© Tarım Pusulası

TEMA Vakfı: Doğayı korumadan iklim krizini durdurmak imkansız

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Dünya Çevre Günü çağrısına destek veren TEMA Vakfı, iklim kriziyle mücadelenin yalnızca emisyon azaltımıyla değil, doğanın korunması ve iklim adaletinin sağlanmasıyla mümkün olacağını açıkladı.

İSTANBUL — Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) bu yıl Dünya Çevre Günü kapsamında yayımladığı "#İklimİçinŞimdi" çağrısı, küresel iklim krizine karşı acil ve kararlı adımların atılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sürece ilişkin değerlendirmelerini paylaşan TEMA Vakfı, iklim krizine karşı yürütülecek etkili bir mücadelenin yalnızca emisyon azaltım hedefleriyle sınırlı kalamayacağını; aksine doğayı, yaşam alanlarını doğrudan koruyan ve toplumsal adaleti gözeten bütüncül politikalarla mümkün olabileceğini duyurdu.

En Ağır Yükü En Az Sorumluluğu Olanlar Taşıyor

İklim krizinin küresel etkileri her geçen gün derinleşirken, krizin ortaya çıkmasında en az payı olan kırılgan topluluklar en ağır sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Dünya Eşitsizlik Raporu verilerine göre, küresel nüfusun en zengin yüzde 1'lik kesimi toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 41'inden tek başına sorumluyken, en yoksul yüzde 50'lik kesimin payı ise yalnızca yüzde 3 düzeyinde kalıyor. Oxfam tarafından 2026 yılında yayımlanan güncel araştırma da bu adaletsizliği destekler nitelikte; dünyanın en zengin yüzde 1'i, küresel sıcaklık artışını 1,5 derece sınırında tutmak için belirlenen yıllık karbon bütçesini daha yılın ilk günlerinde tüketiyor. İklim krizinin tetiklediği kuraklık, sel felaketleri, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıpları; yaşam alanlarını terk eden göçmenlerden üretim gücünü kaybeden çiftçilere kadar milyonlarca insanı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle, geliştirilecek politikaların emisyon azaltımının yanı sıra mutlaka "iklim adaletini" sağlamayı hedeflemesi gerektiği belirtiliyor.

Kömürden Çıkış İklim Mücadelesinin Temelidir

Bilimsel çalışmalar, küresel sıcaklık artışını sınırlandırabilmek adına fosil yakıtlardan acilen uzaklaşılması gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle kömür, enerji sektöründen kaynaklanan sera gazı emisyonlarının en büyük kaynağı olmaya devam ediyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, iklim krizine karşı mücadelede kömürden çıkışın kritik bir önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sera gazı emisyonlarının önemli bölümünden sorumlu olan kömürden çıkış, iklim krizine karşı mücadelenin temel adımlarından biridir. Ancak ekolojik etkiler gözetilmeden, yaşam alanları korunmadan ve yerel halkın katılımı sağlanmadan yürütülen enerji yatırımları; yeni çevresel ve toplumsal sorunlar yaratma riski taşıyor. Bu nedenle dönüşüm, yalnızca santrallerin kapatılmasıyla sınırlı kalmamalı; kömür bölgelerinde yaşayan işçileri, yerel ekonomileri ve toplulukları koruyan bütüncül bir adil geçiş politikasıyla desteklenmelidir."

Doğal Varlıklar Üzerindeki Maden Baskısı Artıyor

İklim politikalarının doğal varlıkların korunmasıyla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Ataç, son yıllarda madencilik faaliyetleri ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle ormanlar, tarım alanları ve su varlıkları üzerindeki baskının arttığını, 2025 yılında kabul edilen Torba Yasa ile bu risklerin daha da derinleştiğini ifade etti. Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı çevresinde yaşanan süreci örnek gösteren Ataç, kömürlü termik santrallere yakıt sağlamak amacıyla orman alanlarının kesilmek istenmesinin, doğal varlıkların fosil yakıtlar uğruna baskı altına alınmasının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.

TEMA Vakfı’nın 2020-2022 yılları arasında yayımladığı haritalama çalışmalarına göre, Türkiye'de 29 ildeki toprakların ortalama yüzde 67'si IV. Grup madenlere ruhsatlandırılmış durumda. Bu tablonun karbon yutak alanlarını, su döngüsünü ve iklim krizine karşı dayanıklılığı baltaladığını hatırlatan Ataç, doğayı korumadan iklim krizini durdurmanın mümkün olmadığını yineledi. Türkiye’nin yıl sonunda ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinin önemine de değinen Ataç, karar alıcıları bilim temelli, adil ve doğa dostu politikaları hızla hayata geçirmeye çağırdı.

TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER