Bilim insanları: Akasyalar Güney Afrika'nın suyunu tüketiyor
DünyaThe Economic Times'ın, hakemli bilimsel araştırmalardan derlediği habere göre, Güney Afrika'da yaklaşık 180 yıl önce kıyı kumullarını sabitlemek amacıyla dikilen Avustralya kökenli akasyalar bugün nehir akışını azaltan ve doğal ekosistemleri tehdit eden en önemli istilacı türlerden biri olarak gösteriliyor.
KAPE TOWN — Hindistan merkezli The Economic Times gazetesinin, hakemli bilimsel araştırmalardan derlediği habere göre, Güney Afrika'da yaklaşık 180 yıl önce kıyı kumullarını sabitlemek amacıyla Avustralya'dan getirilen akasyalar, bugün ülkenin su kaynaklarını azaltan ve doğal ekosistemleri tehdit eden en önemli istilacı bitki türleri arasında gösteriliyor.
Haberde yer verilen bilgilere göre, Avustralya kökenli akasyalar ilk kez 1845 yılında, hareketli kıyı kumullarını kontrol altına almak ve tarım arazileri ile altyapıyı kum hareketlerinden korumak amacıyla dikildi. Başlangıçta hedeflenen amaca ulaşan ağaçlar, zamanla kontrolsüz şekilde yayılıp doğal yaşam alanlarına taşınarak çevresel sorunlara yol açtı.
The Economic Times'ın aktardığına göre, Landscape and Urban Planning dergisinde yayımlanan araştırma, 19. yüzyılın ikinci yarısında akasya dikimlerinin büyük ölçekte sürdürüldüğünü ve mühendislik uygulamalarıyla birlikte kıyı şeridinde kalıcı değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu.
Haberde yer verilen bir başka araştırmaya göre ise istilacı akasyalar, ithal çam ve okaliptüs türleriyle birlikte Güney Afrika'nın önemli su havzalarında ciddi miktarda su tüketiyor. Forest Ecology and Management dergisinde yayımlanan çalışmada, istilacı ağaçların incelenen dört büyük su toplama havzasında doğal nehir akışını yüzde 6 ile yüzde 22 arasında azalttığı belirlendi.
Araştırmaya göre bazı bölgelerde yalnızca akasyalar, istilacı bitkilerin neden olduğu toplam su kaybının üçte birinden fazlasından sorumlu tutuluyor. Bilim insanları, bu türlerin yayılmasının engellenmemesi halinde su kayıplarının daha da artacağı ve mücadele maliyetlerinin katlanacağı uyarısında bulunuyor. Çalışmada, bazı havzalarda temizleme maliyetlerinin birkaç on yıl içinde 25 kattan fazla artabileceği hesaplandı.
The Economic Times'ın haberine göre, istilacı akasyaların olumsuz etkisi yalnızca su kaynaklarıyla sınırlı değil. Restoration Ecology dergisinde yayımlanan araştırma, azot bağlayıcı Acacia saligna türünün toprağın kimyasal yapısını değiştirdiğini ve bunun Güney Afrika'ya özgü finbos bitki örtüsünün yeniden gelişmesini zorlaştırdığını ortaya koydu. Araştırmacılar, akasyalar temizlendikten sonra bile ekosistemin eski doğal yapısına dönmesinin uzun yıllar alabildiğine dikkat çekiyor.
Dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin doğal alanlarından biri kabul edilen finbos ekosisteminde 8 bin 700'den fazla bitki türü bulunuyor. Bu türlerin üçte ikisinden fazlası, yalnızca Güney Afrika'da doğal olarak yetişiyor.
Haberde ayrıca Güney Afrika'nın istilacı bitkilerle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara da yer verildi. Buna göre hükümet, 1995 yılında başlattığı Working for Water (Su İçin Çalışma) programıyla bugüne kadar 1 milyon hektardan fazla alanı istilacı bitkilerden temizledi. Program kapsamında mekanik temizleme, herbisit uygulamaları ve biyolojik mücadele yöntemleri birlikte kullanılırken hem su kaynaklarının korunması hem de kırsal bölgelerde istihdam oluşturulması hedefleniyor.
The Economic Times'ın değerlendirmesine göre, bilimsel araştırmalar Güney Afrika'nın geçmişte çevresel fayda sağlaması amacıyla başlattığı bir uygulamanın, aradan geçen yaklaşık iki yüzyılın ardından su yönetimi, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem restorasyonu açısından önemli maliyetler doğurduğunu ortaya koyuyor.
TARIM PUSULASI HABER MERKEZİ
İlginizi Çekebilir