© Tarım Pusulası 2021

Toprak sevgisi kariyerinden vazgeçirdi

İstanbul ve birçok büyük şehirde Türkiye'nin önemli kozmetik firmalarında yönetici pozisyonunda çalışırken toprak sevgisi dolayısıyla istifa edip 5 ay önce Düzce'deki köyüne yerleşen kimyager Sevil Gülsoy, yürüttüğü çalışmalarla tıbbi ve aromatik bitkilerin yaygınlaştırılmasını amaçlıyor.

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler ile Sakarya Üniversitesi Kimya bölümlerinden mezun olan, bu illerde birçok alanda çalışmalar yapan 31 yaşındaki Gülsoy, daha sonra Bezmialem ve Düzce üniversitelerinde doğal ürünler kimyası alanında master yaptı.

Çeşitli firmaların satış pazarlama bölümlerinde yöneticilik görevinde bulunan Gülsoy, çocukluğundan beri devam eden toprak sevgisinden kopamadı.

Yönetici olduğu firmadan istifa edip Düzce'deki köyüne yerleşmeye karar veren Gülsoy, doğadaki bitkileri keşfetmek için Türkiye'nin birçok yöresine gittiği için "gezgin bitkici" olarak anılmaya başladı.

Gülsoy, Düzce Üniversitesinin ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında tıbbi ve aromatik bitkilerin yaygınlaştırılması amacıyla yürüttüğü çalışmaları da inceledi.

Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Projesi kapsamında bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmalar yapan üniversitenin katkılarıyla 10 dönümlük arazisinde kudret narı, şeker otu, melisa, lavanta ve ada çayı yetiştiren Gülsoy, hayal ettiklerini başarmanın mutluluğunu yaşıyor.

- "Bu cesareti göstermeseydim bunları asla göremeyecektim"

Sevil Gülsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayallerini gerçekleştirmek için görevinden istifa ederek Düzce'ye yerleştiğini söyledi.

Ata topraklarına 14 yıl sonra döndüğü için mutlu olduğunu dile getiren Gülsoy, "Tıbbi ve aromatik bitkiler bahçesi kurduk. Burası bizim nar bahçemiz. Aynı zamanda melisa, lavanta, ada çayı ve şeker otu yetiştiriciliği yapıyoruz. Üniversitede de araştırmalarını yapıyoruz. Katma değeri yüksek ürünlere nasıl çeviririz, bunların denemelerini yapıyoruz. Güzel sonuçlar elde ettik." diye konuştu.

Gülsoy, toprakla uğraşıp üretim yaptığı için kendisini iyi hissettiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Sabah kalktığımda bitkilerin kokusunu duymak muhteşem bir duygu. Topladığımız bitkilerle yemek yaptığımızda insanlar, 'Bu böyle miydi, bu yeniliyor muydu?' diyor. Benimle birlikte aslında insanlar da bunu deneyimliyor. Bu inanılmaz güzel bir keyif. Bu cesareti göstermeseydim bunları asla göremeyecektim. Onların yüzündeki mutluluğu, şaşkınlığı, öğrenmişliği görünce inanılmaz mutlu oluyorum. Toprak bir kere nankör değil, afet olmadığı sürece olmayacak gibi bir endişen yok. Toprak aslında çok öğretici. Yabancı otları temizlemediğinizde, bakmadığınızda size hiçbir şey vermiyor. Bakım yaptığınızda ise istediğiniz her şeyi veriyor."

- "Kan şekerini dengelemede kullanılıyor"

Ürettiği kudret narından zeytinyağlı kudret narı yaptıklarını anlatan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu daha çok gıda takviyesi olarak kullanılıyor. Mide rahatsızlıklarında, kan şekerini dengelemede kullanılıyor. Şeker otu ise gerçekten şeker gibi ama sıfır kalori bir bitki. Şeker kullanmak istemeyen ama vazgeçemeyen insanlar için ürün denemelerini yapıyoruz. Onlar da başarıya ulaştı. Bildiğiniz şekerden 150 kat daha fazla şeker tadı veriyor ama kan şekerinizi yükseltmiyor."

Gülsoy, bu işe gönül verenlere yönelik eğitimler de düzenlediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Onlara destek oluyoruz. Nasıl yapmaları gerektiğine dair eğitimler düzenliyoruz. Burayı bir 'eğitim bahçesi' haline getirmek istiyorum. İnsanlar, ürünün topraktan son haline gelene kadar geçen süreçleri bilsin. Bunu öğrenirken keyifli bir şekilde öğrensin. Ben burada yapayım, dışarıda insanlar beni görsün değil. Hep birlikte burada yapalım. Onu deneyimlesinler istiyorum."

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER