CHP'li Gürer: Çiftçinin Traktörü, Tarlası ve Hayvanı İcralık
SiyasetCHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını belirterek, üreticilerin artan maliyetler, düşük ürün fiyatları ve icra işlemleri nedeniyle üretimde kalmakta zorlandığını söyledi. Gürer, borçların yeniden yapılandırılması ve üretim maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
NİĞDE — CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe artan borç yükünün üreticileri ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını belirterek, çiftçilerin bankalara olan kredi borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını söyledi. Gürer, üreticilerin son iki yılda yaşanan doğal afetler, artan girdi maliyetleri ve ürünlerini bekledikleri değerlerde satamamaları nedeniyle ödeme güçlüğü yaşadığını ifade etti.
Gürer, bu ekonomik tablonun icra işlemlerine de yansıdığını belirterek, bu ay içinde 77 traktör ve 9 tarla için icra işlemi görüldüğünü, ayrıca 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Söz konusu hayvanlar arasında süt ineklerinin de bulunduğunu ifade eden Gürer, işlemlerin Antalya, Bursa ve Balıkesir'de görüldüğünü kaydetti.
"Çiftçi ekonomik sorunların altında eziliyor"
Ekonomide yaşanan sıkıntıların toplumun birçok kesimini etkilediğini belirten Gürer, tarım sektörünün de bu süreçten ağır şekilde etkilendiğini söyledi.
Gürer,
"İşçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin, memurun, sanayicinin ekonomik sorunların altında ezildiği bir süreç yaşıyoruz. Dar gelirlilerin, sabit gelirlilerin gelirlerine göre her gün artan fiyatlardan dolayı yaşamları daralıyor."
ifadelerini kullandı.
Tarım sektörünün kredi borçlarının tarihi seviyelere ulaştığını belirten Gürer,
"Tarım kesiminin bankalara olan borcu 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaşmış bulunuyor. Cumhuriyet tarihinin bankalar ve finans kuruluşlarına olan kredi borcunun en üst seviyeye erdiği dönemi yaşıyoruz."
dedi.
"İcra kapıya dayanıyor"
Üreticilerin son iki yılda peş peşe yaşanan sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Gürer, geçen yıl yaşanan zirai don olaylarının birçok üreticiyi olumsuz etkilediğini, bu yıl ise ürünlerin beklenen fiyatlardan satılamaması nedeniyle gelir-gider dengesinin bozulduğunu söyledi.
Bu durumun üreticilerin borçlarını ödemesini zorlaştırdığını belirten Gürer,
"Çiftçiler geçen yıl iklim değişikliği ile ortaya çıkan dondan önemli ölçüde etkilendi ve ödeme güçlüğüne düştü. Bu yıl ise ürettikleri ürünü değerine satamadılar. Gelir gider dengeleri bozulduğu için icra kapıda."
ifadelerini kullandı.
Üreticilerin hem piyasaya hem de bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığını dile getiren Gürer,
"Piyasaya olan borçlarının dışında bankalara olan kredi borçlarını ödeyemeyince haciz de kapıya dayanıyor ve elindeki avucunda ne varsa gidiyor. Arazisi gidiyor, evi gidiyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor, hayvanı gidiyor."
şeklinde konuştu.
Gürer, ekonomik sıkıntı yaşayan üreticiler için daha önce de borçların yeniden yapılandırılması yönünde çağrılarda bulunduklarını belirterek, üreticilerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için desteklenmeleri gerektiğini söyledi.
Süt üreticilerinin maliyet baskısına dikkat çekti
Hayvansal üretim yapan işletmelerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Gürer, özellikle küçük aile işletmelerinin üretimden yeterli gelir elde edemediğini ifade etti.
"Çiğ süt 24 lira 30 kuruştan üreticiden alınıyor. Rafta 100 liraya kadar sütün çıkmış olması o üreticiye yaramıyor. Üreticinin girdi maliyetleri arttığı için ürettiği üründen de para kazanamadığından borcunu ödemekte zorlanıyor."
diyen Gürer, Ulusal Süt Konseyi'nin çiğ süt tavsiye fiyatının 24,30 TL/litre seviyesinde sabit tutulduğunu, buna karşın üretim maliyetlerinin kendi değerlendirmesine göre 30 TL'nin üzerine çıktığını savundu.
"Planlı üretim ve destek şart"
Buğday başta olmak üzere birçok üründe düşük alım fiyatları nedeniyle üreticinin beklediği geliri elde edemediğini söyleyen Gürer, yem ve gübre gibi temel girdilerde desteklerin artırılması gerektiğini ifade etti.
Gürer,
"Girdi maliyetleri düşmeden ürün fiyatının rafta düşmesi mümkün değil. Aracılık sistemi düzenlenmeden üreticinin para kazanmadığı yerde aracıların para kazandığı bir sistemde tüketici de uygun fiyata ürün alma şansı bulamaz."
ifadelerini kullandı.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için planlı üretimin önemine dikkat çeken Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Tarımda planlamaya önem verilmeden bu işlerin üstesinden gelinemez. Tarımda planlı üretim sağlanmalı ve bu yolla çiftçilerin kapısına icra gelmesi değil, o çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır."
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
İlginizi Çekebilir