© Tarım Pusulası

ÖZEL RÖPORTAJ | “Vurulan gemileri almaya gidemiyoruz”

Ukrayna ve Rusya karasularında saldırıya uğrayan ticari gemilerin kurtarılması güvenlik riskleri nedeniyle büyük ölçüde durdu. Türk römorkör firmaları, devletin güvenlik politikaları doğrultusunda savaş bölgesine gidemediklerini belirtirken, bölgede vurulan gemi sayısının sektör temsilcilerine göre 170'e ulaştığını ifade etti. Ateşkes sağlanıncaya kadar çok sayıda hasarlı geminin bulundukları yerde beklemesi öngörülüyor.

Hasan Basri ÖZAYDIN / YALOVA — Ukrayna ve Rusya karasularında vurulan ticari gemiler bulundukları yerde kaderine terk edildiler. Bu gemileri kurtarmaya giden römorkörlerden bazıları da hedef alınınca, kurtarma faaliyetleri sınırlı imkanlarla gerçekleştirilebiliyor. Şimdi bu gemilerin akıbeti hakkında karar verilmesi için ateşkesin sağlanması bekleniyor.

Hasarlı gemilerin akıbeti merak ediliyor

Azak Denizi, Ukrayna limanları ve Karadeniz’de hedef alan ticaret gemilerinin kurtarılması, denizcilikteki ismiyle tugboat yani römorkor gemilerle ile çekilerek yapılıyor. Dronlara hedef olan ticari gemilerin çoğunlukla; yaşam mahalli, köprü üstü ve makine dairesi hedef alınarak hareketi kısıtlanıyor. Bu saldırılar çoğunlukla gemileri batırmaya yönelik değil, hareketinin kısıtlanması yoluyla ticari faaliyetlerinin sekteye uğratılması olarak görülüyor. Dronların isabet ettiği gemilerde yaşam mahallinde çıkan yangınla gemileri kontrol eden elektronik cihazlar ile GPS ve AIS sistemleri devre dışı kalıyor. Kendi başına hareket edemeyen gemiler, mutlaka tugboat yani römorkörler yardımıyla çekilerek tersanelere taşınabiliyor.

Bayrak ayırmaksızın vuruyorlar

En son Ukrayna’da vurulan Türk firmasına ait ANT gemisini içindeki mürettebat ile birlikte Yalova’daki tersaneye getiren Haktan 1 römorkör armatörü Selim Haktan yaşanan son gelişmeleri kendi cephelerinden değerlendirdi.

Haktan, son 10 gündür Rusya ve Ukrayna’da vurulan gemilerin armatörleri ve sigorta şirketleri tarafından yoğun bir şekilde aranmaya başlandıklarını ancak Türkiye devletinin güvenlik gerekçeleriyle buna izin vermediği için şu an bölgedeki gemileri kurtarmaya gidemediklerini söyledi. Selim Haktan, daha önce savaşın ilk yıllarında Ukrayna ve Rusya’nın Türk gemilerine dokunmadıklarını, ancak şu an bayrak gözetmeksizin her gemiye saldırı düzenlediklerini belirterek şunları söyledi:

“Ukrayna’da ve Rusya’da şu ana kadar kayda geçmiş vurulan gemisi sayısı 170 olarak raporlandı. Bu gemilerin çoğunluğu içindeki hayatta kalan mürettebat kurtarıldıktan sonra bulundukları yerde demirleyerek terk edildiler. Ağır hasar almamış ve kendi imkanlarıyla yüzebilenler de en yakın limanlara sığındılar. Türkiye olarak her iki ülkeyle savaşın başından bu yana görüşebilen ülkeydik. Biz ilk başlarda iki ülkeden bugüne kadar vurulan 14 gemiyi kurtarıp ülkemize getirdik. Ancak son gelinen noktada artık ne Ukrayna ne de Rusya bayrak tanımıyor ve her gemiyi vuruyor. Bu yüzden devlet politikası gereği olarak biz ikinci bir emre kadar bu ülkelere gemi kurtarmaya gitmiyoruz. Bunun için ateşkesin sağlanmasını bekliyoruz.”

Hasarlı gemilerin tamiri en iyi Türk tersanelerinde yapılır

Kendilerini arayan armatörlerin bazılarının Türk, bazıların da farklı ülkelerden olduğunu belirten Selim Haktan, savaş bölgelerinden gelen kurtarma çağrılarına cevap veremediklerini, ancak bu uyarıları dikkate almadan gidebilen bazı römorkör firmaların ciddi cezalar alabileceğini ve bu şekilde kurtarma personelinin hayatının da tehlikeye atılabileceğinin altını çizdi. Selim Haktan, kendilerinin en son Ukrayna’da vurulan ANT gemisini Türkiye Ulaştırma Bakanlığı’nın onayı ve izinleriyle, sadece gemi personelini kurtarma amacıyla getirdiklerini belirtti.

