Boyce Thompson Enstitüsü en kapsamlı salatalık genomunu çıkardı
Boyce Thompson Enstitüsü araştırmacıları, 39 salatalık çeşidini kapsayan pan-genom çalışmasıyla şimdiye kadarki en ayrıntılı genetik haritayı oluşturdu.
Boyce Thompson Enstitüsü araştırmacıları, 39 salatalık çeşidini kapsayan pan-genom çalışmasıyla şimdiye kadarki en ayrıntılı genetik haritayı oluşturdu.
İsviçre Federal Orman Araştırmaları Enstitüsü, mantara dayanıklı dişbudak ağaçlarının zümrüt yeşil kül kurduna karşı da daha az hassas olduğunu ortaya koyan bir çalışma yayımladı.
John Innes Merkezi’nde yapılan araştırma, arpa bitkilerinin kök çevresindeki mikroorganizma yapısını genetik özellikleriyle şekillendirdiğini ve bitkilerin kendi gelişimlerine en uygun bakterileri seçebildiğini ortaya koydu.
Kudüs İbrani Üniversitesi’nin araştırmasına göre çiçekli bitkiler, yabani arılar arasında virüslerin yoğunlaştığı ve türler arası yayılabildiği alanlar olarak öne çıkıyor.
ABD’de yapılan bilimsel bir araştırma, dar yapraklı soya bitkilerinin ışık kullanımını artırarak verim kaybı olmadan daha fazla bakla oluşumuna katkı sağladığını ortaya koydu.
Pennsylvania Eyalet Üniversitesi araştırmasına göre, balkabağının evcilleştirilmesi bitkinin koku profilini değiştirdi ve arıların bu bitkilere verdiği tepki farklılaştı.
Kaliforniya Üniversitesi araştırmacıları, fıstıkta erken kabuk çatlamasının nedenini belirledi. Çalışmaya göre, olgunlaşma sürecinde pektindeki yapısal değişimler ve hücre genişlemesi ürün kayıplarına yol açıyor.
Texas Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları, ABD’de yürüttükleri genetik analizler sonucunda soya kist nematoduna karşı dayanıklılığı artırabilecek yeni genler tespit etti.
İsrail’de yapılan araştırmada, üzüm ve badem bitkilerini etkileyen Xylella fastidiosa bakterisinin yeni taşıyıcısı M. impictifrons türü tespit edildi.
ABD'li bilim insanları, küresel hava ve su kirliliğini azaltabilecek potansiyele sahip bir yeniliğe imza attı: Kendi gübresini üreten buğday türleri. Kaliforniya Üniversitesi'nde geliştirilen bu genetik modifikasyon, bitkilerin toprağa gübre oluşumunu tetikleyecek kimyasallar salgılamasını sağlıyor.
Almanya'daki bilim insanları, domates ve diğer patlıcangiller familyasındaki bitkilerin zararlılara karşı savunmasını nasıl kontrol ettiğini çözdü. Keşfedilen 'antiSys' adlı bir peptit, bitkinin kendi bağışıklık sisteminin aşırı tepki vererek kendine zarar vermesini engelliyor.
Çin Bilimler Akademisi'nden bilim insanları, iklim değişikliğinin tarım ürünleri üzerindeki haşere saldırıları riskini artırdığına dair önemli bir araştırmaya imza attı. Küresel ısınmanın, zararlı böceklerin ve akarların soğuktan daha az etkilenerek yayılma alanlarını genişlettiğini belirtiyorlar.
Uzmanlara göre Pekin lahanası, kısa yetişme süresiyle üreticilere avantaj sağlarken aynı zamanda hastalıklı toprakların biyolojik olarak temizlenmesine de yardımcı oluyor.
Isırgan otu, bahçe ve tarla bitkileri için doğal gübre olarak öne çıkıyor. Toprağı besliyor, bitki bağışıklığını güçlendiriyor, zararlılara karşı koruma sağlıyor.
Brezilya'nın Goias ve Mato Grosso do Sul eyaletlerinde, tarım dünyasını endişelendiren yeni bir gelişme yaşandı. "Ada Yüksüğü Otu" (Digitaria insularis) adı verilen bir yabani ot türünün üç farklı herbisite karşı direnç geliştirdiği tespit edildi. Bu durum, ülkenin temel tarım ürünleri olan soya, mısır ve pamuk ekili alanları için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Hint altkıtasında binlerce yıldır tüketilen güvercin bezelyesi (Cajanus cajan), hem sofraları süslüyor hem de kuraklığa dayanıklılığıyla geleceğin tarımı için umut vadediyor. Yüksek protein ve mineral içeriğiyle dikkat çeken bu baklagil, artık sadece Asya’da değil, Afrika ve Latin Amerika’da da yaygın olarak üretiliyor.
Rusya’nın Perm kentinde geliştirilen yeni biyoorganik gübre, hem bitki büyümesini hızlandırıyor hem de toprağı iyileştiriyor. Doğal içerikli ürünün, çevreye zarar vermeden verim artışı sağladığı belirtiliyor.
Batı Avustralya'daki arpada, üç farklı fungisit grubuna karşı direnç geliştiren ağ benek hastalığı izolatları bulundu. Bu gelişme, hastalıkla mücadelede kullanılan mevcut ilaçların etkisiz hale gelme ihtimalini gündeme taşıdı.
Küresel gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım arayışları sürerken, "Soğuk Plazma Tohum İşleme" teknolojisi umut vadediyor. Kimyasal kullanmadan tohumların çimlenme oranını ve bitki gelişimini hızlandıran bu çevre dostu yöntem, tarım dünyasında çığır açabilir.
Her 48 saatte bir boyutunu ikiye katlayarak dikkat çeken Azolla bitkisi, çiftçiler için hem maliyet düşürücü hem de yüksek gelir potansiyeli sunan yeni bir fırsat olarak öne çıkıyor.