NİĞDE — CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorin ve diğer girdi maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarındaki yükselişin üzerinde kaldığını belirterek, alım fiyatlarının çiftçinin gerçek maliyetleri dikkate alınarak belirlenmesini istedi.
Motorinin litre fiyatının 1 Eylül 2025’te 54 lira, 1 Eylül 2026’da ise 83 lira olduğunu belirten Gürer, bir yıllık artışın 29 lira ve yüzde 53,7 olduğunu söyledi. Gürer, motorinin tarımsal üretimin tarladan pazara kadar birçok aşamasında kullanıldığını ifade etti.
“Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor” diyen Gürer, sulama sistemlerinde de enerji ve yakıt maliyetlerinin bulunduğunu belirtti.
Gürer, “Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur” değerlendirmesinde bulundu.
Tarımsal girdiler yüzde 34,02 arttı
Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ndeki artışa da dikkat çeken Gürer, 12 aylık ortalamalara göre endeksin yüzde 34,02 yükseldiğini belirtti. Bu oranın ortalama bir artışı gösterdiğini ifade eden Gürer, bazı girdilerde daha yüksek artışlar yaşandığını söyledi.
“Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor” diyen Gürer, sulama, işçilik ve nakliye maliyetlerinin de yükseldiğini belirterek, çiftçinin giderleri artarken ürün satış fiyatlarının aynı hızla yükselmediğini savundu.
Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” ifadelerini kullandı.
Arpa fiyatındaki artış yüzde 15,9’da kaldı
2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa alım fiyatının 2026’da 12 bin 750 liraya yükseldiğini belirten Gürer, artışın 1.750 lira ve yüzde 15,9 olduğunu söyledi.
Gürer, aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’nin yüzde 34,02, motorinin ise yüzde 53,7 arttığına dikkat çekerek, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor” dedi.
Arpa fiyatının motorindeki artış oranında yükselmesi halinde ton başına yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerektiğini savunan Gürer, açıklanan fiyatla bu rakam arasında yaklaşık 4 bin 150 liralık fark bulunduğunu belirtti.
Buğday fiyatındaki artış yüzde 22,2
Makarnalık ve ekmeklik buğdayın 2025 yılında ton başına 13 bin 500 lira olan fiyatının 2026’da 16 bin 500 liraya yükseldiğini belirten Gürer, artışın yüzde 22,2’de kaldığını söyledi.
“Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor” diyen Gürer, güncel maliyetlerle üretim yapıldığı için ürün fiyatlarının da güncel maliyetleri karşılaması gerektiğini ifade etti.
Gürer, 13 bin 500 liralık buğday fiyatının motorindeki yüzde 53,7’lik artış kadar yükselmesi halinde ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 lira olması gerektiğini belirterek, açıklanan 16 bin 500 liralık fiyatla arasında yaklaşık 4 bin 250 liralık fark bulunduğunu söyledi.
Fındık fiyatlarında yüzde 27,5 ve yüzde 28,2 artış
Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 2025 yılında 200 lira, 2026 yılında 255 lira olduğunu belirten Gürer, artışın yüzde 27,5 olduğunu ifade etti.
Levant kalite fındığın ise 195 liradan 250 liraya yükseldiğini belirten Gürer, bu artışın yüzde 28,2 olduğunu söyledi.
Gürer, fındık fiyatlarındaki artışın ilk bakışta yüksek görünebildiğini ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablonun değiştiğini savundu. “Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda” diyen Gürer, fındık üreticisinin de gübre, ilaç ve işçilik başta olmak üzere tarımsal üretimin genel maliyetlerinden etkilendiğini belirtti.
2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındığın motorindeki yüzde 53,7’lik artış oranında yükselmesi halinde yaklaşık 307 lira olması gerektiğini ifade eden Gürer, açıklanan 255 liralık fiyatla bu rakam arasında kilogram başına yaklaşık 52 liralık fark bulunduğunu söyledi.
Gürer: Çiftçinin alım gücüne bakılmalı
Gürer, tarımsal ürün fiyatlarını yalnızca nominal artış oranları üzerinden değerlendirmenin yanıltıcı olacağını belirterek çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir” diyen Gürer, çiftçinin ürününü sattıktan sonra elde ettiği gelirle ne kadar motorin, gübre, ilaç ve diğer üretim girdilerini alabildiğinin önemli olduğunu ifade etti.
Gürer, ürün fiyatındaki artışın girdi maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kalması halinde çiftçinin aynı gelirle daha az üretim girdisi satın alabildiğini savundu.
“Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir”
Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürünlerin alım fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, hesaplamanın doğrudan tarladaki üretim maliyetleri üzerinden yapılmasını istedi.
“Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır” diyen Gürer, bir dekarda kullanılan mazot, gübre ve tohum miktarı ile sulama giderlerinin hesaplanması gerektiğini söyledi.
Çiftçinin emeğinin ve aile emeğinin de üretim maliyetinde dikkate alınması gerektiğini belirten Gürer, kuraklık, don ve hastalık gibi üretim risklerine rağmen ürünün maliyetini karşılamayan bir fiyatla satılmasının tarım politikası, öngörü ve planlama sorunu oluşturduğunu savundu.