrojenasyona ihtiyaç duyulmadan istenen yapının elde edilmesine ve trans yağ oluşumunun önlenmesine katkı sağlayabildiği aktarıldı.
Türkcan, palm yağının yalnızca doymuş yağ içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, ürünün toplam doymuş yağ içeriği, tüketim sıklığı, porsiyon miktarı ve genel beslenme düzenindeki diğer yağ kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bitkisel kaynaklı yağlar da yüksek doymuş yağ içerebilir
Hindistancevizi yağının bitkisel kaynaklı olmasına rağmen doymuş yağ oranı yüksek yağlar arasında yer aldığı belirtildi.
Bu nedenle bir yağın yalnızca “doğal” veya “bitkisel” olarak tanımlanmasının beslenme açısından otomatik olarak daha avantajlı olduğu anlamına gelmediği ifade edildi.
Türkcan, hindistancevizi yağının bu duruma örnek oluşturduğunu belirterek, tüketicilerin ürünün popülerliğinden önce bileşimine ve tüketim miktarına bakması gerektiğini kaydetti.
Tereyağında tüketim miktarına dikkat çekildi
Tereyağının süt yağından elde edilen ve doymuş yağ oranı yüksek hayvansal kaynaklı bir yağ olduğu belirtildi.
Geleneksel mutfaktaki yeri ve kendine özgü aroması nedeniyle tercih edilen tereyağının tüketim miktarının ise günlük beslenme düzeni içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Türkcan, tereyağının tamamen dışlanması veya sınırsız tüketilmesi yerine, günlük beslenmedeki yeri ve miktarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yağ seçiminde temel ölçüt yalnızca kaynak değil
Değerlendirmede, yağların yalnızca bitkisel ve hayvansal olarak iki gruba ayrılmasının beslenme açısından yeterli bir değerlendirme sunmadığı vurgulandı.
Hindistancevizi yağının bitkisel kaynaklı olmasına rağmen doymuş yağ içeriğinin yüksek olabileceği, tereyağının da doymuş yağ oranı yüksek hayvansal kaynaklı bir yağ olduğu belirtildi.
Bu nedenle yağ seçiminde ürünün kaynağının yanı sıra yağ asidi bileşimi, tüketim sıklığı, porsiyon büyüklüğü ve gün içinde diğer besinlerden alınan yağların birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
İlginizi Çekebilir