Buğday Derneğinden COP31 öncesi agroekoloji çağrısı

Buğday Derneği, gıda sistemlerinin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 21-37’sinden sorumlu olduğunu belirterek COP31 öncesinde agroekolojik dönüşüm çağrısı yaptı.

Buğday Derneğinden COP31 öncesi agroekoloji çağrısı
Haberler'de Abone Ol

İSTANBUL — Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, COP31 öncesinde gıda sistemlerinin iklim politikalarının merkezine alınması ve endüstriyel gıda zincirinin agroekolojik yaklaşımla dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Dernek, gıda sistemlerinin yalnızca tarımsal üretimden ibaret olmadığını; işleme, depolama, nakliye, ambalajlama, pazarlama, tüketim ve atık yönetimini de kapsadığını vurguladı.

Derneğin açıklamasında, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) Altıncı Değerlendirme Raporu 3. Çalışma Grubu verilerine göre gıda sistemlerinin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 21-37'sinden sorumlu olduğu belirtildi. Bu nedenle COP31'de gıda sistemlerinin, enerji sistemleri gibi bütün boyutlarıyla ele alınması gerektiği ifade edildi.

“Gıda sistemleri agroekolojik yaklaşımla dönüşmeli”

Buğday Derneği, iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca emisyonların azaltılmasının yeterli olmadığını, tarımsal üretimin iklim krizine karşı dayanıklılığının da artırılması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, tarladan çatala uzanan gıda zincirinin doğanın döngüleriyle uyumlu hâle getirilmesi gerektiği vurgulanarak agroekolojinin üretimden tüketime kadar bütüncül bir dönüşüm yaklaşımı sunduğu kaydedildi. Dernek, agroekolojinin dış girdiye bağımlılığı azaltan, atık oluşumunu sınırlandıran, adil ve sağlıklı gıdayı esas alan bir üretim sistemi olduğunu ifade etti.

Monokültür yerine polikültür önerisi

Derneğin politika önerileri arasında tarımsal üretimde doğa dostu girdilerin yaygınlaştırılması, monokültür üretim yerine polikültür uygulamalarının benimsenmesi ve yoğun toprak işlemenin azaltılması yer aldı.

Açıklamada, yoğun toprak işleme uygulamalarının toprağın organik madde miktarını ve su tutma kapasitesini düşürdüğüne dikkat çekildi. Üretimde çeşitliliğin ve toprak canlılığının korunmasının, iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı tarımsal sistemler oluşturulmasında önemli olduğu belirtildi.

Yerel gıda ağları ve kısa tedarik zincirleri

Buğday Derneği, üretim yöntemlerinin yanı sıra gıdanın tüketiciye ulaştığı tedarik süreçlerinin de dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Ürün çeşitliliğinin artırılması, dış girdilerin azaltılması ve tedarik mesafelerinin kısaltılmasıyla karbon salımının düşürülebileceği ifade edildi.

Yerel, katılımcı ve adil gıda ağları ile dayanışma ekonomilerinin desteklenmesi de derneğin önerileri arasında yer aldı.

Çiftçilere agroekolojik dönüşüm desteği çağrısı

Dernek, çiftçilerin iklim dostu üretime geçişi için kamu desteklerinin yeniden düzenlenmesini istedi. Üretim planlaması, tohum seçimi, toprak onarımı, su yönetimi, ekolojik girdilere yönelik araştırma-geliştirme çalışmaları, depolama, paketleme ve pazarlama süreçlerinde üreticilere sürekli bilgi ve malzeme desteği sağlanması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, sentetik kimyasal kullanımını ve şirket girdilerini destekleyen teşvikler yerine toprak sağlığını, biyoçeşitliliği ve agroekolojik yöntemleri esas alan çiftçi hibelerinin oluşturulması önerildi.

Türkiye'nin farklı bölgelerinde pilot uygulama alanları belirlenerek afetlere ve krizlere dayanıklı agroekolojik üretim sistemleri kurulması da öneriler arasında yer aldı. Dernek, Hatay'da yürüttüğü Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm projesini örnek göstererek bu tür uygulamaların ülke genelinde yaygınlaştırılabileceğini bildirdi.

Çiftçiden tüketiciye bilgi ağları önerisi

Buğday Derneği, agroekolojik dönüşümün yalnızca üreticilerin çabasıyla gerçekleşemeyeceğini, tüketicilerin de sürece katılması gerektiğini vurguladı. Çiftçiden çiftçiye, çiftçiden tüketiciye ve “türeticiden” tüketiciye bilgi ve deneyim aktarımını sağlayan ekolojik öğrenme ağlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.

Yerel ve geleneksel üretim bilgisinin modern ekoloji bilimiyle birleştirildiği eğitim programlarının da yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.

Dernek, doğru planlama, kamusal irade ve üretimden tüketime kadar tüm paydaşların iş birliğiyle 5-10 yıl içinde ekolojik, adil ve sürdürülebilir bir gıda sisteminin kurulabileceğini savundu. Açıklamanın sonunda kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar agroekolojik dönüşümün parçası olmaya davet edildi.

Gazi Kutlu

Gazi Kutlu

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.

Sohbet Odaları