Selim Haktan, vurulan gemilerin savaş sigortası var ise sigorta şirketleri üzerinden, yoksa kiracısıyla birlikte müşterek avarya atayarak ya da kendi aralarında anlaşarak birlikte çekici masraflarını karşıladıklarını anlatarak şunları söyledi: “Bu hasar gören gemilerin, Ukrayna ya da Rusya karasularından Türkiye’deki tersanelere çekilmesi en mantıklısı. Mesafeler uzadıkça masraflar artıyor. Römorkör çekici hizmetlerinin dışında, İstanbul ve Gelibolu boğaz geçiş ücretleri de buna ekleniyor. Hasar almış bir geminin, Rusya ya da Ukrayna’dan Türk karasularına getirilmesi masrafı geminin büyüklüğüne ve gidilen mesafeye göre, 200 bin dolar ile 300 bin dolar arasında gerçekleşiyor. Bu gemiler vurulduğu ülkelerde de tamir görebilir. Ancak Ukrayna’daki tersenelerde imkanlar kısıtlı. Ukrayna’nın Tuna nehri içindeki İzmail limanında bulunan tersanede çalışacak eleman bulunamıyor. Çoğu cephede savaşıyor ve Avrupa’ya gidebilenler de oradaki tersanelerde çalışıyor. Rusya’daki tersanelerde de imkanlar oldukça kısıtlı. Bu hasar gören gemiler en doğru şekilde Türkiye’deki tersanelerde tamir edilebilir. Yalova ve Tuzla tersaneleri bunun için uygun, eğer gemi çok hasar almışsa Aliağa’daki tersanede hurdaya ayrılıyor.”

Direkt gemi personeli hedef alınıyor

PGE TUGS and Salvage gemi kurtarma firması da 6 adet römorkör ile bölgede yoğun bir şekilde hizmet veren firmalardan biri. Bugüne kadar 10’dan fazla gemiyi bölgeden kurtaran PGE’nin Genel Müdürü ve kurucu ortaklarından Serhat Baysal, Ukrayna ve Rusya’da son dönemde vurulduğu rapor edilen ticari gemilerin sayısının Ukrayna kaynaklarının paylaştığı bilgilere göre 170’e ulaştığını söyledi. Baysal bu gemilerin personelleri kurtarıldıktan sonra vuruldukları yerde terk edildiklerini, süreç uzarsa vurulan gemilerin tahıl ve gıda yüklerinin bir süre sonra bozulmaya başlayacağını söyledi.

Gemi vurma hadiseleri daha önce ambargo altındaki bazı Rus gemileriyle sınırlıyken şu an, hem Ukrayna hem de Rusya’ya giden sicili temiz tüm gemilerin bayrak gözetmeksizin hedef alındığını belirten Baysal şunları söyledi: “Şu anda hem tanker hem de kuru yük gemileri vuruluyor. Daha önce bu saldırıların sadece makine daireleri hedef alınarak gemilerin hareketinin kısıtlanması hedeflenirken, şimdi gemilerin direk yaşam mahalli hedef alınarak personelin de canına kastedecek şekilde saldırılar gerçekleştiriliyor. İsabet alan gemilerin yaşam merkezlerinde büyük yangın çıkıyor, kısıtlı imkanlarla bu yangınlar söndürülmeye çalışılıyor. Deniz itfaiyesi gelene kadar bu yaşam mahalli kullanılamaz hale geliyor. Sonrasında bu personel ambarların üstünde kurtarılmayı bekliyor.”

Rusya Türk kurtarma gemilerine izin vermiyor

Ukrayna ve Rusya’da vurulan gemilerin yüzde 10’unun Türk sahipli olduğunu söyleyen Serhat Baysal, kurtarmada bu Türk gemilerine öncelik verdiklerini ve Türk Devletinin ciddi anlamda desteklerini gördüklerini belirtti. Baysal şöyle devam etti: “Bu vurulan gemilerdeki hayatta kalan personel en çok kumanya ihtiyacı oluyor. Biz Ulaştırma Bakanlığı ile ortaklaşa hareket ederek bu gemilere kumanya dahil acil müdahale edilmesi gereken her konuda yardım ulaştırıyoruz. Adeta deniz ambulans gibi hareket ediyoruz. Önceliğimiz gemi personelinin hayatıdır. Ülkemizin bu konudaki çabaları takdire şayandır. Biz devletimizin emirleri gereği sadece savaş bölgesinden 30 mil açıkta olan gemilere müdahale edebiliyoruz. Rusya bu konuda kabotaj kanununu uygulayarak kendi karasularıda vurulan gemilerin kurtarılması için sadece Rus bayraklı römorkörlere izin veriyor. Azak Denizi’ne zaten giremiyoruz. Bu sıkıntıları görüp kendi yük gemilerimizi elden çıkarıp römorkör tarafına ağırlık verdik. Bizim filomuzda 6 adet gemi var. Bu sayıyı arttıracağız. Türkiye’nin açık denizde çalışan en büyük firmasıyız.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER