Türkiye’nin en büyük tarım fuarı açıldı
Türkiye’nin en büyük tarım fuarı Bursa’da açıldı.
Türkiye’nin en büyük tarım fuarı Bursa’da açıldı.
Sağlam, güçlü ve modern tasarımlı ürünleriyle tarım sektöründe profesyonellerin tercihi olan Case IH, 13-17 Ekim 2015 tarihlerinde düzenlenen 13. Bursa Uluslararası Tarım Fuarı’nda yepyeni ürünleriyle gerçek bir tanıtım şovu yaptı. Case IH ailesinin yeni ürünü olan Case IH JXB serisi fuar ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü.
SİNOP'TA YENİKÖY TARIMSAL KALKINMA KOOPERATİFİ KURULDU
Istranca ormanlarında yaban arılarının, ağaçların içini oyarak ürettikleri doğal orman balı hasadına başlandı. Köylülerin geçim kaynağı haline gelen ve bazen 25-30 kilometre yol kat edilerek toplanan bal, kilosu 100 liradan satışa sunuyor
Uzel Makine’nin Eyüp Rami’de bulunan traktör fabrikası, borçları nedeniyle icradan satışa çıkarıldı
SİVAS MERKEZ VE İLÇELERİNDE TARIMSAL FAALİYETLERİN YOĞUNLAŞMASI NEDENİYLE TRAFİK EKİPLERİ TRAKTÖR SÜRÜCÜSÜ ÇİFTÇİLERE UYARILARDA BULUNDU.
TÜMOSAN, VANLI ÇİFTÇİLERİ KONYA’DAKİ FABRİKASINDA AĞIRLADI
TürkTraktör Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özdemir, bu yıl tarımsal ürün veriminin iyi olduğunu, bunun da traktör pazarını olumlu etkilediğini belirterek, "Trafik kayıtlarına baktığımız zaman yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre pazarda yüzde 20'lik bir büyüme var" dedi.
Erkunt Traktör’ün kendini son iki yıldır iyileştirmeye ve yeni ürünler çıkartmaya adadığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan, “Erkunt, yıllar önce yine zor bir işe odaklandı ve Türkiye’de üretilen bir markayı dünyaya ihraç etmeyi başardı. 2007 yılında ihracata başladık. Bugün traktörün doğduğu İngiltere ve otomotiv ülkesi Almanya dahil traktörlerimizi yurtdışına rahatlıkla satıyoruz” diye konuştu.
Dünyanın lider lastik üreticilerinden Michelin, tarımda ürün verimini arttırmak için özel olarak ürettiği Michelin Ultraflex teknolojisini, 26 Haziran’da Adana’da düzenleyeceği etkinlikle Türk çiftçilere tanıtmaya hazırlanıyor.
Erkunt Traktör, çiftçilerin talebi üzerine geliştirdiği ve sınırlı sayıda ürettiği ‘Haşmet 110 Special’ modelinin tanıtımını Ankara’da yaptı.
İnovatif ürünleriyle sektörde fark yaratan Yiğit Akü, tarımsal faaliyetler için özel tasarladığı akülerle yüksek verimli, bol bereketli bir yaz hedefliyor.
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 20 yıllık torna ustası 38 yaşındaki Levent Yılmazer, patpat diye tabir edilen tarım aracını kar küreme aracı yaptı.
Aydın’da tarım alanlarında özellikle incir ve zeytinlik alanlarda açılan jeotermal kuyuları ve tesisleri, geçimini tarımla sağlayan Aydınlıları tedirgin ediyor.Aydın’da tarım alanlarında özellikle incir ve zeytinlik alanlarda açılan jeotermal kuyuları ve tesisleri, geçimini tarımla sağlayan Aydınlıları tedirgin ediyor. Köylüleri jeotermalle ilgili bilgilendirmek isteyen bazı çevreci dernek ve kuruluşları, Aydın Efeler ilçesi İmamköy Mahallesi’nde bir toplantı yaptı. Toplantıya, çevreciler ve köylüler katıldı. Köylüler, üç nesildir geçim kaynakları olan zeytin ağaçlarının jeotermal için kesilmesine karşı çıktı. Haklarını arayamadıklarını ve jeotermal enerji alanlarının ÇED’den muaf tutulduğundan dert yanan mahalle sakinleri, tarım alanlarının korunmasını istedi. İmamköy Mahalle kahvehanesinde düzenlenen jeotermal bilgilendirme toplantısında konuşan ve mahalle sakinlerini bilgilendiren jeoloji yüksek mühendisi Tahir Öngör, MTA’nın koyduğu kuralların hem işletmeciye hem de geçimini tarımla sağlayanlara zarar verdiğini söyledi. Doğal haliyle jeotermal kaynakların tarım alanları ve tarım ürünlerine zararlı olduğunu vurguladı. MTA’nın girişimleriyle jeotermal alanları için alınan kararların tarım alanları ve işletmecilerin aleyhine olduğunu belirten Tahir Öngör, MTA’nın jeotermal alanında çalışmalardan çekilmesi gerektiğini söyledi. Mahalle sakinleri ve çevrecilerin sorularını cevaplayan Öngör, tarla sahiplerinin haklarını aramaları ve jeotermalin çevreye etkisini önlemek için Belediye, Valilik, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne başvuru yapmalarını istedi. Jeotermal sorununa yetkililerin sahip çıkması ve Aydın’da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü var ise çözülebileceğini ifade eden Öngör, "Jeotermal suyu zaten çevre için zararlı. Etrafa bulaştığı zaman sorun. Bu tabii koşullarda da yaşanabilir. Jeotermal enerji elde etmek için açıp işledikten sonra yeniden yer altına basılıyorsa bunlar söz konusu değil. Ama ondan önce bu işi hazırlarken, kuyu açarken, kuyuları test ederken, yer seçerken, boru hattı çekilirken hem çevreye zarar veriliyor hem de tarımsal alana gözardı edilerek enerjiye öncelik veriliyor. Jeotermalden elektrik elde ederken zarar vermemek mümkün yeter ki kanun ve kanun adamları buna sahip çıksınlar. Daha ötesi buradaki tarımsal hayatı canlandırmak, verimi yüz kat verimli hale getirmek de mümkün." şeklinde konuştu. Halkın jeotermal alanlarında bulunan ekili tarlaları ve ürünlerine zarar gelecek korkusunu da haklı bulan Öngör, zeytin koruma kanunu sayesinde zeytinliklerin korunabildiğini söyledi. Tarım alanlarında bulunan jeotermal kuyuları ve tesislerinin çevresinde tarım yapılmamasının sebebinin MTA olduğunu, bundan yatırımcı firmaların da rahatsız olduğunu aktaran Öngör, "Bu durum yatırımcının da istediği bir şey değil ama kanun yapıcı ve kanunu hazırlayan MTA’nın hazırladığı raporlarla tarıma getirdiği kısıtlamalar zaten onu getiriyor. Bunlar yatırımcının hiç çıkarına değil ama orada tarım yapılmasın deniyor. Kuyunun etrafında 100 metre diyorlardı şimdi 500 metreye çıktı. Bütün kuyuları kapsayan bir alanda, TOKİ ev yapmasın, sanayi kurulmasın, tarım yapılmasın kuralları getiriliyor. Bunlar da plana işlenmek zorunda. Ondan dolayı bu kanunun ve bu kanunu uygulayanların mutlaka değişmesi lazım. Şu anda jeotermal alanlarda tarım ve tarımsal faaliyetler kısıtlanacak, bu çılgınca ve yanlış bir şey. Jeotermal işletmecinin de çıkarına değil. Halkın da tam anlamıyla zararına." ifadelerini kullandı.