Anahtar Parti: Buğdayda taban fiyat üreticiyi korumuyor
SiyasetAnahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, açıklanan buğday alım fiyatının tek başına yeterli olmadığını belirterek, asıl sorunun Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) üreticiden zamanında alım yapamaması ve destek ödemelerindeki gecikmeler olduğunu söyledi. Demiröz, mevcut sistemin üreticiyi ürününü düşük fiyattan tüccara satmaya zorladığını savundu.
ANKARA — Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, Ankara'nın Polatlı ilçesinde düzenlenen "Tarımı Uzmanlarıyla Yerinde Konuşuyoruz" toplantısında buğday piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Demiröz, açıklanan buğday taban fiyatına ilişkin tartışmalarda fiyat seviyesinden çok uygulama biçiminin sorun oluşturduğunu savunarak, partilerinin hasat döneminde "16,5 lira alım fiyatı ve kilogram başına 3 lira destek primi" önerisini dile getirdiğini hatırlattı. Ancak bu modelin işlemesi için ürün bedelinin üreticiye zamanında ödenmesi gerektiğini ifade etti.
Demiröz, açıklamasında üreticinin hasat döneminde finansman ihtiyacı nedeniyle ürününü bekletemediğini belirterek, TMO alımlarındaki bekleme süreleri ve ödeme takviminin çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Bu nedenle bazı üreticilerin ürünlerini açıklanan alım fiyatının altında tüccara satmak zorunda kaldığını öne sürdü.
"Taban fiyatın altında alım yapılmamalı"
Demiröz, taban fiyat uygulamasının amacının üreticiyi korumak olduğunu belirterek, açıklanan fiyatın altında alım yapılmasının sistemin işleyişi açısından çelişki oluşturduğunu savundu. Üreticinin ekonomik baskılar nedeniyle ürününü daha düşük fiyatlardan elden çıkardığını, buna karşılık aynı ürünün daha sonra TMO'ya teslim edilebildiğini ifade etti.
"Sorun fiyat değil, alım sistemi"
Hasan Hüseyin Demiröz'e göre temel sorun yalnızca açıklanan fiyat değil, alım ve ödeme sisteminin işleyişi. Demiröz, üreticinin ürününü doğrudan devlete teslim edebildiği, girdilerin önceden sağlandığı ve hasat sonunda mahsulün devlet tarafından alındığı yeni bir model önerdiklerini söyledi.
Bu sistemin şeker pancarında uzun yıllardır uygulanan modele benzediğini belirten Demiröz, aynı yaklaşımın buğday başta olmak üzere diğer tarımsal ürünlerde de uygulanabileceğini savundu.
TMO depolama kapasitesine ilişkin değerlendirme
Demiröz, konuşmasında TMO'nun depolama kapasitesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Hasadın devam ettiği dönemde depolama alanlarının önemli bölümünün dolduğunu öne süren Demiröz, bunun randevu sistemi üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Bu nedenle üreticinin ürününü zamanında teslim edemediğini savundu.
İthalat yerine üreticiye destek önerisi
Demiröz, konuşmasında buğday ithalatına da değinerek, yurt dışından buğday ithal etmek yerine yerli üreticinin daha güçlü desteklenmesini önerdi. Sanayicinin rekabet gücünün korunmasının sübvansiyon yoluyla sağlanabileceğini belirten Demiröz, kamu kaynaklarının öncelikle yerli üretime yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
İlginizi Çekebilir