© Tarım Pusulası

Parmaksız: Ulusal Su Planı kritik bir adım

2026-2035 yıllarını kapsayan Ulusal Su Planı yürürlüğe girdi. Netafim Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, yeni dönemin su yönetim stratejilerini ve tarımda dijitalleşmenin önemini değerlendirdi.

14 Mart 2026 tarihli ve 11063 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026–2035), önümüzdeki 10 yılın su yönetimi yaklaşımını şekillendirmeyi amaçlıyor. Plan; suyun sürdürülebilir kalkınma temelinde verimli kullanımını sağlamak, kirletici baskı ve etkileri azaltmak, su kalitesini iyileştirmek ve su ile atıksu altyapısını güçlendirmek için bütüncül ve sürdürülebilir çözümler ortaya koyuyor.

Tarımsal sulama sektörünün öncü firmalarından NETAFIM, Türkiye’deki faaliyetlerini Ulusal Su Planı çerçevesinde konumlandırırken, AR-GE ve üretim çalışmalarını belirlenen su politika ve stratejileriyle eşgüdüm içinde sürdürmeye devam ediyor. İklim risklerine uyum, dijital izlenebilirlik ve karar destek sistemleri ile su–işçilik–enerji ekseninde toplam verimlilik artışı yaklaşımlarında bugüne kadar atılan adımların hızlandırılması ve Ulusal Su Planına tam entegrasyon amacıyla bir “çalışma ve izleme grubu” oluşturan NETAFIM Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, şu değerlendirmede bulundu: “NETAFIM olarak uzun yıllara dayanan saha gözlemlerimizi, elde ettiğimiz verileri ve dünyadaki örnek tarımsal su yönetimi ile verim artırıcı uygulamaları; sürdürülebilirlik stratejilerimizin temel girdileri olarak titizlikle değerlendiriyor, üretim, AR-GE ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleştiriyoruz. Bu çalışmalarımızın güncel sonuçlarını başta kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, çiftçiler ve diğer paydaşlarımızla paylaşıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından detaylandırılan ve şekillendirilen Ulusal Su Planı’nı son derece önemli buluyoruz.”

Tarımda dijitalleşme ve suyun verimli kullanımı kapsamında, Ulusal Su Planı’nda öngörülen hedeflere ulaşılmasında özel sektörün inisiyatif almasının önemine dikkat çeken Parmaksız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuraklığın etkilerini her geçen gün daha fazla hissederken, hassas tarım ve sulama yaklaşımına büyük önem veriyoruz. Çeyrek asrı aşan süredir Türkiye pazarında, tarımsal verimlilik artışını su tasarrufuyla özdeşleştirmek amacıyla damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için ekibimizle birlikte önemli adımlar attık. Dijital tarım ve otomasyonun artık kavramsal bir tercih değil, su yönetiminin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini; bu yaklaşımın her geçen yıl daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Dijital dönüşümle su kaynaklarının akıllı teknolojilerle yönetilmesini öngören yeni 10 yıllık Ulusal Su Planı’nın da bu vizyonun güçlenmesinde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.”

Tarım arazilerinin sulanmasına yönelik yapılan yatırımın hem verimli hem de kalıcı olmasının büyük önem taşıdığını belirten Pınar Parmaksız, “Sulama borularını toprak altına indirmek; özellikle buharlaşmaya bağlı su kaybını azaltırken, her sezon tekrar eden serme-toplama işçiliğini de ortadan kaldırıyor. Önümüzdeki dönemde devlet teşviklerinin ve hibelerin, daha kapsamlı bir içerikle toprak altı sulama sistemlerini hem tarlalarda hem de bahçelerde yaygınlaştırmanın önünü açması, hiç şüphesiz 2026–2035 Ulusal Su Planı’nın genel perspektifiyle birebir örtüşecektir.” dedi.

Kişi başına günlük su tüketiminin yaklaşık 200 litre seviyelerinden, planın öngördüğü şekilde dört yıl içinde 120 litre düzeylerine indirilmesinin kritik bir hedef olduğuna işaret eden Pınar Parmaksız, şunları söyledi: “Tarımsal faaliyetler, %70 ile hâlihazırda suyu en çok tüketen sektör olma özelliğini koruyor. Bunun temel nedenleri; sulamada doğru bilinen yanlışlar, verimsizlik ve geleneksel uygulamalar. Mevcut kişi başı su tüketimi, Avrupa ülkelerinin ortalamasının yaklaşık %45 üzerinde. NETAFIM’in 110 ülkedeki faaliyetlerinden edindiği deneyimle, suyun daha akılcı kullanılması; gelecek nesillerin iklim riskinin etkilerini daha az hissetmesi ve yönetilebilir bir su kullanımının başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm halkımız tarafından içselleştirilmesi doğrultusunda Ulusal Su Planı’nın ortaya koyduğu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğimize inanıyorum.”

14 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe giren 2026-2035 Ulusal Su Planı, Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıllık su yol haritasını belirledi. Tarımsal sulama teknolojilerinin küresel oyuncusu Netafim, yeni plana tam entegrasyon sağlamak amacıyla bünyesinde özel bir "çalışma ve izleme grubu" kurduğunu duyurdu.

Sürdürülebilirlik ve Dijital İzlenebilirlik

Netafim Türkiye Genel Müdürü Pınar Parmaksız, planın sürdürülebilir kalkınma ve verimlilik odaklı yaklaşımını desteklediklerini belirtti. Parmaksız, "İklim risklerine uyum ve dijital izlenebilirlik, artık bir tercih değil zorunluluktur. Ulusal Su Planı'nın vizyonu, bizim çeyrek asırdır Türkiye'de uyguladığımız hassas sulama stratejileriyle birebir örtüşüyor" dedi.

Hedef: Günlük Su Tüketimini 120 Litreye İndirmek

Planda yer alan, kişi başı günlük su tüketiminin 4 yıl içinde 200 litreden 120 litreye düşürülmesi hedefine dikkat çeken Parmaksız, tarımın bu süreçteki rolünü şu sözlerle vurguladı:

"Türkiye'de suyun %70'i tarımda kullanılıyor. Mevcut tüketimimiz Avrupa ortalamasının %45 üzerinde. Geleneksel yöntemlerin yerini akıllı teknolojilerin alması, gelecek nesillerin iklim riskini yönetebilmesi adına hayati önem taşıyor."

Toprak Altı Sulama ve Devlet Teşvikleri

Verimlilik artışı için toprak altı sulama sistemlerinin yaygınlaşması gerektiğini ifade eden Parmaksız, bu sistemlerin buharlaşmayı önleyerek su tasarrufu sağladığını ve işçilik maliyetlerini düşürdüğünü belirtti. Parmaksız, devlet teşviklerinin bu yönde genişletilmesinin Ulusal Su Planı hedeflerine ulaşılmasını hızlandıracağını savundu.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER