ANTALYA — Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) tarımın stratejik sektör olarak ele alınmasını ve üreticinin artan maliyetler karşısında desteklenmesini istedi.
ATB’nin Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda tarım ve Antalya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandır, yeni OVP’nin iş dünyası açısından önemine dikkat çekti.
Çandır’dan yeni OVP’de tarım vurgusu
Eylül ayında açıklanacak yeni OVP’de tarımın stratejik sektör olarak ele alınmasını beklediklerini belirten Çandır, üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Çandır, tüccar ve sanayicinin de yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla mücadele ettiğini belirterek, yeni OVP’nin üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi ise üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve ortaya koyması gerektiğini ifade etti.
“Destekler maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olmalı”
Tarım sektöründe desteklerin maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olması gerektiğini vurgulayan Çandır, finansmana erişimin uygun maliyetli ve uzun vadeli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Çandır ayrıca üretim ve ihracatın rekabet gücünü koruyacak kur ve kredi politikalarının oluşturulması ile yatırımı teşvik eden öngörülebilir bir ekonomik ortam sağlanması gerektiğini kaydetti.
Üretici maliyet baskısıyla karşı karşıya
Antalya’da hububat hasat mevsiminin tamamlandığını, Türkiye’de ise hasadın önemli bölümünün geride bırakıldığını belirten Çandır, Türkiye genelinde rekoltenin yüksek, hasadın bol ve bereketli geçtiğini söyledi.
Antalya’da ise verimin bölgelere göre farklılık gösterdiğini ifade eden Çandır, sahilde aşırı yağıştan etkilenen alanlar ile Elmalı Ovası’nda su altında kalan arazilerde verimin daha düşük gerçekleştiğini, bakımlı arazilerde ve yaylada ise dekara 400-600 kilogram seviyesine ulaştığını belirtti.
Yüksek rutubet ve özellikle orman arazilerine yakın bölgelerde görülen süne nedeniyle bazı bölgelerde ürün kalitesinde sorunlar yaşandığını da aktaran Çandır, artan akaryakıt ve gübre maliyetlerinin üreticinin gelecek sezon ekim kararını olumsuz etkilediğini söyledi.
Çandır, üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Üreticiyi bugün desteklemezsek gıda arzını riske atarız”
Çandır, üreticinin desteklenmemesinin yalnızca üreticiyi değil, gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyebileceğini belirterek, desteklerin üretim maliyetlerindeki artışla uyumlu olması gerektiğini vurguladı.
Manavgat Altın Susamı için rekabet uyarısı
Susam üretimindeki gelişmeleri de değerlendiren Çandır, ithal ürünün fiyat avantajının ve özellikle Mısır’dan gelen susamın Antalya’da üretilen yerli susama renk bakımından benzerliğinin coğrafi işaretli Manavgat Altın Susamı açısından rekabet riski oluşturduğunu söyledi.
Yerli üretimin korunması ve Manavgat Altın Susamı’nın rekabet gücünün sürdürülebilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen Çandır, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını belirtti.
Çandır, coğrafi işaretli ürünün üreticisinin korunması, ürünün piyasadaki değerinin artırılması, markalaşmasının sağlanması ve haksız rekabete karşı korunması gerektiğini ifade etti.
Su, tarım ve Antalya ekonomisinin geleceği
ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında “Su”yu ana tema olarak belirlediğini hatırlatan Çandır, suyun yalnızca çevre meselesi olmadığını belirterek tarım, turizm, sanayi, kent yaşamı ve Antalya ekonomisi açısından önemine dikkat çekti.
Çandır, 15-16 Eylül tarihlerinde tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi alanlarında “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” başlığıyla sektörel toplantılar düzenleyeceklerini, 23 Eylül’de ise “Antalya Su Zirvesi”ni gerçekleştireceklerini bildirdi.